8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NÜ SELAMLIYORUZ

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NÜ SELAMLIYORUZ


8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü,  Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde kadın-erkek eşitsizliklerine karşı mücadele verenlerin günü olarak kutlanmaktadır.  Bugün,  aynı zamanda kadın ve erkeklerin yaşamın her alanında eşit fırsatlara, eşit hak ve yükümlülükler için var olmanın ve özgürleşmesinin tarihidir.

Bu uğurda kadın mücadelesi, 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi koşullarda çalışma isteğini, greve dönüştürerek mücadele sürecini başlattı. Bu direniş esnasında çıkan yangında fabrikaya kilitlenen 129 kadın işçi katledildi. Bu kadınların cesur davranışları ve ilerici talepleri kadın mücadelesini ileriye taşımıştır. 

Bir ülkedeki toplumsal cinsiyet eşitliği toplumsal yaşamın temelidir. Bu da kadın ve erkeklerin yaşamın her alanında eşit fırsatlara sahip olmasıyla mümkündür.  Bu bilinçle hareket eden Türkiye’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk,  kadın mücadelesi ve kadın haklarına en güçlü desteği vermiştir.

Kadınlarımızın yüzyıllardır özlemeni çektiği haklar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında (1926-1934) gerçekleştirilen Atatürk devrimleriyle sağlanmıştır.  Atatürk; çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmesi gerektiğinin farkındadır. Bu amaçla kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yasal düzenlemelerini çok kısa sürede hayata geçirmiştir.  Kadınlara verilen haklar, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal alanda yaptığı en büyük devrimdir. Atatürk; kadınların siyasi, sosyal, kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olmasını istemiştir. Bu konudaki yasal düzenlemeler birçok Avrupa ülkesinden daha önce gerçekleştirilmiştir.

Kadınların, kendi hakları uğrundaki mücadeleleri daha eşitlikçi bir toplum yaratılmasını beraberinde getirmiş, buna bağlı olarak da tüm yurttaşların demokrasiye inancı güçlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti ve kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara dönemin koşullarına göre çağdaş ve ileri boyutta önemli haklar sağlamıştır. Bugün ise AKP iktidarı, kadını yok sayan bir anlayışı dayatmakta ve kadını çağ dışı konuma sürüklemenin peşindedir. AKP iktidarının, kadın üzerindeki her türlü sömürü,  baskı ve gerici politikaları hızlı şekilde devam etmektedir. 

Ülkemizde kadınlara yönelik cinsel saldırılar bu ülkeyi yönetenlerin utanç tablosudur. Ülkemizde kadın cinayetleri, kadın tacizleri ve tecavüzleri Cumhuriyet tarihinin en üst düzeyine çıkmış ve kaygı verici boyutlara ulaşmıştır.  AKP iktidarının politikaları, kadına yönelik cinsel istismar ve cinsel saldırıların artmasına yol açarken, kadına yönelik taciz, tecavüz ve katliamların büyümesine neden olmuştur.

Kadınlar; çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır.

Ekonomik bozukluklar, kadın cinayetlerinin ve kadına şiddetin önemli nedenlerinden biri olmakla birlikte temelinde gerici eğitim sistemi yatmaktadır.  Toplumun; çağdaş ve bilimsel eğitimle geliştirilmesi,  kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, onların toplumdaki yerlerinin iyileşmesine ve kadınlara yönelik şiddetin azalmasına katkı sağlayacaktır.

Emek sömürüsünün sona ermesi ve kadın emeğinin görünür olması için mücadele devam edecektir.

Türkiye’deki kadınların,  erkek egemen anlayışa karşı mücadelesi sürecektir.

Kadın cinayetlerini durdurmak, tacize ve tecavüze haksız tahrik indirimine karşı her alanda mücadele yürütmeye devam edeceğiz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  dayanışmayı, mücadeleyi ve umudu büyüten tüm kadınlarımızın “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ 

MERKEZ YÖNETİM KURULU