AKP TALİMAT VERDİ HAKEM HEYETİ ONAYLADI

AKP TALİMAT VERDİ HAKEM HEYETİ ONAYLADI


 

Bilindiği üzere 1 Ağustos’ta başlayan Sözde Toplu Sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanarak görüşmeler Hakem Kuruluna havale edilmiştir. Yandaş konfederasyon üzerine düşen tiyatroyu fazlasıyla oynayarak sorumluluğu Hakem Heyetine bırakıp meydanlardan kaçmıştı.  

Bugünden geriye Sözde Toplu Sözleşme süreçlerine ve Hakem Heyetine baktığımızda kara tablo çok iyi anlaşılmaktadır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklisini ilgilendiren Sözde Toplu Sözleşmenin, Hakem Kuruluna bırakılmasını ve bu kuruldan çıkacak kararların kamu emekçilerinin mesleki, ekonomik ve sosyal haklarına olumlu yönde katkı sağlamayacağının farkındaydık.

Siyasi iktidarın arka bahçesi konumuna gelmiş sözde konfederasyon ile Sözde Toplu Sözleşme masasının çarpıklığı bilinmekteydi, Hakem Heyeti’nin bağımsız olmadığını da öğrenmiş bulunmaktayız.

Davulda, tokmak da AKP iktidarında, siyasi iktidar kamu emekçilerine ne teklif ederse yandaş konfederasyon kabul etmekte Hakem Heyeti onaylamaktadır.

AKP iktidarı, Hakem Heyeti ve yandaş konfederasyon günlerdir danışıklı görüşmeler yaparak ve pazarlık etmiş gibi davranarak kamu emekçilerinin aklıyla dalga geçmişlerdir. Ancak tüm kamu emekçileri; satıcıyı, tüccarı ve noteri günlerdir oynadıkları kötü tiyatrodan tanımaktadır.

Hakem Kurulu’nun iktidarın elinde olması nedeniyle sonucun günler öncesinde değişmeyeceği belliydi.  Bu nedenle üretimden gelen gücümüzü kullanarak tüm iş yerlerinde 26 Ağustos Pazartesi Saat 13.00’de yarım gün, 27 Ağustos Salı günü tam gün iş bırakma kararı uyguladık.

Kamu emekçilerinin zammını belirleyecek Hakem Heyeti 11 kişiden oluşurken kurulda 4 kişi sendikalardan, 7 kişi ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir.  Bu haliyle pazarlık masası satış masasına dönüşmüştü. Yandaş konfederasyon her zaman olduğu gibi yine kamu emekçilerini yüz üstü bırakarak üzerine düşeni fazlasıyla sergilemiştir.

Sözde Toplu Sözleşme masasının adaletli olmadığı bildiğimiz gibi Hakem Heyetini de adil görmediğimizi açıklamıştık. Sözde Toplu Sözleşme masasında yapıldığı gibi Hakem Heyeti Kurulu da; enflasyonu, vergi dilimlerini, açlığı-yoksulluğu, 3600 ek gösterge talebini, grev hakkını,  zam talebini, kamu emekçilerinin ekonomik, mesleki, örgütsel ve sosyal haklarını, temel gıda ürünlerini ve temel giderleri yok saymıştır.

Belirlenen söz konusu kuruldan adil kararlar almasını ve kamu emekçileri lehine kararlar çıkmasını zaten beklemiyorduk. 

AKP iktidarının, ilk teklifini revize ederek 2020 yılı için yüzde 4+4, 2021 için ise yüzde 3+3 zam teklifi etmesi ile Hakem Heyeti Kurulunda kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin karar çıkmasının paralel olacağına günler öncesinde dikkat çekmiştik.  

Yaşam şartlarının ağırlaştığı, işsizlik ve pahalılık koşullarının mutfakları kavurduğu ülkemizde, doğal gaza, elektriğe, benzine, gıda maddelerine, ulaşıma vs. fahiş oranlarda zam yapılırken, Türk Lirası Dolar ve Euro karşısında erirken, yurttaşların alım gücü günden güne azalırken AKP hükümeti,  kamu emekçilerine reva gördüğü bu zam oranlarıyla kursağımızdan geçecek lokmaları saydıklarını göstermektedir.

Ülkemizdeki kriz koşullarının mutfakları yaktığı, tüm çalışanların kemer sıkma politikasına kurban gittiği, işçinin ve kamu emekçisinin yaşam şartlarının zorlaştığı koşullarda insanca yaşam şartları 11 kişilik kurulun taraflı Hakem Heyeti’nin sağlayamayacağı ortadaydı.

Hakem Heyetinin, kamu emekçilerinin kölelik koşullarındaki yüzdelik dilimleri onaylayarak kamu emekçilerinin alın terini ve haklarını yok saymıştır.  Hakem Heyeti bağımsız olmadığını kanıtlayarak bizleri şaşırtmadı ve emek düşmanlığı ortaklığını kanıtladı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; Hakem Heyeti Kurulunun 2020-2021 yılları için AKP iktidarının yüzdelik zam oranlarını onaylamasını meşru görmüyoruz. AKP iktidarının istihdam ve teşvik paketleriyle patronların cebini doldururken; tüm kamu emekçilerine dayatılan sefalet oranlarını örgütlü mücadelemizle karşı çıkacağımızı, tüm konfederasyonları genel direnişe davet ettiğimizi, gerekirse iş bırakma ve genel grev kararı alacağımızı ilan ediyoruz.