DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE TÜM İNSAN HAK VE İHLALLERİNE HAYIR!

DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE TÜM İNSAN HAK VE İHLALLERİNE HAYIR!

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'i 10 Aralık 1948 yılında kabul edilmiştir.  Bugün, insan hakları mücadelesi uğuruna bedel ödeyenlerin günüdür. Ülkede özgürlüklerin, adaletin, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi demokrasi ile mümkündür. İnsanlığın binlerce yıllık mücadelesi özgürlükleri geliştirecek ve koruyacaktır.

İnsanlara tanınan hak ve özgürlükler hem uluslararası antlaşmalarda hem de Anayasamızda güvence altına alınmıştır. Ancak ülkemizde  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde ve ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler, açıkça  çiğnenmektedir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin üzerinden 68 yıl geçmesine rağmen ülkemizde insan hakları halen ilan edilmektedir.   15 Temmuz Darbesinden sonra, bugün ülkemizde insan haklarına  aykırı birçok düzenleme yapılmıştır.  Meslek örgütlerinin, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, basın-yayın organlarının faaliyetleri OHAL gerekçe gösterilerek KHK'larla sınırlandırılmakta ya da yasaklanmaktadır. 

Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayalı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Ancak öğretmenler, akademisyenler, hakim ve savcılar, avukatlar, subay ve astsubaylar, siyasi partiler kısaca tüm yurttaşların yargı kararı olmaksızın Anayasayla güvenceye alınan hakları çiğnenmektedir. Ülkede her türlü keyfilik yaşanmaktadır. 

Türkiye’de; yaşama hakkının kalmadığını, gazetecilerin, aydınların, akademisyenlerin, ifade ve basın özgürlüğünün ayaklar altına aldığı,kuvvetler ayrılığının ve hukukun üstünlüğünün ortadan kaldırıldığı, adil yargılanmanın olmadığı,can ve mal güvenliğinin sağlanmadığı, sendika ve örgütlenme özgürlüğünün tehdit edildiği günler yaşamaktayız. Ülkemizde tüm bu nedenlerle insan haklarını kutlayamıyoruz. 

Ülkemizde insan haklarını, yaşam hakkını, ifade özgürlüğünü, adil yargılanmayı vb. hepsini iktidara ne kadar yakın olduğu belirlemektedir. Siyasi iktidar, sadece kendisi gibi düşünenler için demokrasi ve özgürlük talep etmekte, aykırı olan her sesi susturmak istemektedir.

Ülkemizde insanlar hükümetten korktuğu zaman değil; hükümetin vatandaşlarına hesap verdiği zaman demokrasi ve insan hakları gelişecektir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak diyoruz ki; ülkede birliğin, eşitliğin, adaletin ve özgürlüklerin yolu demokrasi ile mümkündür.  İnsan haklarını korumak hukukun üstünlüğü ve demokrasi ile gerçekleşecektir. Dünyada ve ülkemizde yaşanan insan hakları, demokrasi, hukuk ve örgütlenme önündeki engellerin son bulması için hep birlikte haksızlıklara "Hayır" dediğimiz zaman insan hakları gelişecektir.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU