Tüm Çalışanlar Taşeronlaştırılıyor! Yasa Mecliste!

Tüm Çalışanlar Taşeronlaştırılıyor! Yasa Mecliste!

Emekçi düşmanı AKP hükümeti yine iş başında. Herkes Soma faciasından sonra taşeronlaşmanın kaldırılacağını beklerken bu acı olayı bile fırsat bilerek kamu ya da özel tüm ülke çalışanlarını taşeronlaştıracak yasa tasarısını TBMM’ye sunması ve yasanın bugün görüşülmeye başlanması Konfederasyonumuzda infiale yol açtı.

Bu durumu kavrayan belki de tek Konfederasyon olarak 4 Haziran 2014 Çarşamba günü saat 16.00′da TBMM Dikmen kapısı önünde basın açıklaması yaptık.

Konfederasyon binasında toplanan bütün sendika yöneticileri ve üyelerimizle yola çıktık ve Dikmen kapısında diğer dostlarla ve basın mensubu arkadaşlarla buluştuk.

Başkanımız İsmail Tutoğlu’nun okuduğu açıklama, “Yalana Talana Son!”, “Köle Düzeni İstemiyoruz!”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacaktır!”, ” Ücretli Köle Olmayacağız!”, “Susma Sustukça Ülke Elden Gidiyor!”, “İşçi Köylü Elele Tam Bağımsız Türkiye!”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması!”, “Gün Gelecek Devran Dönecek AKP halka hesap verecek!” sloganlarıyla sık sık kesildi.

 

BASIN AÇIKLAMASI

“TAŞERON İŞÇİSİNE MÜJDE!” YALANIYLA ÇALIŞMA YAŞAMINI KÖLE DÜZENİNE ÇEVİRECEK TORBA YASA TASARISI 30 MAYIS’TA TBMM’YE SEVK EDİLDİ

Ülkemizin kanayan bir yarası olan ve gelişmiş hiçbir ülkede uygulama olanağı bulunmayan taşeron işçiliğiyle ilgili çeşitli iyileştirmeler olacağı öne sürülen torba yasa tasarısı, 30 Mayıs 2014 günü TBMM Başkanlığı’na sevk edildi.

4 Haziran’da yani bugün Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan tasarı, AKP’nin çoğunluk oylarıyla kamuoyunun uyanmasına fırsat verilmeden yasalaştırılmak isteniyor. Soma faciası, söz konusu tasarısının yasalaşması için yanıltmaca olarak kullanılıyor.

Sözde, tasarıyla maden işçilerine de yeni haklar tanındığı öne sürülerek,  özellikle maden ocaklarında yaygın olan taşeron çalışma sisteminin tüm işyerlerine yayılması amaçlanıyor.

“İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı”nın tüm hükümleri birlikte göz önüne alındığında değişiklik yapılmadan önceki mevzuatımızda güvence altına alınan birçok hak  ortadan kaldırmaktadır.

Mevcut iş kanununda, taşeron işçi çalıştırmanın yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde mümkün olabileceği yazılı iken; ülkemizde bu gün, kamuda sayıları 600 bini, toplamda 2 milyonu aşkın taşeron işçi çalıştırılmaktadır.

Eğer bu torba yasa TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilirse, bundan böyle çalışma yaşamında taşeron uygulaması, tali değil ana istihdam biçimi olarak yaşam bulacaktır.

Çünkü; çıkarılmak istenen yeni düzenlemede, mevcut yasaya göre ÇSGB iş müfettişlerinin işyerini denetim yetkisi ortadan kaldırılmakta, işçilerin hak arama yolu olarak yalnızca mahkeme kapısı gösterilmektedir.

Ancak iş bu kadarla kalsa iyi, mevcut mevzuatımıza göre işçi yasaya aykırı uygulama dolayısıyla mahkemeyi kazandığında geriye doğru 5 yıllık ücret ve sosyal haklarını geri alabilirken yeni düzenlemeye göre bu mümkün olmamaktadır. İşverenini mahkemeye veren işçi mahkemeyi kazandıktan sonra, eğer işten atılmazsa ancak o tarihten sonraki haklarına kavuşabilecektir. Bu düzenleme açıkça işçinin hak aramasını önlemek için yapılmaktadır.

Bu konuyla ilgili bir diğer düzenleme, eğer taşeron uygulaması 4734 sayılı kamu ihale kanunu kapsamında bir hizmet alımı ise, işçinin mahkemeyi kazanması durumunda asıl işverenle alt işveren yani taşeron arasında ki sözleşme doğrudan iptal edilecektir. Bir başka deyişle işçi hakları için mahkemeye başvurup haklılığını kanıtladığında doğrudan işinden olacaktır.

Hak, hukuk ve insaf ölçüleri ile uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı bu düzenlemeler kabul edilemez.

Tasarının bu kadarını duyanlar bu düzenlemelerin sayıları şimdilik 2 milyonu bulan sadece taşeron işçilerini ilgilendirdiğini sanabilir. Hangi statüde olursa olsun tüm çalışanları, tüm emekçi halkımızı buradan uyarıyoruz; Torba yasada yapılan başka bir düzenleme ile mevcut mevzuatımızda sadece yardımcı işler ile uzmanlık gerektiren bazı işlerde uygulanabilen taşeronluk sisteminin, gerekli nitelikte veya gerekli sayıda personel eksikliği bahane edilerek kamu-özel her alanda taşeronluk uygulamasının yaygınlaştırılmasına olanak verilmektedir.

Yine sözde taşeron uygulamasının asıl işte değil yardımcı işlerde yapılabileceğine ilişkin hükümde, hangi işlerin yardımcı iş olduğuna karar verme yetkisi Bakanlar Kurulu’na devredilerek Hükümetin istediği her iş ve işyerine taşeron sisteminin sokulmasının önü açılmaktadır. Yani bundan sonra devlet memur veya kamu işçisi statüsünde personel istihdam etmek yerine tüm hizmetleri, hizmet alımı yöntemiyle taşeronlaştırabilecektir. Bu gün okullardan hastanelere, ulaştırma kuruluşlarından, bakanlıklara her kuruluşta, güvenlik görevlisi, banko elemanı, röntgen teknisyeni, hizmetli olarak gördüğümüz taşeron işçisi çalışanların yanı sıra, taşeron işçisi imam, öğretmen, doktor, vb. kişileri görmekte mümkün olacaktır.

Her çalışanın toplu sözleşme yapma hakkı temel insan haklarından olup, gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuatla güvence altına alınmıştır.

Ancak torba yasayla taşeron işçilerin toplu sözleşme yapma hakları taşeron firmanın onay vermesi ve asıl işverenin işveren sendikasına üye olması koşuluna bağlanmaktadır. Bu düzenleme hukuka aykırılığın yanı sıra bir skandaldır.

Değerli basın mensupları düzenlemenin hukuka ve insan haklarına aykırılıkları bir basın açıklamasına sığamayacak kadar çoktur. Birleşik Kamu-İş olarak önümüzdeki süreçte elimizden geldiğince bunları topluma anlatmaya çalışacağız.

Yasa tasarısında ki olumsuz düzenlemelerin üzerini örtmek için olumlu diye sunulan bazı düzenlemeler eklenmiştir.

Örneğin yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin günlük 7,5 haftalık 45 saat olan çalışma saatleri, günlük 6 haftalık 36 saate indirilmektedir. Yine yıllık izinleri yılda 4 gün arttırılmaktadır.

Şimdi soruyoruz mevcut düzenlemede günlük çalışma süresi 7,5 saat iken maden işçileri günlerinin kaç saatini madene giriş- çıkış ve çalışma olmak üzere madende geçirmektedirler. Mevcut uygulama da denetim olmadığı için günlük 7,5 saatlik çalışma saatlerine uymayan işverenler, denetimlerin daha da ortadan kalkması halinde 6 saatlik süreye uyup maden işçilerine tam ücretlerini ödeyecekler midir.?

Yine torba yasada tüp bebek uygulamasına SGK katkısı 2 den 3 e çıkarılarak taşeron yasası olumlu hale getirilemez.

Torba yasanın özellikle başlangıç maddelerinde yapılan düzenlemelerin kabul edilemez oluşu bu tasarının tümüyle geri çekilmesini zorunlu kılmaktadır.

Değerli basın emekçileri  buradan aracılığınızla Hükümete sesleniyoruz bu tasarı derhal geri çekilsin ve tüm konfederasyonların görüşleri dikkate alınarak yeni bir düzenleme TBMM gündemine getirilsin. Eğer bu sağlanmazsa tüm işçi ve emekçi sınıfının ayağa kalkmaya hakkı vardır. O zaman Birleşik Kamu-İş olarak bizde bu mücadeledeki yerimizi alacağız.

Saygılarımızla….

İsmail TUTOĞLU
Genel Başkan