YENİ BÜTÇE UMUTSUZ VE MUTSUZ MİLYONLAR YARATMAKTADIR!

YENİ BÜTÇE UMUTSUZ VE MUTSUZ MİLYONLAR YARATMAKTADIR!

Ülkemizde ekonomik kriz derinleşmekte yurttaşların yaşam şartları zorlaşmaktadır. Yurttaşlar; ekonomik krizi çarşıda, pazarda, marketlerde ve alışverişin yapıldığı tüm noktalarda ağır şekilde hissetmektedir. Ekonomik krizin her geçen gün ağırlaştığı koşullarda AKP iktidarı sadece krizi izlemekle yetinmekte ve ekonomik krizin sorumluluğunu stokçulara, yükünü de zabıtalara ve yurttaşlara çıkarmaktadır.

Ülke genelinde enflasyonla ile mücadele adı altında yüzde 10 indirim kampanyalarının bir aldatmaca olduğunu son 15 yıllık 25.50’ye çıkan enflasyon rakamları ve 11.1 oranıyla Ağustos ayındaki 3 milyon 670 bin işsize anlatmaya yetmektedir.

AKP iktidarının; kalkınma, istikrar, ekonomik refah propagandası hem seçimlerin hem de Başkanlık rejiminin ardında kalmıştır. Başkanlık rejimi istikrar ve kalkınmayı sağlamadığı gibi siyasi, ekonomik, sosyal bir hüsran yaratmıştır. Ülkemizdeki Başkanlık rejimi, yardımcıları ve bakanları ülke sorunlarını görmezlikten yurttaşlardan gelen çığlıkları duymazlıktan gelmektedir.

Cumhurbaşkanı ülkeyi, Milli Eğitim Bakanı öğretmenleri-velileri, Tarım Bakanı çiftçileri, Çalışma Bakanı işçileri, Diyanet İşleri Başkanı adaleti, vicdanları ve lüks harcamaları umursamamaktadır.

Son Sayıştay raporları ülkemizde vatandaşlardan toplanan vergilerin nerelere harcandığını bilinmediğini bakanlıklara ayrılan paraların ise doğru şekilde vatandaşlara hizmet olarak dönmediğini ortaya koymuştur.

2019 Bütçesi TBMM komisyonunda görüşülmekte ancak emekçilerin, işçilerin, kamu çalışanlarını ve emeklilerin ekonomik sıkıntısını giderecek bütçeler içermemektedir. 2019 Bütçesinde bakanlıkların lüks harcamalarına kaynak ayrılmakta ve aslan payı saraya verilmektedir. 2019 Bütçesi Başkana vergi koymak, keyfi harcama imkanı vermektedir. Ancak 2019 Bütçesinde emekliler, işçiler, aileler, çocuklar, öğretmenler, hastalar, meslek grupları ve büro çalışanları bulunmamaktadır.

Demokratik bir ülkede tek bir kişinin ve anlayışın talebi doğrultusunda ülke bütçesi hazırlanamaz ve Meclis denetimi devre dışı bırakılamaz! 2018 yılında 762 milyar 753 milyon TL olan merkezi yönetim bütçesinin 2019 yılında yüzde 16'lık bir artışla 885 milyar 204 milyon TL'ye yükseltilmektedir. Yeni bütçe tasarısıyla birlikte en büyük değişimlerden biri Cumhurbaşkanlığı bütçesinde yaşanacak. 2018'de 845 milyon TL olan cumhurbaşkanlığı bütçesinin 2019 yılında yüzde 233 artışla 2 milyar 818 milyon TL'ye yükseltilmesi planlanıyor.

Bir diğer yüksek artış Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinde gözlenecek. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesinin 7 milyar 774 milyon TL'den 10 milyar 445 milyon TL'ye çıkarılması planlanıyor. Artış oranı ise yüzde 34. Yani Diyanete aktarılan ödeneğin ardı arkası kesilmiyor. İşsizlik fonu yağmalanırken, emekçiler yüksek enflasyon oranlarına karşı açlık savaşı verirken Diyanet Bütçesinde ki bu yüksek artışı ülkemizde milyonlarca açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan yurttaşımızın takdirine bırakıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesi de yüzde 23'lük artışla 92 milyar 528 milyon TL'den 113 milyar 813 milyon TL'ye; Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi ise yüzde 28'lik artışla 37 milyar 571 milyon TL'den 48 milyar 335 TL'ye yükseltilmesi planlanmaktadır.

Ataması yapılmayan genç hekimlerin çeşitli zorluklarla tıp fakültelerinde okuduktan sonra işsiz kalması sağlık politikalarını gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’e Millet Mekteplerinde “Başöğretmen” unvanın verilmesinin 90. yıldönümünde eğitim-öğretimin durumu içler acısı öğretmelerin geçim sıkıntısı yaşadıkları apaçık ortadadır. Ülkemiz de eğitime ayrılan bütçenin neticesinde eğitime verilen desteğinde boyutu gözler önüne serilmektedir. Ülkemizde şuanda 438 bine yakın atanamayan öğretmen bulunmakta ve 2022 yılında 1 milyon öğretmen atanamayacak pozisyona gelecektir. Öğretmen açığı 109 bine gelirken öğretmenlik hayaliyle eğitim fakültelerinde okuyan üniversite öğrenci sayısı da 300 bin kişidir.

Eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinde okuyan sayısı 228 bin 279 kişidir. 2017 verilerine göre ücretli çalıştırılan öğretmen sayısı; 81 ilde 63 bin 829’dur. Ücretli öğretmenlerin 27 bin 409’u eğitim fakültesi mezunu, 27 bin 936’sı lisans mezunu (eğitim fakültesi hariç), 8 bin 484’ü ön lisans mezunudur. 2017-2018 eğitim öğretim yılında 91 bin 262 özel eğitim öğrencisi, 757 bin 714 ilkokul ve ortaokul öğrencisi, 472 bin 262 ortaöğretim öğrencisi olmak üzere toplamda 1 milyon 321 bin 238 öğrenci taşımalı eğitim kapsamında taşınmaktadır.

AKP iktidarı döneminde 52 atanamayan öğretmen intihar ederek mesleğini yapamadığı ve işsiz olduğu için hayatına son verdi. Öğretmenlerin en büyük beklentilerinde biri 3600 ek göstergeden yararlanmak ve özlük haklarına ilişkin düzenlemeler talep etmektir ancak AKP hükümeti öğretmenlerin sorunların görmezlikten gelmektedir.

Gelinen son noktada artan hayat pahalılığı ve faturalara yansıyan fahiş zamlar yurttaşlarımızın cebindeki paraları eritmeye devam emektedir:

 • SON BİR YILDA KONUTLARDA ELEKTRİĞİN TÜKETİCİYE SATIŞ FİYATI YÜZDE 33, DOĞAL GAZIN FİYATI İSE YÜZDE 24 ARTMIŞTIR. •

● SON ZAMLARLA BİRLİKTE DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN AYLIK ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ GİDERİ ORTALAMA 301 TL OLMUŞTUR.
• BU DURUMA GÖRE, 4 KİŞİLİK BİR AİLENİN BİR AYLIK ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ GİDERİ ORTALAMA 301TL OLMUŞTUR. EŞİ ÇALIŞMAYAN 2 ÇOCUKLU ASGARİ ÜCRETLİNİN ELİNE GEÇEN PARANIN YÜZDE 17.93’Ü ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ TÜKETİMİNE GİDECEKTİR. TABİ Kİ, BUNDAN SONRAKİ ZAMLARLA BU ORAN DAHA DA ARTACAKTIR.
 Sonuç olarak 2019 Bütçesi;
• Yurttaşlarda kemer sıkma politikası öngörmekte AKP iktidarına, mutlu azınlığına ve yandaş sermayeye destek olarak hazırlanmıştır.
• Yurttaşlarımızın mutfağındaki temel besin maddelerini karşılamasını göre değil açlık ve yoksullukla boğuşmasını hızlandırmasına yöneliktir.
• Sermaye örgütlerinin yıllardır her fırsatta kıdem tazminatının varlığını dile getirmesini ve özelliklede kriz dönemlerinde kıdem tazminatını hedef alınması doğrultusundadır.
• Eğitim ve sağlık başta olmak üzere yurttaşlarımızın kamusal haklarını kısıtlamaktadır.
• Memurun, işçinin, emekçinin öğretmenin, büro çalışanlarının, doktorun, çiftçinin, esnafın adının olmadığı mutsuz ve umutsuz milyonlar üretmektedir.
• Enflasyonu ve işsizliği büyütmeye zamları artırmaya yöneliktir.
• Bütçenin özeti Başkanlık rejiminin istekleri, beklentileridir! Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; 24 Kasım Öğretmenler Günün kutlayamıyoruz ve siyasal iktidarın, savurganlığının ve bitmez tükenmez lüks hevesinin bedelini de bu ülkenin yoksul yurttaşları ve kamu emekçilerinin ödemesine karşı çıkıyoruz. Toplumun tüm kesimlerini oluşturan işçi, memur, emekli, esnaf ve emeğiyle geçinenlerin ortak talebi 2019 Bütçesinde yer almak, tüm zamların geri çekilmesi ve maaşların insanca yaşam seviyesine getirilmesidir.