BİRLEŞİK KAMU-İŞ: TBMM'Yİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

BİRLEŞİK KAMU-İŞ: TBMM'Yİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

TBMM’ndeki siyasi partileri görev çağıran Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikalar son günlerde yaşanan terör saldırılarına Meclis önünde tepki göstererek ülkenin ateş çemberine doğru sürüklendiğine dikkat çekti.

TBMM Dikmen Kapısı önünde yapılan basın açıklamasına Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük, Genel Sekreter Mücahit Dede,  Mali Sekreter Ali Taştan,  Genel Eğitim, Basın-Yayın Sekreteri Semra Pektopal,  Genel Dış İlişkiler ve Ar-Ge Sekreteri Mustafa Yılmaz, Denetleme Kurulu Başkanı İsa Kayadan, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan Koç, Genel Sekreter Cengiz Gülebay, MYK üyeleri Arif Alel, Ahmet Kılınçoğlu, Tarım Orman-İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş, Eğitim-İş Genel Sekreteri Mehmet Altıntop,  MYK üyeleri Hikmet Pala, Gülfer Murat, Önder Yılmaz ve Konfederasyon bileşenlerinin Şube Başkanları ile üyeleri katıldılar.

Birleşik Kamu-İş üyeleri ve bileşenleri “Bu Toprağa Kan Düşürdünüz Ama Kin Düşüremeyeceksin Barış ve Kardeşlik Kazanacak” pankartı açarak sık sık “ Savaşa Hayır”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak”, “Kahrolsun Emperyalizm” sloganları attılar.

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük’ün TBMM Dikmen Kapası önünde yaptığı basın açıklaması şöyle:

“Ülkemizde son günlerde yaşananlar, bir terör saldırısının ötesinde etrafımızdaki ateş çemberinin hızla bize doğru yaklaştığı, bizi de yakmaya başladığı, bir iç savaş ve bölünme tehdidiyle karşı karşıya olduğumuz kaygısını uyandırmaktadır.

Bölgemizi kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda şekillendirmek isteyen uluslarararası sermaye ve ülkemizdeki işbirlikçileri yarattıkları taşeron örgütler aracılığıyla ülkemizi hızla bir iç savaşa sürüklemeye çalışmaktadırlar. Özellikle Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 32 gencimizin yaşamının baharında hayatını kaybetmesine ve çok sayıda gencimizin yaralanmasına neden olan insanlık dışı katliam, Adıyaman’da görevi başında şehit edilen askerimiz, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde evlerinde şehit edilen polislerimiz ve ülkemizin çeşitli yerlerinde meydana gelen olaylar kaygılarımızda haklı olduğumuzu gösteren somut örneklerdir. 

Bu saldırılar; yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini, ulusal birliğimizi ve bütünlüğümüzü, laik demokratik cumhuriyetimizi ve sosyal hukuk devletini, ülkemizdeki farklı inanç, etnik ve kültürel yapıların barış içerisinde kardeşçe yaşamasını ortadan kaldırmayı hedef alan çok yönlü bir saldırıya dönüşmüştür. 

Emperyalizmin; Ortadoğunun ve ülkemizin masum insanlarının ölümleri üzerine inşa ettikleri vahşi ve acımasız sömürü düzenini devam ettirebilmek için yarattıkları çatışma ortamı sonucunda ülkemizin her gün bir köşesinde insanlarımızın ocaklarına ateş düşmekte evlerine gelen cenazelerle çığlıklar ve feryatlar yükselmektedir.  Bu insanlık dışı saldırılarda kaybedilen gençler de, askerler de, polisler de bizim insanlarımız ve bizim çocuklarımızdır.

TBMM’YE ÇAĞRIMIZDIR

Olağanüstü ve kaygı verici gelişmelerin yaşandığı bu süreçte devlet ciddiyetine ve sorunlara ortak akılla çözüm üretilmesine bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.  Bu duygularla Bağımsızlık ve Kurtuluş Savaşı’nın kararını alan, bundan 92 yıl önce özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın belgesi olan Lozan Barış Antlaşması’nı onaylayan, cumhuriyeti kuran ve devrimleri gerçekleştiren saygın ve yüce Meclisin içerisinden geçtiğimiz bu zor süreçte de kendi yetkisini başkalarının kullanmasına izin vermeden kuruluş döneminde gösterdiği sorumluluk ve kararlılıkla bu sorunu çözmesini ülkemizin emekçileri ve halkımız adına talep ediyoruz.

 

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; bu insanlık dışı saldırıların faillerinin ve arkasındaki güçlerin en kısa süre içerisinde ortaya çıkarılarak hak ettikleri cezanın verilmesini bekliyor; yaşamlarını yitiren gençlerimize, askerlerimize ve polislerimize tanrıdan rahmet yaralılara şifa, yakınlarına ve ulusumuza başsağlığı diliyoruz.

Ve diyoruz ki;

Bu Toprağa Kan Düşürdünüz, Ama Aramıza asla Kin Düşüremeyeceksiniz. Yapılan bütün tahrik ve provokasyonlara rağmen halkımız bu tuzağa düşmeyecektir. Ve ülkemizde barış kazanacak, kardeşlik kazanacak, insanlık kazanacaktır.”