İZMİR EMPERYALİST TERÖRE KARŞI TEK YUMRUK OLDU

İZMİR EMPERYALİST TERÖRE KARŞI TEK YUMRUK OLDU

 

 

 

 

Birleşik Kamu İş İzmir Temsilciliğinin çağrısı ile bugün saat 16.30'da bir araya gelen ADD İzmir Şubeleri, İzmir Barosu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şubesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şubesi ve İzmir 68'liler Platformu hep bir ağızdan "Teröre Karşı Tek Yumruk" diye haykırdı. 

Olumsuz hava koşullarına rağmen yüzlerce kişi Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya geldi. Basın açıklamasına Birleşik  Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan KÜTÜK, Konfederasyon Eğitim Basın ve Yayın Genel Sekreteri Semra PEKTOPAL, CHP İl Yönetici İsmet BASMACI ve Utku GÜMRÜKÇÜ, Bornova CHP İlçe Yönetimi ve Kadın Kolları Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Dr. Hakan KIRAN, Büro İş İzmir Şube Başkanı Soner SÖNMEZ, Genel Sağlık İş Şube Başkanı Dr. Alper ZOBARLAR, Eğitim İş 1 Nolu Şube Yöneticisi Yaşar ŞAHİN, 2 Nolu Şube Başkanı Oğuz EMİNOĞLU, 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin ÇALIŞKAN, 4 Nolu Şube Başkanı  Haşim KARAMAN, Gediz Bakırçay Havzası Balkan Rumeli Derneği Başkanı Gürol TÜRKMENTEPE, Makedonya Göçmenleri Birleştirme  Derneği Başkanı Şaban YAPRAK, Narlıdere Kent Konseyi Başkanı Mükerrem DEMİR ile  Sendikaların ve Demokratik Kitle Örgütlerinin yönetici ve üyeleri katıldı.

 

Basın Açıklamasını bileşenler adına Birleşik Kamu iş Konfederasyonu İzmir İl Temsilcisi Tamer Yiğit Güler yaptı. Güler  Ülkemizin  emperyalist güçlerin taşeronu olan IŞİD ve PKK terör örgütlerinin saldırısı altında  olduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün ülkemizdeki en büyük sorun terördür. Bir insanın en temel hakkı olan yaşama hakkı ortadan kalkmıştır. Yurdumuzu bölmek ve parçalamak isteğinde olan hain terör örgütleri bombalı araçlarla, canlı bombalarla, katliam yapmaktadırlar. Ortadoğu’yu parçalayan emperyalist güçler yaklaşık yüz yıl önce dayattıkları Sevr koşullarını bugünde kanlı bir planla uygulamaya çalışıyorlar.

  Artık can güvenliğimiz kalmamış, halk sokağa çıkmaktan, akşam televizyonda haberleri seyretmekten korkar olmuştur. Ülkemiz emperyalist güçlerin taşeronu olan IŞİD ve PKK terör örgütlerinin saldırısı altındadır. “Yurtta Barış Dünyada Barış” temel ilkemiz terk edilmiştir.

 İktidar terörle mücadelede samimi ve objektif olmak zorundadır. ABD ve diğer emperyalist güçler yıllarca terörü desteklemiş başta Ortadoğu’yu kana bulamış sonra o ülkelerde hakimiyet kurarak egemenlikleri altına almışlardır. Aynı oyunu şimdi ülkemizde yapmaya çalışmaktadırlar. Bu sebeple iktidar bu oyunlara gelmemelidir.

 İktidarın yanlış dış ve iç politikası sonucunda; halkımız nasıl ölmeden yaşayacağını, bombalardan nasıl kurtulacağını hesap etmek zorunda bırakılmıştır..

 Ülkemizi yöneten AKP iktidarının emperyalist güçlere uyarak Suriye ye Esat rejimini yıkmak için girmeye çalıştığında karşı çıktık, çünkü bir ülkenin toprak bütünlüğü bozulduğunda o ülke emperyalist güçlerin ve onların uşakları olan terör örgütlerinin yuvası haline gelecektir. Ve dediğimiz gibi de oldu. Terör örgütleri Suriye sınırımızda bir koridor oluşturmaya başlayarak Sınırımızda cirit atmaya başladılar. Yani beş yıl önce yapılan sorumsuzluğun cezasını şimdi çekmeye başladık.

 

PKK terörü ile 80’li yıllardan bu yana büyük bir mücadele verilmiş ve 1999 yılında kanlı örgütün elebaşı ÖCALAN’ı yakalayarak 2002’de terörü bitirme noktasına gelinmiştir.

 

         Ancak çözüm süreci diye milletimize yutturulmaya çalışılan dönemde; OSLO görüşmeleri, Habur’da PKK’lıların karşılanması, özel mahkemeler kurulması, Akil adamlarla yurdun karış karış gezilmesi, doğu illerimizde hendekler kazılması, bombalı tuzaklar yerleştirilmesi, Öcalan’ın mesajının meydanlarda okunması olayları yaşandı.

 

Peki sonra ne oldu; Terör tekrar güçlenerek ülkemizde şerefsizce alçakça ülkemizin her köşesinde bombalar patlattılar. Ankara’yı İstanbul’u ,Diyarbakır’ı Antalya’yı, Kayseri’yi unutmadık.  Stat  nöbetindeki polisimizi, izne çıkan askerimizi, okula giden öğrencilerimizi ve sivil vatandaşlarımızı katledecek kadar kalleş olan bu hainlere karşı hepimiz Mustafa Kemal olmalıyız!

PKK ile mücadele ederken yıllarca bizim karşı çıktığımız ama sizin öve öve bitiremediğiniz Fetullah GÜLEN yani FETÖ terör örgütü ortaya çıktı. Bu örgüt devletimizin her kademesine sızmış, bununla yetinmeyip 15 Temmuz darbe girişiminde bulunarak yüzlerce masum insanımızı katletmişlerdir.  Analar babalar çocuklar kan ağlarken siz iktidar olarak bütün bu olaylar sonucunda sorumluluk almayıp sadece kandırıldık demekle yetindiniz.

AKP iktidarına son kez sesleniyoruz; Bir daha teröristlerle ve onları destekleyen emperyalist güçlerle masaya oturmayın, biz askerimizle, polisimizle ve halkımızla terörle mücadele etmeye topyekun hazırız.  

         Gün ülkemizdeki rejim değişikliğini ve Başkanlığı tartışma günü değildir.

Vatanımızı parçalara ayırmak isteyenlere karşı gün Kuvay-i milliye ruhuyla Cumhuriyet değerleri çatısında birleşme günüdür.

Kurtuluş Savaşı’nda Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk etrafında bütünleşerek ülkemizi parçalamak ve ulusumuzu esaret altına almak isteyen emperyalist devletlere karşı dünyada ilk bağımsızlık mücadelesini vermiş büyük bir zafere, yanındakilerin ırkına, mezhebine, ideolojisine bakmayı aklından bile geçirmemiş; bu topraklar üzerinde ortak yaşam idealiyle kadın, erkek, genç, yaşlı birlik olup emperyalist güçlere karşı göğsünü siper etmiş bir ulusun evlatları olarak,  bu gün de yine emperyalist güçlerin uşaklığını yapan terör örgütlerinin ülkemizi kan gölüne çevirmelerine aynı ruh ile izin vermeyeceğiz.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabesinde de belirttiği gibi biliyoruz ki bizleri elimizde ki bu hazinemizden, Vatanımızdan ve Cumhuriyetimizden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahlar olacaktır. Ancak bu emelde olanlar unutmamalıdır ki bizler bu vatanı kanları ile sulamış olan ataların torunlarıyız.

Bizler bu ülkenin bir karış toprağı için canımızı seve seve veririz. Şunu bilsinler ki biz başka milletlerin insanlarına benzemeyiz. Ülkemizi terk etmez, kadınımızla, çocuğumuzla kurtuluş savaşında olduğu gibi bu günde aynı mücadeleyi gözümüzü kırpmadan veririz.

Şunu millet olarak iyi bilmeliyiz;  terörle mücadeleye siyasi düşüncemize göre bakmamalıyız, terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizi sonuna kadar desteklemeliyiz. Biz millet olarak polisimize askerimize sonuna kadar güveniyor ve TSK ve Polisimizin   Suriye sınırımızdaki teröristlerinde, ülkemizin içindeki teröristlerinde ve onları destekleyenlerinde hakkından geleceğinden eminiz, yeter ki biz tek yumruk olalım.

Kahraman Mehmetçiğimizin IŞİD, PKK ve diğer Terör Örgütlerinden temizlediği yerleri Suriye’nin meşru rejim güçleriyle ilişkilerini, toprak bütünlüğü temeline geliştirerek onlara teslim edip Ortadoğu bataklığından bir an önce çekilmelidir.

Son olarak Vatanımız uğruna canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor yakınlarına sabırlar diliyor, gazilerimizi hiçbir zaman unutmayarak sonuna kadar sahip çıkacağız” dedi.

Kitle, "Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler", "Teröre Teslim Olmayacağız", "Atatürk'ten, Deniz'e Tam Bağımsız Türkiye" sloganları attıktan sonra, Tamer Yiğit Güler "Gün ülkemizdeki rejim değişikliğini ve Başkanlığı tartışma günü değildir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.