İş Kazası Değil Toplu Cinayet!..

İş Kazası Değil Toplu Cinayet!..

Soma da yaşanan elim faciadan sonra toplu cinayete dikkat çekmek, kamuoyuna gerçekleri açıklamak, yardımcı olmak amacıyla konfederasyonumuz hemen kriz masası oluşturmuş, bu amaçla olayı en ince ayrıntısına kadar incelemiştir.

Olay duyulur duyulmaz Genel Başkanımız İsmail Tutoğlu olay yerine hareket etmiştir. Eğitim Sekreterimiz Necla Kendigelen Baştan, Genel Sağlık İş genel Başkanı Ali Gül ve Yönetim Kurulu üyeleri, Eğitim İş Basın yayın sekreteri Barış Düdü, Konfederasyonumuz Manisa İl temsilcisi Aydın Kıyak, Eğitim İş Manisa Şube Başkanı Necdet İnce ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Soma Temsilcisi Eyüp Çoruk ve üyelerimize baş sağlığı ziyaretinde bulunulmuş, bilgi alınmış ve yapılması gerekenler konusunda görüş alışverişinden sonra Ocağın bulunduğu alana hareket edilmiştir.

Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, Genel Maden İş Genel Başkanı Eyüp Alabaş,Türk-iş Başkanı Ergün Atalay ile görüşülerek bilgi alınmış, baş sağlığı dilenmiştir. Yapılan incelemede, iş güvenliğinin ancak iş güvencesiyle sağlanabileceği, yaşanan kazanın özelleştirmelerin kaçınılmaz sonucu olarak daha fazla kar amacıyla maliyeti düşürme amacı ve ve taşeronlaştırmanın bir sonucu olarak meydana geldiği, kamu denetiminin olmadığı durumlarda kaza riskinin arttığı saptamasını yapmışlardır.

Konfederasyonumuz merkez yönetim kurulu toplanarak tüm iş kollarında bir günlük iş bırakma kararı alınmış, bu karar gereğince bağlı sendikalarımız 15.05.2014 tarihinde iş bırakarak tüm Türkiye’de alanlara çıkmıştır.

Ankara da ise TBMM önünde yapılan basın açıklamasıyla araştırma komisyonu oluşturulması ve sorumluların hesap vermesi talebiyle TBMM’yi göreve davet eden eylemimiz yapılmıştır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Merkezi olarak bütün bu gelişmeler sonucu Ankara’da TBMM Dikmen Kapısı önünde kalabalık bir basın mensupları karşısında kalabalık bir kitle olarak basın açıklaması yaptık.

Genel Merkez binamızda toplanan yönetim kurulu üyelerimiz ve konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın yöneticileri ve üyelerimizden oluşan bir topluluk hazırlamış olduğumuz “Vekilin Fıtratı/ Madencinin Fıtratı”, “İş Cinayetleri Durdurulsun Sorumlulardan Hesap Sorulsun” yazan döviz ve pankartlarla GMK Bulvarından geçip Milli Müdafaa Caddesi’ni izleyerek sloganlar eşliğinde TBMM Dikmen kapısı önüne geldik. Burada Genel Başkanımız İsmail TUTOĞLU, basın açıklaması metnini okudu.

Basın açıklamasına konfederasyonumuz ve bağlı sendika yöneticileri ve üyelerinin yanında Ulusal Eğitim Derneği, Müzik Eğitimcileri Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, CHP ve İşçi Partisi temsilcileri de katıldı.

İsmail TUTOĞLU’nun konuşması, “Kaza, kader değil cinayet”, “İşçi, memur elele genel greve”, “Hükümet istifa”, “Soma halkı yalnız değildir” sloganlarıyla sık sık kesildi.

Bu sloganlar eşliğinde Güvenpark’a doğru yürüyüşe geçildi. Ethem SARISÜLÜK’ün katledildiği yere gelince maden işçileri ve Gezi Şehitleri için toplu olarak iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Kızılay merkezde eylem halinde olan Ankara emekçi halkı ve demokratik kitle örgütleri üyeleriyle birleşilerek sloganlar atıldı; basın açıklaması eylemimiz sona erdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, Soma başta olmak üzere tüm iş cinayetlerinde yaşamını kaybeden emekçi kardeşlerimize rahmet, ailelerine ve tüm ulusumuza baş sağlığı diliyoruz.

15 Mayıs 2014 tarihinde TBMM önünde açıkladığımız basın metni:

 

BASINA ve KAMUOYUNA

Bilindiği üzere, Manisa’nın Soma İlçesinde bulunan maden ocağında meydana gelen facia sonucu çok sayıda işçi kardeşimiz yaşamını yitirmiş, onlarcası da yaralanmıştır. Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikaların üyeleri olarak bu acı olay karşısında büyük üzüntü duymaktayız.

Ancak bu facia bir iş kazası değil açıkça toplu cinayettir. 12 yıllık AKP iktidarında tüm uyarılara, konuyla ilgili uzmanların tüm açıklamalarına rağmen gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri alınmamış, gerekli yasal düzenlemeler ve etkin denetimler yapılmamıştır. Bu nedenle Soma’da yaşanan facianın sorumlusu başta siyasal iktidar olmak üzere işçi kanıyla servetlerini arttıran sermayedir.

Ülkemizde Anayasamızın 90. Maddesine göre iç hukuk hükmünde olan uluslararası sözleşmelerin gereği olan örgütlenme özgürlüğü fiilen kullanılamaz durumdadır. Örgütlenme özgürlüğü ve toplu hak aramanın önündeki en büyük engellerden birisi taşeron çalışma sistemidir. Esasen iş mevzuatımızda uzmanlık gerektiren bazı işler dışında taşeron işçilik sistemi diye bir şey yoktur. Bir işyerinde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmuş bile olsa asıl işverenin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır.

Bu düzenlemeye rağmen yasayı hiçe sayarak çok büyük hak kayıplarına, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında ihmallerin yaşanmasına neden olan taşeron sistemi, örgütlenme özgürlüğünün fiilen ortadan kaldırılması, düşük ücretle işçi çalıştırarak daha fazla kar elde edilmesi amacıyla uygulanmaktadır. Açıkça yasalara aykırı bu durum sermayenin karını arttırırken bu karın bedelini işçiler kanıyla ödemektedir. Bu duruma ise AKP iktidarı sessiz kalarak onay vermektedir.. Ama biz işçi sınıfı sessiz kalmayacağız.

Duruma millet adına TBMM el koymak, sorumluları ortaya çıkarmak, yaşanan faciada yaşamlarını yitiren işçilerimizin ailelerine gerekli desteğin verilmesini sağlamak ve bundan sonra iş cinayetlerinin işlenmesini önlemek için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır.

Talebimiz şudur:

Soma’da yaşanan büyük facia olmak üzere ülkemizde meydana gelen tüm iş cinayetlerinin TBMM’de kurulacak bir araştırma komisyonu tarafından araştırılması.

Bu araştırma sonucunda yapılacak tespitlere göre, iş cinayetlerine kurban edilen işçilerin ve ailelerinin hak kayıplarını önleyecek yasal düzenlemelerin yapılması,

Bu iş cinayetlerinin yaşanmasına neden olan sorumluların tespit edilerek cezalandırılmasının sağlanması,

Taşeron sistemine son verilmesi için mevcut yasalarımızın daha belirgin şekilde ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak düzenlenmesi,

Örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşmeden yararlanmanın önündeki engellerin kaldırılması konusunda yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması, gerekir.

Yaşananlar göstermektedir ki, emperyalist güçlerin ve küresel sermayenin milliyeti, dini, imanı olmadığı gibi vicdanı da yoktur. Dünya’nın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de her türlü sömürü yaşanmaktadır. Bunu durduracak olan işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gücüdür. Buradan tüm işçi sınıfı örgütlerine de sesleniyoruz. Haklarımızın alınmasının ve kanımızın akmasının durdurulmasının tek yolu sermaye ve işbirlikçi hükümete karşı birlikte ve kararlı bir mücadeleyi örgütlemektir.

Birleşik Kamu-İş bu mücadelede her zaman samimi olarak yer almıştır. Bu gün Soma’da yaşanan facia nedeniyle Türkiye genelinde tüm üyelerimiz iş bırakmış ve alanlara çıkmıştır. Mücadelemiz bundan sonrada artarak devam edecektir.

Bu vesileyle Soma başta olmak üzere tüm iş cinayetlerinde yaşamını kaybeden kardeşlerimize Tanrı’dan rahmet ailelerine ve tüm ulusumuza baş sağlığı diliyoruz. Yaralananlara acil şifalar diliyor, şu an itibariyle kurtarılmayı bekleyen kardeşlerimizin de bir an önce sağlıkla aramıza katılmalarını bekliyoruz.

BİRLEŞİK KAMU – İŞ