KHK VE OHAL HALEN MAĞDURİYET YARATMAYA DEVAM EDİYOR

KHK VE OHAL HALEN MAĞDURİYET YARATMAYA DEVAM EDİYOR

AKP hükümeti ülkemizi OHAL ve KHK’larla yönetmeye devam etmektedir. Yargılama yapılmadan binlerce kamu çalışanının görevine son verilmiştir.

7 Şubat 2017 tarihli 686 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4 bin 464 kişi memuriyetten atılmıştır. Söz konusu KHK içeresinde 330 akademisyen yer almaktadır. Cumhuriyet tarihi ile özdeşleşen üniversitelerin kadrolarının adeta budanarak bir beyin kıyımı yapılmaktadır. Üniversitelerde ihraç edilenlerin önemli bir kısmı alanında uzman isimler ve ülkemize bilimsel anlamda birçok değer kazandırmış bilim insanlarıdır. Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu’nun da KHK ile ihraç edilmesi manidardır. Devlet üniversitelerinin içi boşaltılmaktadır.

Siyasal iktidar, KHK ile görevine son verilenlere karar verirken çok hassas ve titiz davranması gerekirken hukuk tanımaz ve keyfi uygulamalara devam edildiği görülmektedir.

OHAL’e dayanarak çıkarılan KHK’lar ile kamuda yapılan ihraç işlemleri maalesef Anayasa ve yasalarımıza uygun değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; memurların hiçbir soruşturma işlemine tabi tutulmadan ve kanunlarla belirlenen savunmaları alınmadan ihraç edilmesi kabul edilemez. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda açıkça memurların işten atılma ve açığa alınma durumları belirtilmiştir. Anayasa ve yasalar çiğnenerek yapılan bu hukuksuz uygulamalarla hem iç hukukumuz hem de uluslararası hukukta ciddi sorunlar yaratacaktır.

KHK’larla ilgili daha önce hukuksuz ve adaletsiz uygulamalar nedeniyle birçok mağduriyet yaratılmıştır. Ülkemizin yaşamış olduğu siyasi ve ekonomik sorunlar ile hukuksuz ve adaletsiz uygulamalar hızla artmakta ve binlerce insan halen KHK’larla mağdur edilmektedir. Bu adaletsizlik ve hukuksuzluk devam ettikçe mağduriyetler artacaktır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, KHK’lar muhalif sesleri susturma aracı olarak kullanılmamalıdır. Gerçek hedef terör örgütleri ve darbe girişimcileri olmalıdır. Türkiye tarihinde hiçbir zaman kamu görevlileri, üniversiteler ve akademisyenler bu ölçüde bir baskıya maruz kalmamıştır ve acilen yapılan hatadan geri dönülmelidir.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU