BİRLEŞİK KAMU-İŞ CHP’NİN “BÜYÜK BULUŞMA” ÇAĞRISINA KATILDI

BİRLEŞİK KAMU-İŞ CHP’NİN “BÜYÜK BULUŞMA” ÇAĞRISINA KATILDI

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin düzenlediği ve “Türkiye’nin Geleceği İçin Büyük Buluşma” çağrısına katıldı.

ATO Cogresium’da düzenlenen toplantıda “Türkiye’nin Geleceği İçin Büyük Buluşma” çağrısına Konfederasyonumuz Genel Başkanı Hasan Kütük, Genel Sekreteri Mücahit Dede, Genel Özluk Hukuk ve TİS Sekreteri Engin Cogal  ve Sendika Genel Başkanları ve üyeler katıldı. Ayrıca Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen sendika, dernek, vakıf ve sivil toplum örgütlerinin katılımcıları da yoğun ilgi gösterdi. Toplantı "AKP’nin yeni Türkiye’si" konulu videonun gösterimiyle başladı. AKP'nin iktidarı boyunca yaşananların anlatıldığı VTR gösterimi sonrası salondakiler AKP karşıtı sloganlar attı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salondaki katılımcılara seslenerek, Türkiye’nin 14 yıldır içinde bulunduğu tablonun çerçevesini çizip, ülkenin karanlıktan aydınlığa çıkacağını 16 maddelik çağrısıyla anlattı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

2002’DEN BUGÜNE TÜRKİYE’NİN DURUMU

14 yıldır demokrasimiz kan kaybediyor. Anayasaya göre seçilip gelen bir kişi, anayasa bana uygun değildir diyorsa, bir sivil darbenin ön hazırlıkları yapılıyor. Hani şu, yasama ve yargı organı için ayakbağı diyorsa, güçler ayrılığı ilkesini reddediyor, anayasayı askıya alıyorum demektir. Bunları bilirsek, Türkiye'nin hangi istikamette olduğunu bilmiş olacağız.

Bir toplumda yolsuzluk yapmak, devlet malını çalmak, kul hakkı yemek, bu günah bile sayılmıyorsa, geldiğimiz sürecin değerlendirilmesi lazım. Yolsuzluk yapanların yukarılara tırmandığı bir ülkede ahlaki yozlaşma da olur.

TÜRKİYE’DE BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİ OLMALI

Özetle biz, birinci sınıf demokrasi, halkına hesap veren siyaset, temiz siyaset istiyoruz, güçlü bir sosyal devlet istiyoruz. Çocuklarımızın en nitelikli eğitim aldığı bir Türkiye istiyoruz. Tasada ve kıvançta bir olmak istiyoruz. Herkesin sokakta özgürce gezdiği bir Türkiye istiyoruz. Bağımsız ve tarafsız bir yargı istiyoruz. Biz tek cümleyle insanca yaşamak istiyoruz. Türkiye'nin yarı açık cezaevine dönmesini istemiyoruz. Taleplerimi aktardım STK'lara, sendikalara, vakıflara... Düşünlerimiz, dünya görüşlerimiz farklı olabilir ama asgari müşterekleri olan bir toplum olmalıyız. Biz haklıyız, kendimizi değil; ülkemizi, çocuklarımızı, torunlarımızı düşünüyoruz. 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Diyorlar ki anayasa yapalım. Bu darbe anayasasıdır, özgürlükçü bir anayasa yapalım. Sayın Davutoğlu'na mektup yazdım. Sorun darbe yasasından kaynaklanıyor. Darbe hukukunu bütünüyle ele alacağız, Anayasa'nın ilk dört maddesi bizim için vazgeçilmezdir. Biz parlamentoda olduğumuz sürece arzu ettikleri düşüncelerin hiçbirisini gerçekleştiremeyecekler. 

TOPLANTI VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI

1. İnsanlar neden gösteri yapar, seslerini duyurmak için. Meydanlar insanlar düşüncelerini özgürce açıklasın diye vardır. Anayasa'nın 34. maddesi, herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Şimdi 2 kişi yan yana yürüyemiyor. Geldiğimiz noktaya bakın, darbeciler bile bunlardan daha iyiydi. 

2- Bir toplum örgütlenemiyorsa, sendikalar, STK'lar, vakıflar bir araya gelemiyorsa o ülkede demokrasi olmaz. Bir ülkede ne kadar çok STK varsa, o ülkede demokrasi o kadar güçlü demektir. Anayasa madde 51, sendika kurma hakkında hiç kimse sendikaya üye olmaya ya da ayrılmaya zorlanamaz diyor. Taşeron işler sendika kurabiliyor mu? Bunlar darbe dönemi yasalarıdır. Darbe yasalarının değişmesi lazım.

3-Bir ülkede yargı bağımsız ve tarafsız değilse, demokrasi askıya alınmıştır. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Adalet mülkün temelidir. Adaleti yıktığınız anda o ülkeyi yok etmiş olursunuz.

4- Medya özgür değilse, o toplum özgür değildir. Buna izin vermememiz lazım. Medya çağdaş devletlerde dördüncü güçtür. Bu ayağı kaldırırsak, sağlıklı haber alma kaynaklarımız kapanmış olur.

5- Bütün canlılara saygı gösteren bir siyasal anlayışı Türkiye'ye getirmek zorundayız. Anayasa'nın 56. maddesinde, herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir diyor. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesi önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir diyor. Taksim'i düşünün. Cerattepe Artvin. Doğayı savunuyorlar. 

6-Organ mahkemesine ihtiyaç var. Güçler arasında bir uyuşmazlığı çözecek bir mahkemeye ihtiyaç var.