KÖY ENSİTÜLERİNİN KAPATILMASI EĞİTİMİ PARÇALADI

KÖY ENSİTÜLERİNİN KAPATILMASI EĞİTİMİ PARÇALADI

Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, Köy Enstitüleri'nin 75. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitüleri'nin kapatılması yatmaktadır” dedi.

Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 yılında kuruldu. Amacı, eğitim yoluyla köyün ve köylünün kalkındırılmasıydı. Köy Enstitüleri; eğitimin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı yönü olarak hayata geçirilmişti. Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş'e bağlı Eğitim-İş'te; 17. Kuruluş yıldönümünde Köy Enstitüleri'nin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıkıyor. Köy Enstitüleri'nin felsefesi, heyecan ve ruhunu okullarımızda yaşatmak, tüm yurtta cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmek amacıyla eğitim ve öğretim yapmaktadır.

"KÖY ENSTİTÜLERİ TOPLUMSAL KALKINMAYI SAĞLADI"

Köy Enstitüleri'nin kurulduğu dönemde Türkiye’de, eğitim düzeyinin düşük, sanayisinin cılız, nüfusunun yüzde 80’inin köyde yaşayan bir ülke olduğunu belirten Demir, "Köy Enstitüleriyle ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte hedeflendiğini ve Türk köylüsünün üzerindeki bilgisizlik, cahillik örtüsünün kaldırılmaya çalışıldı.  Çünkü okur yazar olmayan bir toplum ile Atatürk Cumhuriyetinin hedefi olan çağdaş uygarlığa ulaşılamazdı. İşte Köy Enstitüleri ile bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır" bilgisini verdi.

"KÖY ENSTİTÜLERİ'NİN KAPATILMASI DERİN BİR YARA AÇTI"

Demir, Köy Enstitüleri'nden yetişenlerin Anadolu’yu aydınlatmaya başladığını ancak Cumhuriyetçi kadronun kazandırdığı ivmenin gerici ve tutucu egemen güçler tarafından tepki gösterildiğinin altını çizdi.   Demir, bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitülerinin kapatılması olduğunu kaydetti ve ekledi:

“Köy Enstitülerinin kapatılması ülkemizdeki aydınlanma sürecinin durdurulması ve demokratik işleyişin sekteye uğratılması anlamına gelmiş, genel anlamda da demokrasimizin derin bir yara alması sonucunu doğurmuştur. Enstitülerin kapatılması Türkiye’nin aydınlanma tarihinde gericiliğin zaferi olarak yerini almıştır. Ne yazık ki, o gerici anlayışın uzantıları bugün de işbaşındadırlar. 4+4+4 eğitim sistemi ile Cumhuriyet’in temeli olan ‘Öğretim Birliği’ parçalanmış, laik, bilimsel, parasız ve ulusal eğitim yok edilmiş, okullarımız medreseye döndürülmüştür. Siyasi iktidar, çocukları medrese eğitimi ile ‘itaatkar’, ‘biat eden’ kullar haline getirmeye çalışmaktadırlar."