SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

SOMA KATLİAMINI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

Soma cinayetinin üzerinden tam iki yıl geçti.  13 Mayıs 2014 günü, 301 maden emekçisinin hayatının kaybettiği “maden ocağı” yangını,  aynı zamanda tüm Türkiye’nin yüreğine düştü. 

Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi katliamının yaşandığı Soma’da, acılar tazeliğini korumaktadır. Çünkü 301 işçinin hayatını kaybettiği, yüzlerce işçinin yaralandığı, çocukların babasız, kadınların eşsiz, anne-babaların evlatsız kaldığı bu katliamın hesabı sorulmadı, yaralar hala sarılmadı ve kurtulan madenciler ile hayatını kaybeden madencilerin aileleri mağdur durumda bırakıldı.

301 maden işçisinin can verdiği facianın ardından, Soma Kömür İşletmeleri AŞ, 1 Aralık 2014’te 2 bin 832 maden işçisinin işine son verdi. İşçilere yasal hakları olan kıdem tazminatları ise ödenmedi, açtıkları yüzlerce tazminat davasının sadece 8’i sonuçlandı.  2 bin 832 madencinin tazminatları 24 taksite bölündü ve sadece 5'i alabildi.  Katliamdan kurtulan, birkaç ay sonra da cep telefonu mesajıyla işten çıkarılmanın şokunu yaşadılar madenciler.  Sermayenin acımazlığına inat;  maden işçileri,  büyük bir çoğunluğu farklı alanlarda çalışıp yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldılar. 

Zor olan, Soma faciasının üzerinde iki yıl geçmesine rağmen sorumlular cezalandırılmaması oldu. Yakınlarını kaybeden madenci aileleri, sorumluluların cezalandırılmamasına büyük tepki duymaktadır. Çünkü madenci ailelerinin acıları bu nedenle kabuk bağlamamaktadır.

İş güvenliği konusunda yeterli önlemlerin alınmadığını rakamlar ortaya koymaktadır. Çünkü ülkemizde iş cinayetleri sistematik bir şekilde devam etmektedir. Neredeyse her ay yaklaşık olarak 100 işçi iş kazalarından dolayı hayatını kaybetmektedir. 2013 yılında 1235, 2014 yılında 1886, 2015 yılında ise 1730 işçi hayatını kaybetmiştir.

Türkiye iş kazalarında ne yazık ki Avrupa’da birinci, dünyada ise Çin ve Hindistan’ın ardından üçüncü sırada yer almaktadır. Bu tablo karşısında maden ocaklarını ve işyerlerini denetimsiz bırakan iktidar ve kar hırsı ile hiçbir önlem almayan sermaye, “iş kazası” diyerek, kendini kurtarmakta ve sorumluluğu üzerinden atmaktadır. Bu kadar çok işçiyi göz göre göre ölüme gönderenlerin ve buna göz yumanların bahanesidir  “kaza”. Oysa yaptıkları tamamen “katliam”dır.

Emperyalistlerin kar hırsından dolayı maden ocaklarını özelleştiren, denetimsiz bırakan, taşeronlaştırma sistemini hayata geçiren AKP iktidarı, yaşanan bu kazaların ve katliamların birinci derecede sorumlusudur.

Maden katliamlarının ve işçi ölümlerinin önüne geçilmesi amacıyla; maden ocaklarında çalışan işçilerin sendikalı olmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. İşçi güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için gerekli yasalar çıkarılmalı ve maden ocakları yeniden kamulaştırılmalıdır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; 2 yıl önce Soma’da  cinayete kurban  giden 301 emekçimizi, ailelerini, çocuklarını ve hayatını kaybeden işçilerimizi unutmuyoruz. Acıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

SOMA’NIN HESABI SORULACAK!

SOMA’YI UNUTMA, UNUTTURMA!

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ  KURULU