30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN

EMPERYALİZME KARŞI KAZANILAN BÜYÜK ZAFERİN 90. YILINDA:

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN!

 

         Ulusumuzun yokluklar ve yoksunluklar içerisinde var ettiği Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğündeki Türk Ordusu, İngiliz emperyalizminin güdümünde Anadolu içlerine kadar ilerleyen işgalci Yunan ordusuna 30 Ağustos 1922’de kahredici darbeyi vurmuştu.

         Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan ve Osmanlı Devleti’nin teslimiyet belgesi olan Mondros Silah Bırakışması’nın hemen ardından Düveli muazzama, yani İngiltere, Fransa ve İtalya zaman geçirmeksizin emperyalist paylaşım planlarını yürürlüğe koymuşlardı. Anadolu dört bir yandan işgal edilirken, İngiliz emperyalizminin maşalığına soyunan Yunan ordusu da 15 Mayıs 1919’da güzel İzmir’e çıkarılmıştı.

         Varlığımıza kasteden bu saldırılar karşısında Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk adı altında örgütlenen ulusumuz, “Ya İstiklal, Ya Ölüm!” şiarıyla Anadolu’ya geçen Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliği altına kenetlendi.

         Anadolu bozkırında geçen zorlu mücadelelerden sonra 26 Ağustos 1922’de Başkomutan’ın emriyle ileriye atılan Türk Ordusu, kısa zamanda düşmanı yenilgiye uğratıp Anadolu’yu işgalcilerin çizmeleri altında çiğnenmekten kurtardı.

         26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ve 30 Ağustos Zaferi’nin bize armağanı, tüm ezilen uluslara ilham kaynağı olan Lozan Barış Antlaşması, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk Devrimleri olmuştur.

         Ulusumuzun bağımsızlığı ve vatanımızın bütünlüğü bu eşsiz zaferin ürünüdür.

         30 Ağustos Zaferiyle, emperyalizmin 20. yüzyıldaki ilk yenilgisi kesinlik kazanmıştır

         Ne yazık ki büyük zaferden 90 yıl sonra ülkemiz ve ulusumuz, Cumhuriyet tarihinin en ağır ve en sinsi tehlikeleriyle karşı karşıya gelmiştir!

         ABD ve AB emperyalizmi ülkemizi ve çevremizdeki coğrafyayı kendi stratejik çıkarlarına göre yeniden şekillendirme çabası içerisindedir.

         ABD, ülkemizin de parçalanmasını öngören Büyük Ortadoğu Projesi’ni yürürlüğe koymak için; bir yandan laik cumhuriyet yerine “ılımlı İslam rejimi” elbisesini giydirmeye çalışırken, diğer yandan da ülkemize yönelik olarak bölücü saldırıları ve gerici hareketleri bizzat cesaretlendirip desteklemekte ve Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini tartışılır duruma düşürmeye çalışmaktadır.

         Emperyalizm, ayrıca devşirdiği gerici cemaatçi ve etnik bölücü işbirlikçileriyle kalelerimizi içeriden kuşatıp ele geçirmeye çalışmaktadır. Suriye ile emperyalist bir savaşa zorlanmaktadır.

         Ekonomimiz hızla ulusal özelliğini yitirmekte ve uluslararası sermayenin denetimine daha fazla açılmaktadır.

Emperyalizmin ideologları, cemaatçi gerici işbirlikçiler ve etnik bölücüler, bir yandan ulusumuzun bağımsız yaşama bilincini temsil eden Atatürk İlke ve Devrimlerinin artık terk edilmesinin zamanının geldiğini vaaz ederlerken, diğer yandan da çerçevesi Atatürk tarafından çizilen “Türk Ulusu”nun varlığını hedef almışlardır.

         Bu tehlikelerin ve tehditlerin kaynağının farkındayız!

         Türkiye Cumhuriyeti’ne, ülkemize, ulusumuza, birliğimize ve bütünlüğümüze yönelik saldırıları tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de hep birlikte yenilgiye uğratacağız!

         Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu  olarak bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bağımsızlık savaşımızın bütün kahramanlarını ve şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

 

                                                      MERKEZ YÖNETİM KURULU

 

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.

Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki

Şayak kalpaklı adam,

Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden,

Güzel, rahat günlere inanıyordu

Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,

Birden bire beş adım sağında O’nu gördü.

 

Paşalar O’nun arkasındaydılar.

O, saati sordu.

Paşalar `üç’ dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun kenarına kadar,

Eğildi durdu.

 

Bıraksalar,                                                                                                                                                                                    

İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak,

Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak,                                                                                                                                                          Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.

                                                     
N
azım Hikmet Ran