DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY'I ÖLÜMÜNÜN 88. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ

DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY'I ÖLÜMÜNÜN 88. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ


 

 

     23 Aralık 1930’da Menemen’de şehit edilen asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın canı pahasına genç cumhuriyetimizi savunma ve koruma kararlılığı çok anlamlıdır.

     Asteğmen Kubilay’ın 88 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkma kararlılığı, bugün laik cumhuriyet ile ulusal birliğimizi koruma ve savunma kararlılığımızın da temel harcıdır.

     Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zafere ulaştırılması ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti her dönemde gericilerin, irtica yanlılarının ve ayrılıkçıların hedefi olmuştur.

     Cumhuriyet tarihimizin ibret sayfaları arasına kaydedilen Menemen`de Kubilay`a karşı yapılan bu alçak saldırı, bu gün yobazlık özlemi ile yanıp tutuşanların, konunun ciddiyetini, yaşanan vahşeti hafife almak için ileri sürdükleri gibi “birkaç meczubun işi“ değildir. Bu olay tarikat yandaşları tarafından emperyalist odaklarla işbirliği içerisinde planlanmış ve Menemen`de uygulamaya konulmuş örgütlü ve planlı bir ayaklanmadır.

     Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgemizde çıkarılan isyanların içinde hep bu maşalar görülmektedir. Bu maşaları tutan eller de bellidir Kubilay olayı başta olmak üzere; Cumhuriyet dönemi buyunca yaşanılan dinci, yobaz ve gerici hareketler Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar vermiştir. En son 2017’de yaşanan dinci, gerici terör örgütü FETÖ olayında yaşananlar ülkemizi tehdit etmiştir. Ülkemizde yaşanan FETÖ kalkışması önemli derslerin çıkarılmasını gerektirecek acı gerçeklerle doludur.

     Bugün karşınıza belirli güç olarak çıkanların görüntüleri ve söylemleri sizleri yanıltmasın. Bunların din ve imanla yakından uzaktan ilgisi yoktur. Birinci amaçları, toplumun harcı konumundaki Atatürkçü düşünceyi yok etmek, Atatürk ve O’na ait değerlerden en ufak bir iz dahi bırakmamaktır.

      Atatürk ve O`na ait değer ve düşüncelerin korunmasında ve Laik Türkiye Cumhuriyeti`nin muhafaza edilmesi ve ilelebet var olması için azami dikkat ve gayretin gösterilmesinde, birlik beraberlik içinde ulus olarak omuz omuza mücadelemizi sürdürmek zorundayız.

      Adam sendecilik ve duyarsızlık bugünün işi değildir. Kubilay olayı Cumhuriyet devrimi uğruna, vatan sevgisi ve ülke bütünlüğü için yalnız başına kuvvet hesabı yapmayan büyük bir vatanseverlik örneğidir.      Kubilay, Cumhuriyet Devrimleri uğruna kendini feda eden vatanseverlerin öncüsüdür.

     Günümüzde de Atatürk devrimcileri çeşitli biçimlerde şehit edilmektedir. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi, Turan Dursun gibi nice Atatürk devrimcisinin, Sivas olaylarında da pek çok düşün ve sanat insanının katledilmelerinin birbirinden bağımsız olduğunu düşünmek, en hafif deyimle saflık olur.

 

 

     Türk halkı Kubilay Anıtı`nın başucuna: “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz“ yazarak; tüm dünyaya daha milyonlarca Kubilay`ın bulunduğunu haykırmıştır.

     Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak diyoruz ki; her üyemiz bir Kubilay olmalıdır. Bütün kamu çalışanları ve halkımız, bağnaz düşüncelerin, kişi, toplum ve devlet yaşamını etkilememesi için duyarlı olmalı, Türkiye Cumhuriyeti'nin hedeflerini gerçekleştirmesi yolunda ilerici atılımları ilk günkü bilinçle sürdürmelidir.  Cumhuriyetin kazanımları, Atatürk ilke ve devrimleri için tehdit oluşturan düşünce ve girişimler, Türk ulusunun duyarlılığı ve sağduyusu sayesinde hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaktır.Kuşkusuz Türk ulusu Yüce Atatürk'ün aydınlattığı yolda ilerleyecek, cumhuriyetimize, ulusal değerlerimize bağlılığını her koşulda gösterecektir.

     Devrim şehidimiz Kubilay’ı, şükranla ve minnetle anıyor, huzurunda saygıyla eğiliyoruz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU