HALKÇI OLMAYAN BÜTÇEYİ RED EDİYORUZ

HALKÇI OLMAYAN BÜTÇEYİ RED EDİYORUZ

2013 BÜTÇESİNDE PAY FAİZCİYE,
RANTÇIYA, KÜRESEL SERMAYEYE VERİLMİŞTİR…

 

 

BUNLARIN FİNANSMANI YOKSUL HALKIN ÖDEDİĞİ DOLAYLI VERGİLERLE
SAĞLANACAKTIR…

 

 

2013 BÜTÇESİNDE İŞSİZLİĞE YOKSULLUĞA ÇARE, EMEKÇİYE ÜCRET
ARTIŞI, ASGARİ ÜCRETİN VERGİ DIŞI BIRAKILMASI, ÜRETİCİNİN ÜRÜNÜNE ZAM YOKTUR.

 

 

2013 BÜTÇESİNDE SAVAŞA, BİBER GAZINA, KÜRESEL SERMAYEYE
ÖDENECEK FAİZE PAY AYRILMIŞTIR.

 

 

BÜTÇE AÇIKLARI ELEKTRİĞE, SUYA, DOĞAL GAZA, ULAŞTIRMA HİZMETLERİNE
YAPILACAK ZAMLARLA KAPATILACAKTIR…

 

 

RANTÇIYA, SERMAYEYE AKTARILACAK KAYNAK İÇİN PEYNİRDEN,
ZEYTİNDEN, EKMEKTEN, ÇOCUĞUMUZA ALDIĞIMIZ DEFTERDEN KDV ALINIRKEN PIRLANTADAN
KDV ALINMAYACAKTIR.

 

 

KOCA KOCA HOLDİNGLER İSTİSNA VE İNDİRİMLERLE %20 ORANINDA
BİLE KURUMLAR VERGİSİ ÖDEMEZKEN, EMEKÇİLER %20 İLE %27 ARASINDA BİR ORANDA
GELİR VERGİSİ ÖDEMEKTEDİRLER. BU SOYGUN DÜZENİ 2013’TE DE DEVAM EDECEKTİR. 

 

 

BU SOYGUN DÜZENİNE SES ÇIKARAMASIN DİYE, YOKSULLAŞTIRILAN
HALKIN SORUNLARININ ÇÖZMÜ YERİNE, YİNE SADECE KÖMÜR, MAKARNA DAĞITILMAYA DEVAM
EDİLECEKTİR.

 

 

HÜKÜMETİN 2013 BÜTÇESİ, HALKIN, EMEKÇİNİN BÜTÇESİ
DEĞİLDİR,  KABUL EDİLEMEZ…

 

 

Kasım ayının başından beri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde
2013 bütçesi görüşülüyor. Nedir Bütçe? Ülkemize, halkımıza etkisi nedir.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak başta kamu çalışanları olmak üzere,
refah içinde, mutlu, huzurlu bir ülkede yaşama hayali dahi kuramayan tüm halk
kesimlerini uyarmak istiyoruz.

 

 

İşte bize bu güzel yaşamı hayal etmemizi bile yasaklayan şey
BÜTÇE denilen şeydir. 2013 Bütçesi AKP iktidarının 2013 yılında halkına nasıl
bir yaşam sunacağının belgesidir.

 

 

Her iktidar meydanlarda halkına bol vaatlerde bulunur.
Sorunları hızla çözdüğüne inandırmaya çalışır. Bu sene yapamadık inşallah
seneye der. Ama bir siyasal iktidarın doğruyu söyleyip söylemediğini ortaya
koyduğu kendi belgelerinden anlayabiliriz.

 

 

Bir Hükümet bütçesinin yapıldığı dönemle ilgili hedefleri,
tahminleri vardır.  2013 yılı Merkezi
Yönetim Bütçesinin bize neler vaat ettiğini, hangi hedefleri koyduğunu, hangi
tahminleri yaptığını gerek TBMM’de görüşülen yasa tasarısından gerekse Maliye
Bakanı ve Başbakanın sunumlarından anlayabiliyoruz.

 

 

Bakın bu hükümet yetkilileri 10 yıllık iktidarları süresince
kendi rakamlarıyla %14-15’ler düzeyinde olan işsizlik oranlarını %9-10’lara
indirmekle övünüyorlar. İşsizlikteki bu azalmanın birçok Avrupa ülkesinden daha
hızlı olduğunu belirtiyorlar. Bu durum kesinlikle doğru değildir. Ev
kadınlarını işiz olarak kabul etmeyen istatistiklere dayandırıyorlar. AKP
iktidarı 10 yıldır işbaşındadır. Bu 10 yıl içinde iş gücünde olan bir çok
yurttaşımız artık iş aramaktan vazgeçmiş, eğitiminin, mesleğinin gereği bir iş
bulma umudunu yitiren bir çok gencimiz çok düşük ücretlerle, kayıt dışı
ekonomide çalışmak zorunda kalmış yada başka mesleklere yönelmiştir. Bunun
kanıtı olarak Hükümetin öğretmen olma hayaliyle Eğitim Fakültesi bitirdikten
sonra polis olan gençlerimizin sayısını açıklaması yeterlidir.

 

 

2013 Bütçesinde büyüme oranı %4 öngörülmektedir. 2011 yılında
büyüme %8 iken 2012 yılında %3, 2013 yılında da %4 olacaksa işsizlik sorunu
nasıl çözülecektir. Sayın Başbakan her vesileyle gençlerin evlenmesi gerektiği,
evlilerin üç çocuk yapması gerektiğini söylüyor. İşsiz insanlar nasıl evlenip
çocuk yapacaklar, bizde kendisine bunu soruyoruz.

 

 

Yine sayın Maliye Bakanı’nın bütçe sunuş konuşmalarına
bakılırsa 2013 yılında memura verilen zammın enflasyonun altında kalması
durumunda aradaki fark maaşlara yansıtılacakmış. Böyle bir söylem bile
Hükümetin Bütçeyle öngördüğü enflasyon tahminin tutmayacağını göstermektedir.
Zaten hiçbir zamanda tutmamıştır. Şimdi hükümetin hakkını yemeyelim 10 yıllık
iktidarları döneminde sadece bir kez   2009 yılında enflasyon tahmini tutmuştur nedeni
ise büyük bir ekonomik kriz yaşanmış, halkın yoksulluktan alım gücü kalmamış,
talep olmayınca da fiyatlar artmamıştır.

 

 

Şimdi biz buradan Hükümete sesleniyoruz. Kamu çalışanına,
emeklilere, tüm ücretlilere neden her seferinde tutturamadığınız enflasyon
tahminine göre zam yapıyorsunuz. Bu kez de enflasyon tahmininizden fazlasını
yapın. Söz veriyoruz enflasyon tahmininizi tutturursanız bu kez biz hükümete
aldığımız zammın bir kısmını geri iade edeceğiz.

 

 

 AKP 10 yıllık iktidar
döneminde ekonominin sürekli büyüdüğünü söylemektedir. Eğer bu doğruysa
emekçilerin ücretlerine neden sadece enflasyon oranında zam yapıyorsunuz.
Büyümeden pay almak çalışanların ve emeklilerin hakkı değimlidir.? Siz
ekonomiyi sadece kendi başınıza mı büyüttünüz. Bu ülkenin gerçek üreteni işçi
sınıfıdır. İşçi sınıfının satın alma gücünün artması, küçük esnaf ve üretici
köylünün de yüzünün gülmesi anlamına gelir. Bu kesimleri Bütçe yaparken neden
düşünmüyorsunuz?

 

 

            İMF’ye borç
vermekle övünen hükümet kamu çalışanına, emekliye,asgari ücretlilere gelince
bütçe dengelerini bozacağını söyleyerek yüzü kızarmaz bir tavır içine
girebilmektedir.

 

 

Memuru, İşçiyi, küçük esnafı, köylüyü
velhasıl halkı düşünmeyen bir avuç rantiye ve küresel sermayenin yerli
işbirlikçileri için Bütçe yapan hükümet, bu bütçenin finansmanına gelince bu
kesimleri unutmamıştır. Bütçede dolaylı vergilerin oranı o kadar yüksektir ki,
gerçek anlamda bir ücretli aldığı maaşın en az %70-80’ini sosyal güvenlik
kesintileri, gelir vergisi, damga vergisi yanı sıra KDV, ÖTV, gibi vergiler ve
sayısını kimsenin bilmediği fonlara geri ödemektedir. Bu gün holdingler bir çok
indirim, istisna ve aflarla kanunda öngörülen %20 oranındaki vergilerini bile
ödemezken, ücretliler %20 ila %27 oranında her ay devlete gelir vergisi
ödemektedirler. 

 

 

Bu bütçe halkın değil ama halkın sırtından yapılan bir
bütçedir.  

 

 

Halkımız ve bütün kamu çalışanları da bilsin ki Hükümet bu
sene olduğu gibi gelecek sene de yüksek oranda bütçe açığı vereceğini
bilmektedir. Bu bütçe açıklarını da elektriğe, suya, doğal gaza, petrol
ürünlerine, ulaşım hizmetlerine yapacağı zamlarla karşılayacak kamu
çalışanlarını sefalet ücretine mahkum edecektir.

 

 

Yoksullukla, yolsuzlukla mücadele etmesi gereken bir
iktidarın, bunu ancak işsizliği önlemek, kayıt dışılığı ortadan kaldırmak
sosyal adaleti sağlamakla mümkün olacağını bilmesine rağmen halkını yoksul
bırakarak ve sonrada yoksullara ne kadar yardım yaptığıyla övünerek
yapamayacağını halkımızın görmesini, işçi sınıfı örgütlerinin işbirlikçi AKP
politikalarına karşı mücadeleye katılmasını bekliyoruz.

 

 

TBMM’de bulunan siyasi parti temsilcilerini, halkını seven
tüm Milletvekillerini bu bütçeyi reddetmeye çağırıyoruz. Saygılarımızla…  

 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ