Tam 83 yıl önce de Kubilay’ı katletmişlerdi…

Tam 83 yıl önce de Kubilay’ı katletmişlerdi…

Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, Menemen’de yedek subay olarak askerlik görevini yaparken, 23 Aralık 1930 sabahı bir tarikat liderinin görevlendirdiği kişilerce yönlendirilen ve dışarıdan kente getirilen çember sakallı, sarıklı ve cüppeli kişilerce önce kurşunlanıp sonra boğazı kesilerek katledildi.

O gün, değişik kentlerden gelmiş “Derviş” lakaplı silahlı kişiler camiden aldıkları yeşil bayrağı kent meydanına dikmiş çevresinde “halifenin ordusu” gelecek çağrısıyla halkı silahlı ayaklanmaya çağırmışlar, yoldan geçenleri zikir ayinlerine zorla katmak isteyerek taciz etmişlerdi.

“Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir.” diyerek bir isyan hareketi başlatmak istemişlerdi.

Durum ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla komutan, yedeksubay Kubilay’ı olay yerine gönderdi. Kubilay bir manga askerle olay yerine geldi. Askerlerin yanından ayrılarak, tek başına dervişlerin arasına girip teslim olmalarını istedi. Onlardan biri ateşle karşılık verdi; Kubilay’ı yaraladı. Bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardı. Derviş Mehmet adlı olanı, “bana kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalıştı.

Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları peşi sıra geldiler. Derviş Mehmet burada testere ağızlı bağ bıçağını çıkardı ve yaralı Asteğmen Kubilay’ın başını kesti.

Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalıştılar ancak başaramadılar. Birisi ip getirdi ve Kubilay’ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen bekçilerden iki kişi de vurularak öldürüldü. Daha sonra askeri birlikler geldi ve çatışmada kimisi yakalandı kimisi öldü.

*

31 Aralık 1930 günü Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir’in merkez ilçelerinde 1 Ocak 1931’den itibaren 1 ay süre ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edildi ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kuruldu. Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık (anayasayı cebren tağyir, eyleme iştirak, azmettirme veya Mehdi Mehmed’in mehdiliği için harekete geçtiğini bildikleri halde hükümete zamanında haber vermedikleri suçlamalarıyla) yargılandı.

28 sanık, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edildi. Bazıları Kubilay’ın başının kesildiği yerde asıldı. Diğerleri beraat etti ya da değişik cezalar aldı.

*

Olayı ayrıntılarıyla anlatmamızın nedeni o günden bugüne yaşadığımız benzer (Maraş-Çorum-Sivas) katliamların nedenini de anlamak içindir. Türkiye’deki gericilik 200 yıllık bir damardır ve kökleri çok eskilere dayanmaktadır.

Kubilay Olayı, Gericiliğin Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı 1925′deki Şeyh Said İsyanından sonra yaptığı en önemli kalkışma/olaydır. Genç Cumhuriyet bu olaya sert tepki göstermiştir.

Olayın hemen ardından Menemen’de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay adına anıt dikildi. Anıtın üzerinde şöyle yazar:

“İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”

*

83 yıl sonra devrim şehidi Kubilay’ı ve arkadaşlarını saygıyla anıyor ve bıraktıkları “emanet”in sonsuz bekçisi olduğumuzu Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak bir kez daha bunu unutanlara anımsatmak istiyoruz!

Gericiliğin zaman zaman çeşitli görünümler altında ortaya çıktığını, kapitalist/emperyalistlerle işbirliği içinde olan gericiliğin iktidara sahip olmasının yarattığı tehlikenin farkında olmak gerektiğini de hiç bir zaman unutmamalı, unutturmamalıyız. Irkçı-gerici saldırılara karşı demokratik/laik Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkma mücadelesini yükselmeliyiz.

 BİRLEŞİK KAMU-İŞ KONFEDERASYONU