Savaşa sürükleniyoruz… BOP emperyalist planı IŞİD zalimliğiyle örtülmeye çalışılıyor…

Savaşa sürükleniyoruz… BOP emperyalist planı IŞİD zalimliğiyle örtülmeye çalışılıyor…

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 1 Ekim 2014’de başlayacağı yeni yasama yılına Irak ve “Suriye tezkereleri” ile başlayacak. “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükümet’e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi”nin süresi 2 Ekim’de bitiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu; “Muhtemelen Suriye ve Irak ile ilgili tezkereleri yarın iki ayrı şekilde Meclis’e göndereceğiz” dedi.

 

BÖLGEMİZDE NELER OLUYOR?

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Türkiye’ye yaptığı ziyaretler sonrası yaptığı açıklamalar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti sonrası yüz seksen derece değişen konuşmalarına bakınca savaş tamtamları çalındığını ve Türkiye’nin bu savaşın cephe hattına sürülmek istediği anlaşılıyor.

Bu açıdan Birleşik Kamu İş olarak 2 Ekim’de TBMM’de görüşülecek olan tezkere konusunda dikkatlı ve duyarlı olmak zorundayız. Bu tezkereler 2003 yılında TBMM’de reddedilen ve “1 Mart Tezkeresi” olarak anılan tezkere kadar bölge ve ülkemizin geleceği için yaşamsal önemdedir.

IŞİD’ın Suriye ve Irak’ta Alevi ve Şiilere, Araplara, Türkmenlere, Ezidilere ve Kürtlere karşı dünyanın gözü önünde giriştiği saldırı ve katliamlar büyük boyutlara ulaştı.

Bu saldırıların durdurulması için demokrasi ve insan hakları konusunda duyarlı  ilerici-devrimci bütün emekçi kesimler mücadele etmeli. Ancak bunu yapabilmek için bölgemizde meydana gelen gelişmelerin uluslararası boyutunu da görmeli ve bu bütünlüklü değerlendirmeye göre tavır almalıdır.

Öncelikle ABD emperyalizminin, on-onbeş yıldır gerçekleştirmeye çalıştığı -kısmen de mesafe aldığı- GBOP’ni (Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi) bu son krizi de bahane ederek yeniden ele almayı ve ilerletmeyi amaçladığını görüyoruz.

Emperyalist blokun, Suriye yönetimine ve Irak’ta Maliki’ye karşı destekledikleri IŞİD’in Irak’ta ve Suriye’de GBOP’un normal ilerleyişini bozacak sonuçlar yaratmaya başlaması ve özellikle de petrol kuyularını ele geçirmesi üzerine uluslararası emperyal amaçlı büyük bir koalisyon kurmaya başladılar.

ABD’nin başını çektiği bu koalisyon son haftalarda bölgede yaşanan sorunları bu politikanın pratiğe geçirilmesi için kullanmak istemektedir.

 

TEZKERE”LERE NEDEN GEREK DUYULUYOR?

ABD emperyalizmi, bölgede cereyan eden katliamları, saldırıları, göçleri, ölümleri, insan haklarıgirişimlerini koalisyon çalışmalarını, silahlandırma faaliyetlerini yaptığı planlar doğrultusunda şekillendirmeye ve yönetmeye çalışmaktadır.

Irak ve Suriye’deki gelişmeler bahanesiyle, Batı’da koparılan velvelenin ardında yatan asıl neden budur.

Madem insan hakları ve barış için saldıracaklar, emperyalist Irak işgali ve Suriye’de iç savaş çıkarılması sonucu doğan bu kanlı iç savaşlarda çoğu ülkemize göç etmek zorunda kalan yüz binlerce bebek ve çocuğun sağlık, eğitim gibi insani hakları konusunda tek bir toplantı yapmamakta, tek bir sent bile niçin harcamamaktadırlar!

Onların derdi IŞİD’in saldırılarını bahane ederek bölgeyi on yıllarca kana bulayacak planlarını uygulamaya sokulmasına ortam hazırlamaktadır.

İşin özeti, kurulacak emperyalist Koalisyon ile bölge GBOP doğrultusunda şekillendirilecektir.

Bu emperyalist Koalisyon, Birinci Paylaşım Savaşından sonra bölünen Ortadoğu’yu iki-üç kat daha fazla bölmeyi hedeflemektedir. Parçalanmış olan Suriye ve Irak’ın her biri üçe bölünerek ve bunların bazılarını kendi aralarında birleştirerek ilk elde dört yeni devlet ortaya çıkarılacaktır.

 

TÜRKİYE’NİN GELENEKSEL ORTADOĞU POLİTİKASI

Görüldüğü üzere Ortadoğu’nun şanına yakışacak biçimde oyun içinde oyun vardır. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir emperyalist savaş sonucu yaşanmış fiili işgale karşı kuruldu. Kurucu kadrolar Arap çöllerinden Balkan dağlarına kadar her yerde savaşırken emperyalistlerin gerçek yüzünü de tanıma olanağı bulmuşlardı.

Bunun için Ortadoğu konusunda yaşadıkları deneyimlerle çok dikkatli davranmışlardır.

Türkiye’nin geleneksel politikası işte oldukça pahalı bu deneyim sonucu “Ortadoğu’da ülkelerin iç işlerine asla karışmama” olarak belirlenmiştir.

Eğer bugün ülkemiz savaşa sürükleniyorsa, bu geleneksel deneyimi yok sayan “Osmanlıcılık”, yeni imparatorluk söylemleriyle emperyalizmin yönlendirmesi altında,on yıldır ibretle izlediğimiz politikaların geldiği en son noktadır.

Alavere dalavere Türkler cepheye kararına hayır diyoruz.

Ülkeyi bölme hevesindeki PKK’nin emperyalist cepheyle ittifakı, Batı kamuoyunda Türkiye için IŞİD’e destek veren terörist ülke söylemlerinin arttığı dikkate alındığında böyle bir savaştan nasıl çıkacağımız belli değildir.

Değil bu savaşa fiili olarak katılmak, İncirlik üssünün kullandırılması bile cinayetle eşdeğerdir.

Emperyalistlerle savaşa giren ve savaş sonucu topraklarının yarısını kaybeden Osmanlı örneği önümüzdedir.

Savaş tamtamlarının çaldığı bu karanlık günlerde, Birleşik Kamu İş olarak “Tezkere” konusunda TBMM üyelerini ve halkımızı dikkatli olmaya çağırıyoruz.

Bilinmelidir ki emekçilerin emperyalist savaşa gönderecek çocukları yoktur. Mecliste tezkereye evet diyecek vekiller kendi çocuklarını cepheye göndereceklerse evet desinler; halkın çocukları üzerinden emperyalist savaşa destek olanları tarih affetmeyecektir.

Atatürk’ün yurtta barış dünyada barış ilkesi esas alınmalı, emperyalizmin maşası konumuna ülke sürüklenmemelidir. Bu savaş emekçilerin ve halkımızın yararına değildir

Emperyalist savaşa hayır!

 

İsmail TUTOĞLU

Birleşik Kamu İş Genel Başkanı