TRAKYA BÖLGESİ TERMİK CEHENNEM OLMASIN...!

TRAKYA BÖLGESİ TERMİK CEHENNEM OLMASIN...!

Trakya Bölgesi; doğası, bereketli toprakları ve binlerce yıllık tarihi ile değerli coğrafyamızın bir parçasını oluşturmaktadır.   

Türkiye’nin en önemli tarım havzası oluşturan  Trakya Bölgesi Karedeniz, Marmara ve Ege denizlerinin buluştuğu yer; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ illerine hayat veren değerli bölgelerimizin başında yer almaktadır. 

Ergene ilçesinde, şehrin merkezinde Modern Karton Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından yapılmak istenen termik santral, sadece Ergene’ye zarar vermeyecek, tüm Trakya Bölgesini zehirleyecektir. Çünkü; Ergene Bölümü ve Yıldız Dağları Bölümü bölgenin atar damarlarını oluşturmaktadır.

Sermayenin; Sinop, Mersin, Samsun ile diğer Karadeniz illeri üzerinde yaratığı talan, rant, sömürü baskısı şimdi Trakya Bölgesi’ndedir. Ancak,  son bulmayacaktır! 

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yayınlanan genelge kapsamında “Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı Eylem Plan”ında Trakya-Ergene, Afşin-Elbistan, Konya-Karapınar gibi büyük linyit havzalarında termik santral ihalesi yapılacağı açıklanmıştı. Bu çerçevede başta yenilenebilir ve yerli kömür olmak üzere tüm yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması olarak gururla açıklanmıştır. 

Sermayenin, ülkenin yer altı kaynaklarına saldırma cesareti, siyasal iktidardan kaynaklanmaktadır. Kamu ve Özel sektör tarafından yapılacak bu projelerin ve termik santrallerin rantı, karı yandaş şirketlere akacakken bu termik santrallerden çıkacak duman, toz ve kül bulutu halka soldurulacaktır.  Yap-işlet ve devret modeliyle termik santraller yandaş kişilere peşkeş çekilecektir. 

Hükümet tarafından Kanal İstanbul, 3. İstanbul Havalimanı, 3. Boğaz Köprüsü projeleriyle binlerce dönümlük orman arazisi, su kaynakları yok edilme pahasına Trakya Bölgesi’nde hayata geçirilmiştir.

Ergene Bölgesi’ndeki sanayi,  Çorlu Deresi ve Ergene Havzası’ndaki kirliliği yaratmıştır.  Hafızalarda yerini koruyan bu kirlilik, fabrikalarda çıkan kirli atık sularının kontrolünün yapılmadığı ve çevre kirliliğinin hat safhaya ulaştığı düşünülmektedir.  Bir termik santralinin kirlilik boyutunu düşünmek dahi istemiyoruz.

Emperyalizmin ve kapitalizmin elçisi AKP, Türkiye’nin doğasını talan etmeye ant içmiştir.  Bu uğurda tüm politikalara hızlı şekilde yön vermektedir. Trakya’nın doğasının, topraklarının tüm mevcut değer ve doğal varlıklarının talan edilip sermayeye ve enerji lobisine açmak istemektedir.  ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) raporları sümen altı edilmektedir. Siyasal iktidar, Türkiye’nin coğrafi bölgelerinde binlerce HES, onlarca termik santral kurmakta ve Akkuyu ve Sinop Nükleer Santralinin temellerini atmaktadır.  AKP hükümeti; doğayı, canlıyı, tarım alanlarını ve ormanları varlık değil rant kapısı olarak görmektedir.

Kömür ya da linyit kömürüyle çalışan termik santrallerinin yüksek miktarda hava kirletici olduğunu ve yüksek miktarda karbondioksit salımı ile bölgenin yaşanmaz hale getirilmesine neden olacaktır. Linyit kullanılan termik santrallerde kömürün yanmasıyla bol miktarda kül oluşmaktadır. Bu küllerin içinde bulunan gazların bir kısmı havada kalarak asit yağmurlarına sebep olmaktadır. Yere ulaşan küller ise toprak yüzeyini ve bitkilerin üzerlerini kaplamaktadır. Toprak yüzeyine yığılan küller yağışlarla yeraltına sızarak toprağın, suyun, canlıların yaşamını etkileyecektir.

Türkiye ranta dayalı politikalarla talan edilmektedir. Tüm yer üstü güzelliklerimiz yanlış çevre politikalarıyla, HES’lerle, madenlerle, AVM’lerle, termik ve nükleer santrallerle yok edilmektedir.

Edirne’nin Ergene ilçesinde kurulmak istenen linyit kömürüyle çalışacak termik santral ile Kırklareli’nin Dekirköy ilçesine bağlı İğneada’ya nükleer santral kurulmak istenmesi dünyanın en değerli Longoz Ormanlarının, Istranca Ormanlarının ve Trakya topraklarının yok olmasına neden olacaktır. 

Edirne, Tekirdağ, Kırklareli bölgesinin; doğasının talan edilip küresel sermayeye ve enerji lobisine açılmasını karşı çıkıyoruz. Çünkü, Türkiye’deki ayçiçeği üretiminin yüzde 61’i, pirinç üretiminin yüzde 54’ünü, zengin su kaynaklarının, Langoz Ormanlarının, tarihi sit alanlarını barındıran bölgenin talan edilmesine karşı duruyoruz.

Birleşik Kamu-İş olarak; Trakya Bölgesinde kurulmak istenen termik ve nükleer santrallerin bölgedeki ekolojik dengeyi bozacağını, bölgede yaşayan insanların kanser hastalığı ile karşı karşı kalacağını kestirmek zor değildir.  AKP’nin; “enerji açığı”, “temiz enerji”  adı altında halka yutturmak istediği termik santrallerin, nükleer santrallerin, madenlerin  aslında ekonomik kalkınma aldatmacıyla yumuşatılıp halk desteği alma politikası olduğunu belirtiyoruz. Termik santrali kurdurmamak için halkımızı ile birlikte mücadele yürüteceğiz. Ergene nehri ve havzasındaki kirliliğin bölgenin canlı sağlığı, tarım, hayvancılık, yeraltı ve yerüstü sularının üzerindeki olumsuzluğu ortadır.  Bu nedenle termik santrallerin kurulmasını reddediyoruz. 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU