Birleşik Kamu-İş İzmir Temsilciliğimiz “Çocuk İstismarı” Davasına Katılarak, Çocuklara Sahip Çıktı

Birleşik Kamu-İş İzmir Temsilciliğimiz “Çocuk İstismarı” Davasına Katılarak, Çocuklara Sahip Çıktı

Konfederasyonumuz İzmir İl Temsilciliği ve bağlı sendikalar cinsel taciz ve çocuk istismarını İzmir Adliyesi önünde protesto etti.

İzmir'in Menderes ilçesinde 2014'te yaşları 6 ile 11 arasındaki 6 kız öğrenciye cinsel içerikli film izlettiği ve cinsel istismarda bulunan emekli öğretmenin davası İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.  

6 ile 11 arasında değişen 6 kız öğrencisine 'porno film izlettiği' ve 'cinsel istismarda bulunduğu' iddiasıyla 102 yıl hapsi istenen emekli öğretmen müdür Adil Ş.'nin tutuksuz yargılandığı davada Bekir Yurtseven başkanlığındaki mahkeme heyeti, mağdur Ş.Y.'nin ifadesinin alınmasından ardından, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile üç baro dışındaki müdahillik taleplerini reddetti. Verilen kısa bir aranın ardından sanığın tutuklanmasına oy çokluğu ile karar verilip, duruşma 22 Eylül'e ertelendi.

Duruşma günü Birleşik Kamu-İş İzmir İl Temsilcisi Tamer Yiğit Güler,  Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Dr. Hakan Kıran, Tüm Yerel Sen 1 Nolu Şube Eğitim Basın-Yayın Sekreteri Özkan Felek, Tüm Yerel Sen 2 Nolu Şube Örgütlenme Sekreteri Tarık Cücünel,Genel Sağlık İş Şube Sekreteri Esen AKORAL YOL,Genel Sağlık İş Şube Basın Yayın Dış İlişkiler Sekreteri Nezahat NALBANTOĞLU ve bağlı sendika şube yöneticileri ile çok sayıda üye İzmir Adliyesinde toplandı.

BİR KERECİKTEN BİR ŞEY OLMAZ ANLAYIŞININ SONUÇLARI YAYGINLAŞTI

Konfederasyonumuz İzmir İl Temsilcisi Tamer Yiğit Güler adliye önünde basın açıklaması yaparak “Son zamanlarda yurdumuzun çeşitli yerlerinden sıkça ve art arda duymaya başladığımız çocuklara yönelik cinsel istismara, İzmir ilimiz de eklenmiştir” tepkisine bulundu.

Güler, cinsel istismara yönelik açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Önce Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’ne yakın kişilerin kiraladığı evlerde kalan 9 ve 10 yaşlarındaki 45 öğrencinin öğretmenleri tarafından cinsel istismara maruz kalması üzerinden çok geçmeden Aydın’ın Nazilli ilçesinden gelen tecavüz olayı, ondan önce de Kayseri’de bir lisede gerçekleşen aynı iğrenç olay sonucu intihar eden gencecik kızımızın dramına şahit olmuştuk.

 

Bu olaylar ortaya çıktığında AKP iktidarı, bizzat bu vakıf ve dernekleri koruyarak olayların üstünü örtbas etmeye çalışmıştır. Hatta o zaman ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, söz konusu vakfın avukatlığına soyunmuştur.   “Bir kerecikten bir şey olmaz” diyerek, tecavüzü de meşrulaştırmıştır.

Ülkemizde çocuk istismarı ve aile içi şiddet konusunda kapsamlı ve derinlemesine yapılmış araştırma verilerinin bulunmadığını bilmekteyiz.

Dünya çapında çalışmalarıyla tanınan çocuğa yönelik cinsel sömürü alanında çalışan Çocuk Fuhuşu, Çocuk Pornografisi ve Cinsel Amaçlı Çocuk Ticaretine Son (ECPAT) kuruluşunun geçtiğimiz günlerde yayınladığı raporun bazı bölümlerini sunalım. Türkiye;

 Çocuğun cinsel istismarında hem kaynak hem transit ülke konumunda

 2014 Küresel Kölelik Endeksi’ne göre ise Avrupa’da ‘modern köleliğin’ yani cinsel sömürü ve erken yaşta evliliğin en fazla olduğu ülke.

Böyle bir sonuca varılan uluslararası bir rapor hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü:

2002’ den bu yana ülkemizi yöneten siyasal iktidarın ‘kindar ve dindar nesil’ yetiştirmek amacıyla eğitim alanında ve toplumsal alanda ülkemizi getirdiği durum ortadadır. Eğitim kurumlarında “Değerler Eğitimi” adı altında öğrencilerimizi ortaçağcı anlayışa mahkûm kılmak için yapılan çalışmalar ortadadır. Bunun için şimdi de eğitim-öğretimde '3+3+3+4' olarak adlandırılan yeni eğitim sistemini dayatıyorlar. Bu sistem ile çocukların okula gitme yaşının 4'e kadar çekilmesi planlanırken, 'Osmanlı' eğitim sistemine geri dönüşün yaşanacağı sübyan mekteplerini yeniden hayata geçirmek istiyorlar.  Bu amaçla da eğitim-öğretim sistemimizi ve çocuklarımızı dini vakıflara emanet ederek çocuklarımızın geleceğini karartmak istiyorlar.

Yine, Diyanetin ve sözde ilahiyatçıların çocuk yaşta evlilikleri savunarak çocukların cinsel istismarını körükleyici söylemleri ortadadır. AKP’nin hukuk bürolarına dönüştürülen yargı eliyle her türlü cinsel istismarın, tacizin, tecavüzün, kadına yönelik şiddetin aklandığı gün gibi ortadadır.

Değerli Kamuoyu

Daha önce ülkemizin birçok yerinde ve en son İzmir’de yaşanan çocuk istismarı olayı toplumumuzda derin bir yara açmıştır.   İktidar yöneticilerinin konuyla ilgili tavrı ve açıklamaları ile son olarak da bu şahsın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması bu yarayı daha da derinleştirmiştir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; bu olayın sıkı takipçisi olmaya devam edeceğiz ve yapılan bu insanlık, hukuk, ahlak, bilim ve akıl dışı uygulamalara karşı örgütlü gücümüzü kullanarak mücadele edecek, çocuklarımızın masumiyetini ve ülkemizin geleceğini asla Ortaçağ karanlığına teslim etmeyeceğiz.”