KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GEREĞİDİR!

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GEREĞİDİR!

Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 84.yıl dönümünde tüm kadınlarımızın seçme ve seçilme hakkını kutluyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri; Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyetidir. Amacı, her yönü ile ileriye dönük, kadın erkek bütün dinamikleri devletin temelinde bütünleştiren ulusal kültürümüzü, çağdaş uygarlık aşamasının en yüksek düzeyine taşımaktır.

Büyük Atatürk 1923’te İzmir’deki konuşmasında “Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”, "Dünyada hiç bir milletin kadını 'Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,' diyemez!" Sözleriyle kadının zekasını, yaratıcılığını ve cesaretini, aydın, bilgili ve çağdaş olmasının gerekliliğini vurgulamıştır. 

Kadınlarımız yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk'ten almıştır. Kadınlarımızın şeriat hukukun uygulandığı Osmanlıda hiçbir hakkı bulunmamaktaydı. Bu nedenle şeriatın kadınların ellerinden aldığı tüm hakları verebilmek, onları erkeklerle eşit düzeye getirmek için 1926 yılında medeni kanun kabul edilmiştir. Siyasi haklar dışında kadın erkek eşitliğini sağlanmış, ardından 1930 yılında belediye seçimlerinde, 1932’de çıkarılan bir yasayla muhtarlık seçimlerinde ve son olarak da 5 Aralık 1934 tarihli yasa ile de kadınlarımızın milletvekili seçme seçilme hakkına kavuşmalarını sağlamıştır.

Atatürk hayatta iken yapılan son seçim olan, 1935 yılı seçimlerinde ilk kez seçilme hakkını da kullanan Türk kadını, TBMM'ye on sekiz kadın milletvekili ile girmiştir.

 Ne yazık ki bu gün kadınlarımız 1934’lerin de gerisine götürülmeye çalışılmaktadır. Bu bakımdan kadınlarımızın bu gün içinde bulunduğu durum kaygı ve üzüntü vericidir. 

Bugün AKP iktidarının kadını yok sayan, kadını eve hapsetmeye çalışan gerici politikaları kadının özgürleşmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadır.  

Kadınlar dünyanın her yerinde sadece kadın olmalarında dolayı birçok ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmaktadırlar.

Seçilmiş kadınların siyasette yok denecek kadar az olduğu bir gerçektir. Ve kadınlarımızın özgür iradesi ile seçme ve seçilme hakkını kullanamadığı, hak ettiği temsil gücüne ulaşamadığı görülmektedir. Kadınlarımızın yönetimlere katılması, siyasi partilerin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin  her kademesinde görev alıp, yetkin olmaları şarttır. Ancak bu şekilde haklarına sahip çıkacak örgütlü bir güce ulaşabilirler.

Birleşik Kamu İş olarak, dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatan M. Kemal Atatürk'ün yolunda gitmeye ve tam bağımsız, demokratik, laik, Türkiye mücadelemizi sürdürmeye ve kadınlarımızın hak ettikleri yere gelmeleri için kararlıca mücadele etmeye devam edeceğiz.  

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU