EYLEM ÇAĞRISI

EYLEM ÇAĞRISI

TÜRKİŞ – DİSK – HAKİŞ – KESK – KAMUSEN – MEMURSEN – BASK – DESK – HAKSEN

Sayın : Genel Başkan

Bilindiği üzere iktidarı elinde bulunduran AKP Hükümeti, halktan yana değil küresel büyük sermayenin çıkarları ve yönlendirmesi ile oluşturulan politikalar izlemektedir.

                 Ülkemizin içinde bulunduğu sorunlara çözüm üretilmesi yerine, dış güç odaklarının yönlendirmesiyle onlarca yıldır sürdürülen “yurtta sulh cihanda sulh” politikasından vazgeçilmiş, küresel birgüç olma hevesiyle ülkelerin iç işlerine karışır hale gelinmiş ve bütün komşu ülkelerle ilişkilerimiz bozulmuştur.

                Emperyalizme karşı verilen savaşla kurulan Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman emperyalist bir ülke olma hevesine girmemiştir. Türk dış politikası işbaşındaki hükümetin kararlarıyla son yıllarda emperyalist politikalara alet olurken, kendilerine yön çizen emperyalist ülkelerin sözde Ermeni soykırım yasalarına ise engel olamamıştır.          Cumhuriyetimizin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti niteliği ortadan kaldırılarak, Halkımızın birliği ve Ülkemizin üniter yapısı bozulmak istenmektedir. Halkımız Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde ülkesinin geleceğinden bugünkü kadar kaygı duyar hale gelmemiştir.

                Hükümet,İçeride barışı sağlamak adına sözde açılımlar planlamış, bunların sonucunda bırakın iç barışın sağlanmasını toplumda kutuplaşmaların artmasına neden olunmuştur.

                Güçler ayrılığı ilkesi fiilen rafa kaldırılmış, KHK’lerle yasama yetkisi, HSYK ileyargı bağımsızlığı zedelenmiştir. Bu doğrultuda Hükümete muhalefet eden herkimse, milletvekili, belediye başkanı, gazeteci, aydın, yazar, asker vesendikacı ayrımı yapılmaksızın hukuka aykırı olarak tutuklanmış, yargılanmadan suçlu ilan edilerek mahkum edilmiştir.

                Ekonomitamamen dışa bağımlı hale getirilmiş, yüksek faizlerle sağlanan sıcak para sayesindeayakta tutulmaya çalışılmıştır. Kayıt dışı ekonomi önlenememiş, yanlış vergipolitikaları sonucunda da katmanlar arasında görülmemiş uçurumlaryaratılmıştır. Çağdaş bir sosyal politika yerine sadaka kültürü egemenkılınarak, yardımla yaşayan oy depoları yaratılmıştır. İstihdam arttırılamadığıgibi tarım ve sanayi çökertilmiş toplum üretmeden tüketir hale getirilmiştir.

                Ülkemizin umudu olan gençlerin gelecekleri karartılmış, neredeyse şaibesiz bir sınav yapılamaz hale gelmiştir. Eğitim fakültelerinde yüz binlerce öğretmen yetiştirilmiş öğretmen açığı olmasına rağmen yüz binlerce öğretmen atama yapılmadığından mesleklerini yapamaz hale getirilmiştir.

                Sağlık paralı hale gelmiş, sosyal güvenlik tasfiye edilmiştir. Emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiş, insanlık dışı bir asgari ücret uygulaması yapılmış, taşeron işçiliği en yoğun istihdam biçimi haline dönüşmüştür.

                Devlet kamu hizmetini üretmekten çekilmiş, sağlıktan ulaştırmaya, eğitimden güvenliğe birçokkamu hizmeti acımasız piyasa koşullarına terk edilmiştir.

                Terör,deprem, sel baskınları, trafik kazaları, salgın hastalıklar, açlık ve yoksulluknedeniyle kimi zaman kitlesel kimi zaman yavaş yavaş ölümler yaşanmış busorunların çözümüne temel hiçbir politika üretilmemiştir.

                Çalışanların sendikal hakları tanınmamış, tüm söylemlerin tersine mevcut hakları ellerinden alınmıştır.

                Gelinen noktada bütün bu olumsuz gelişmelere karşı yapılan mücadelelerin kazanıma dönüşmesi için , toplumsal muhalefetin en önemli güçleri olan emek örgütlerinin aralarındaki farklılıkları bir yana bırakarak birlikte tepki göstermeleri gerekmektedir.

                İşçive memur sendikalarına üye olan veya sendikasızlaştırma politikaları sonucundabu haklarını kullanamayan yurttaşlarımız başta olmak üzere, toplumun ezilen tüm kesimleri sık sık örgütlü emekçilerin bir araya gelerek ortak tavır geliştiremediklerinden yakınmaktadırlar. Ne yazık ki bu eleştiride çoğu zaman haklılık payı vardır.

                 Bize düşen görev halkımızın bu sesine  kulak vererek, AKP iktidarının yukarıda sayılan politikalarına karşı ortak bir eylem ortaya koymak  olmalıdır. Bu anlamda Birleşik Kamu-İş olarak tüm işçi ve kamu çalışanları sendikaları ile konfederasyonlarınaçağrıda bulunuyoruz. Bir araya gelerek büyük bir eylem örgütleyelim ve sonuç alıncaya kadar direnelim. Bu çağrımıza en kısasüre içerisinde yanıt vereceğinizi umut ederek çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

    YÖNETİM KURULU ADINA  

           İsmail TUTOĞLU

                                                                                                                            GenelBaşkan