Hakim yerine hakem! Mahkeme yerine heyet!

Hakim yerine hakem! Mahkeme yerine heyet!

8 Mayıs 2013 günü gazetelerdeki haberlere göre Adalet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının, iş mahkemelerinde görülen iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklı uyuşmazlıkların “daha kısa sürede” ve “daha az masrafla çözümlenmesi” gerekçesiyle çalışma başlattı.

Tasarı ile, 4857 sayılı yasanın 20.maddesinde değişiklik yapılarak, “taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme veya İş ve Sosyal Güvenlik Uyuşmazlıkları Hakem Heyetlerine götürülür” ibaresi eklenmiştir.

“İş Mahkemelerinde Görülen, İş ve Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklı Uyuşmazlıklarla İlgili Alternatif Çözüm Yolları ve Buna İlişkin Kanun Değişikliği Önerileri” başlıklı taslak metin, içeriği itibariyle kabulüne olanak olmayan değişiklikler getirmektedir:

- Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarıyla ilgili dava açmadan ya da hakem heyetine başvurmadan önce SGK’ya müracaat edecek. Yapılan müracaata 60 gün içinde SGK tarafından cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılacak.

- Buna karşın, iş akdi feshedilen işçi dava açmayacak, il ve ilçelerde kurulacak İş ve Sosyal Güvenlik Uyuşmazlıkları Hakem Heyetine başvuracak.

- Sigortalılar bu heyete başvurmadan, doğrudan yetkili mahkemeye müracaat edemeyecek.

- Hakem heyeti, iş ve sosyal güvenlik mevzuatı uygulamasından kaynaklanan sorunlara çözüm bulmak amacıyla il ve ilçe merkezlerinde oluşturulacak.

- Heyetin başkanlığını, mülki idare amirinin, Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri ve ilçe teşkilatı personelinden görevlendireceği uzman kişi yapacak.

- Başkan dahil 5 asıl, 4 yedek üyeden oluşacak heyet üyelerinin görev süresi 4 yıl olacak. Baro yönetimi de heyete bir üye verecek. Heyetin yetki alanı, bulunduğu il veya bir ya da belirlenen birden fazla ilçenin mülki hudutlarıyla sınırlı olacak.

- Miktar veya değeri 5 bin lirayı geçmeyen mal varlığına ilişkin uyuşmazlıklarda, hakem heyetine başvuru zorunlu olacak. Heyet, başvuruya ilişkin kararını 3 ay içinde verecek.

- Heyetin vereceği kararlar, tarafları bağlayacak ve ilamların icrası hükümlerine tabi olacak.

- Taraflar, heyetin kararlarına 2 hafta içinde İş Mahkemesi’nde itiraz edebilecek, itiraz kararın icrasını durdurmayacak. Mahkeme, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir edecek. Gerek görülmeyen hallerde mahkeme, 2 hafta içinde kararını verecek. İtiraz üzerine mahkemenin vereceği karar kesin olacak.

 

İlgili kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören tasarı taslağına göre, İş Mahkemeleri Kanunu’nun adı, “İş Mahkemeleri, İş ve Sosyal Güvenlik Uyuşmazlıkları Hakem Heyetleri Kanunu” oluyor.

 
KABUL ETMEYECEĞİZ

 

 

 

 

 
Milyonlarca emekçiyi ve ailelerini ilgilendiren ve bu açıdan toplumsal bir sorunu işaret eden bir uyuşmazlıkta, konunun sosyal taraflarının bilgisi dahi olmaksızın, yargı yolunu kapatan bir tasarı hazırlanmasını sosyal hukuk devletine yönelik ağır bir ihlal olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz.

 

 

 

*

 

 

 

Gerekçe olarak sunulan “dava yoğunluğu”, ağır bir toplumsal sorunun varlığının kabulü ile insan onuruna yaraşır çalışma hakkının uygulamaya geçirilmesine ilişkin çözümlerin aranmaya başlanmasının öncüsü olmalıdır. Dava çok diye yargı yolunu kapatmak istemek, “öğrenciler olmasaydı Milli Eğitimi ne güzel yönetirdik” zihniyetinin kılık değiştirmiş halidir.

 

 

 

*

 

 

 

Son dönemde, gerçek sorunları gerekçe göstererek yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya yönelik pek çok düzenleme gündeme getirilmektedir. Dava çok diyerek hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı mahkeme masrafları getirmek, hak aramayı parası olanlarla sınırlandırmak, miktarı küçük diye pek çok uyuşmazlıkta temyiz/itiraz hakkını kaldırmak ve nihayetinde bu tasarı ile dava yolunu kapatmak, çarpık bir özgürlük anlayışının ürünüdür.

 

 

 

Hukuk ve yargılama yeterliliğine sahip olması hiçbir koşul ve içerikte mümkün olmayan kişilerden oluşan bir heyet, kurul vb. yapının Anayasa ile düzenlenmiş yargılama yetkisini kullanmasını tasavvur etmek mümkün değildir.

 

 

 

Anayasa Mahkemesi, pek çok kararında yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce, Anayasanın 36, 141 inci maddelerde belirtilen esaslar dahilinde çözümleneceğini, alternatif çözüm yöntemlerinin getirilmesinin mümkün olmakla beraber, yargı yoluna başvurma hakkının engellemesinin söz konusu olamayacağını ifade etmiştir.

 

 

 

*

 

 

 

Emekçilere, kamu emekçilerine, sendikalara, sosyal tüm taraflara danışılmadan hazırlanan Anayasanın ve sosyal hukuk devleti temel ilkesinin ağır bir ihlali anlamına gelen bu taslağın ivedilikle geri çekilmesini istiyoruz.

 

 

 

Bu yasa,

 

 

 

Çözüm yerine adaletsizliği güçlendirecektir!

 

 

 

Hak arama özgürlüğünün önüne yeni engeller getirecektir!

 

 

 

Çalışma alanına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler temeline aykırıdır!

 

 

 

*

 

 

 

Bu tasarının yasalaşmaması için diğer tüm kurum ve kuruluşlarla, tüm emekçi örgütleriyle, sendikalarla işbirliği halinde her tür meşru girişimde bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.

 

 

 

 

 
BİRLEŞİK KAMU-İŞ