Sivas Katliamında ölen canları anmak bugün daha anlamlı!

Sivas Katliamında ölen canları anmak bugün daha anlamlı!

Sivas Katliamının üzerinden tam 20 yıl geçti.

20 yıl önce Sivas‘ta Madımak Oteli‘nde güvenlik güçlerinin ve hükümetin gözleri önünde gericiler 33 aydını, 33 canı yakarak öldürdüler.

İnsanlık tarihinin yaşadığı enacı katliamlardan biridir 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı. İradenin, bilincin, direncin ve bilginin simgesi olan Pir Sultan Abdal‘ı yaşadığı yer olan Sivas‘ta Onu anmak için etkinliğe katılan aydın, yazar, şair, sanatçı, ozan ve semah grubundan oluşan 33 kişi Madımak‘ta yakılarak katledildi.

20 yüzyılın Türkiye’sinde gözü dönmüş dinci bir güruh, herkesin gözü önünde 8 saat boyunca adeta göstere göstere 35 insanı diri diri yaktı!

İlmek ilmek örülmüş Türkiye gericiliğinin tarihi eylemlerinden bir dönüm noktasıydı 1993Sivas Madımak Katliamı.

Saldırı, Cumhuriyet Devleti’ne ve onun tüm ilerici kazanımlarına yönelikti. Gericilik, Türk devrimiyle kaybettiği mevzileri ele geçirmek için, ilerleyişini engellediğine/engelleyeceğine inandığı insanları bazen tek tek öldürerek, bazen toplu katliamlarla yakarak, yıkarak katlederek uzun ve kanlı bir yoldan geldi. Sivas Katliamı bunun için yapıldı;Prof. Bahriye Üçok, Turan Dursun, Prof. Muammer Aksoy bu ilerleyiş için katledildiler.

Bugünün sağcı iktidar(lar)ı Türksağının büyük koalisyonunun binbir çeşit mücadelesinin toplamı bir sürecin sonuç ürünüdür.

Otaçağdan çıkıp gelmiş zihniyetin on yıllardır süren her türlü yeraltı ve yerüstü faaliyetinin, çağımızda gericiliği besleyen en büyük güç olan emperyalistlerle koalisyonundan ortaya çık(arıl)mış korkunç bir tehlikeyle yaşıyor ülkemiz.

Politikleşmiş İslam, diğer adıyla ABD güdümünde “ılımlı İslamcılık” -gerçek müslümanlıkla asla karıştırılmasın!- akla hayale gelmeyecek politik manevraları benimsemiş iki yüzlü davranışların, kendisi gibi düşünmeyeni kesen, kendi faşizmine ise en küçük direniş karşısında mazlum rolüne soyunan, gaz sıkan, su sıkan,kurşun sıkan, gerçekte dünya nimeti olan maddi çıkarlara bağlı,halk düşmanı bir ideolojidir.

*

Birleşik Kamu İş olarak bizler Türkiye’de gericiliğin tarihsel köklerinden bugünkü ilişkilerine kadar gerçek yüzünü biliyoruz.

Konfederasyonumuz bu karanlık güçlerden hep uzak durmuş, onlarla mücadele etmiş olan, tam bağımsız, ilerici, demokrat, çağdaş bir Türkiye’nin çalışanlarının biricik örgütüdür.

Ankara 1 No’lu DGM’nin “Sivas Katliamı” ile ilgili gerekçeli kararı şöyledir: “Kutsal kitaplarda bile, değil bir insanı, bir karıncayı yakarak öldürmeken büyük günah sayılmıştır. 35 kişi yanarak ölürken sanıkların vicdanlarında en ufak bir acıma hissi uyanmamıştır. İçlerindeki bu kin, nefret, Cumhuriyete, Atatürk’e, onundevrimlerinedir. Türkiye’nin aydınlık yüzlü insanları, SivasKatliamını hiçbir zaman unutmamalı, unutturmamalıdır.”

Sivas Katliamı’nı üzerinden zaman geçtikçe daha büyük bir tepkiyle lanetliyoruz.

Bir daha, bir daha yaşamamak unutmamak gerektiğinin bilincindeyiz.

 
BİRLEŞİK KAMU İŞ