KARA ELMASIN DEĞERLİ MADENCİLERİNİ UNUTMUYORUZ!

KARA ELMASIN DEĞERLİ MADENCİLERİNİ UNUTMUYORUZ!

Dünyanın en zor mesleklerinden biri olan madenciliği 4 Aralık Dünya Madenciler Günü nedeniyle bir kez daha hatırlıyoruz. 

Madenciler, kömür havzalarında ekmek ve yaşam mücadelesi vermektedir. Yerin metrelerce altındaki kömür havzalarında çalışmak zorunda kalan emekçilerin kömür karası yüzlerini ve hayatlarını madende bırakanları unutmuyoruz.

Yeraltında her türlü tehlike ve zorluk altında çalışarak emeklerini kazanmak zorunda kalan ve yaşam mücadelesi veren emekçilerin alın terlerinin farkındayız.  4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nün anlamı aslında hem korunmanın hem de korkunun mekanı olarak tarihlenmektedir.  

Roma İmparatorluğu zamanında babasının gazabından kaçan Santa Barbara isimli, sarışın, mavi gözlü bir kızcağız bir mağaraya sığınıyor ve o mağarada çalışan madencileri koruduğuna inanıldığı için madencilerin koruyucu azizesi ilan ediliyor ve bu kız o tarihte Roma İmparatorluğu döneminde İzmit'te yaşaması nedeniyle, önce Anadolu'da 4 Aralık Madenciler Günü ilan ediliyor. Ondan sonra da tüm dünyada 4 Aralık Dünya Madenciler Günü olarak kutlanmaktadır.

Türkiye’deki maden kazalarını saymakla bitmediğini bizler kadar AKP iktidarı da bilmektedir. Hayatlarını madende kaybedenlerin ve onların ailelerinin hayatları acılarla dolu olduğuna şahit olmaktayız.  Türkiye’nin madenlerinde o kadar ihmalkarlık var ki hangisini söylesek az kalır!

Soma, Ermenek ve Zonguldak daha unutulmadı!

   13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’dan tüm insanlığın yüreğine bir ateş düştü. Tarihimizdeki en kitlesel işçi katliamı yaşandı. Bu katliamda 301 işçi hayatını kaybetti. Çoğu hayatının baharında olan bu işçiler göz göre göre ölüme gönderildiler, ama katiller bunu normalleştirmeye çalışarak KAZA dediler.

Biz buna kasten adam öldürme diyoruz ve bir katliam olduğunu düşünüyoruz. Bu katliamın sorumluları da maden ocaklarını özelleştiren ve denetimsiz bırakan AKP İktidarıdır. 301 işçinin hayatını kaybettiği bu katliamda, yüzlerce işçi yaralandı, çocuklar babasız, kadınlar eşsiz, anne-babalar evlatsız kaldı. 

AKP hükümeti “Her şey denetlenmiştir, kusur yoktur.” diyerek Soma Holding’in avukatlığını yapmıştır. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın maden kazaları ile ilgili “ÖLÜM MADENCİNİN FITRATINDA VAR” şeklindeki açıklaması insan yaşamına bakışını ortaya koymuştur.

Soma’ya giden Başbakana tepki gösteren vatandaşlar, Tayyip Erdoğan’ın korumaları tarafından tartaklanmıştır. Tayyip ERDOĞAN “Bu ülkenin başbakanına yuh çekersen tokadı yersin.” diyecek kadar ileriye gitmiştir.

SOMA’da ki katliam, ülke ve dünya gündeminde büyük yankı bulmuştur. Ülkemizde iş cinayetleri sistematik bir şekilde devam etmektedir. Neredeyse her ay yaklaşık olarak 100 işçi iş kazalarından dolayı hayatını kaybetmektedir. 2013 yılında 1235, 2014 yılında 1886 işçi, 2015 yılında ise 1593 kişi hayatını kaybetmiştir. 

Bu işçi katliamlarının en büyük nedeni özelleştirmelerdir. Ülkemizde 1980 faşist darbesi ile birlikte özelleştirme girişimleri başlamıştır. Her biri büyük değerler taşıyan Ata yadigarı kurumlarımız, neredeyse bir yıllık karlarına karşılık yerli ve yabancı sermayeye satılmıştır.

Madencilik sektörü de özelleştirmelerden nasibini almıştır. Çağın gerisinde yöntemler ile yapılan madencilik özelleştirilerek, işverenlerin insafına terk edilmiştir. Bu sektör deneyimi olmayan, gerekli teknik donanımdan ve alt yapıdan yoksun olan ve tek düşüncesi yüksek kar olan sermayenin eline geçmiştir.

Emperyalistler,  daha fazla kar elde etme hırslarıyla özelleştirmenin yanı sıra taşeronlaşma sistemini de uygulamaya koymuşlardır. Bu sistemle özellikle son beş yılda kamuda ve özel sektörde taşeron işçi sayısı yedi kat artmış, 360 binden 2,5 milyona çıkmıştır.

Maden katliamlarının ve işçi ölümlerinin önüne geçilmesi için Birleşik Kamu-İş olarak:

Maden ocaklarında çalışan işçilerin sendikalı olmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. İşçilerin özlük hakları korunarak, madenlerin güvenli hale getirilmesi sağlanıncaya kadar üretime ara verilmesi ve Maden Mühendisleri Odası, EMO gibi meslek odaları ve Sendikalarında içerisinde olacağı bağımsız bir teknik heyetin oluşturulması ve bunların tüm madenlerde inceleme yapması sağlanmalıdır, DİYORUZ.

Ayrıca, işçi güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için gerekli yasaların çıkarılarak, maden ocaklarının yeniden kamulaştırılması BİRLEŞİK KAMU İŞ’İN öncelikli talebidir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, Dünya Madenciler Günü’nü bu tür acıların bir daha yaşanmayacağı günleri kutlar, Soma’da, Ermenek’te ve Zonguldak’ta yaşamını yitiren madencilerin acıları önünde saygıyla eğiliriz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU