Konfederasyonumuz ve 15-16 Haziran 1970 Direnişi…

Konfederasyonumuz ve 15-16 Haziran 1970 Direnişi…

1970 yılının 15–16 Haziran 1970 tarihinde İstanbul ve Kocaeli’de, Türkiye işçi sınıfı tarihinde o güne kadar örneği ve hatta benzeri görülmemiş bir eylemlilik yaşandı. Emekçi tarihimizin en önemli işçi eylemlerinden olan “15-16 Haziran direnişi” bugün Türkiye devrimci halkının toplu direnişine de öncülük etmiştir diyebiliriz.

1960′lı yıllar, yalnızca yeni Anayasanın özgürlükçü enerjisini ardına almış Türkiye’de değil, dünyada da ilerici hareketlerin çoğaldığı, kitle eylemlerinin arttığı yıllardı.

TÖS, Ankara’da 15 Şubat 1969 günü Büyük Eğitim Yürüyüşü gerçekleştirmiş, ardından, 15-18 Aralık 1969 Büyük Öğretmen Boykotu’yla Türkiye tarihinin ilk etkili genel grevi yapılmıştı. “Resmi veriler”e göre de olsa 1970 yılında sendika üyelerinin sayısı 2,1 milyondu.

1965 genel seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi oyların yüzde 3’ünü alarak 15 milletvekili çıkarmıştı. 13 Şubat 1967′de Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) kurulmuştu.

Ancak, TÜRK-İŞ’in de katkılarıyla, 274 sayılı Sendikalar Yasası’nı ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası’nı değiştiren iki tasarı hazırlandı. Bu konuda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ile de görüş birliği sağlandı. Amaç, DİSK’i ve bağlı sendikaları fiilen iş yapamaz duruma getirmek ve ortadan kaldırmaktı.

15–16 Haziran, farklı konfederasyonlara bağlı sendikalarda örgütlü, çeşitli iş kollarında çalışan ve farklı illerdeki işçilerin, ücret dışı haklar için ortaklaşa ilk eylemi olması açısından, Türkiye işçi sınıfı ve sendikacılık hareketi içinde özel bir yere sahiptir.

1968–1970 döneminde gelişen olaylar, tek tek iş yerleriyle sınırlı kalmıştı. İlk kez 15–16 Haziran’da çeşitli iş kolları ve illerdeki 100 bin dolayında işçi iş yeri sorunlarını aşarak ortak bir eylem gerçekleştirdi.

15–16 Haziran olaylarına, bugün Taksim Gezi Parkı direnişiyle başlayan Haziran 2013 direnişinde olduğu gibi DEV-GENÇ’liler, TİP’liler ve diğer sosyalistler de katıldı. Ancak bugünkü gibi bu olayları başlatan ve sürdürenler değillerdi. Sendikaların öncülüğü ve yönlendiriciliği olmaksızın, iş yerlerindeki bazı örgütlülükler temelinde kendiliklerinden başlattığı barışçıl gösterilerin, yapılan müdahalelere bağlı olarak ve DEV-GENÇ’lilerin de teşvikiyle, sertleşmesiydi.
BİRLEŞİK KAMU İŞ’İN GİTTİĞİ YOL

15–16 Haziran direnişini bilincinde taşıyan Birleşik Kamu İş Konfederasyonumuz, Taksim Gezi Parkı direnişinin başladığı 31 Mayıs 2013 günü -sitemizde- yayınladığı “Gezi Parkı saldırısı AKP’nin İstanbul’a rant saldırısının parçasıdır!” başlıklı bildiriyi kaleme almış ve 1 Haziran 2013 günlü çağrısında “Üyelerimizin Dikkatine…Taksim Gezi Parkı direnişine destek vermek için yurdun dört bir yanında yapılacak eylemlere katılım sağlanması konusunda gereken hassasiyetin gösterilmesi önemlidir.” duyurusunu yapmıştır.

Şanlı 15-16 Haziran 1970 direnişi, bugün, 43 yıl sonra, 15 Haziran 2013′de, Birleşik Kamu İş Konfederasyonuna bağlı sendikalarımıza üye emekçilerimizin kalbinde ve bilincinde yaşıyor.
BİRLEŞİK KAMU İŞ KONFEDERASYONU