TÜM YEREL-SEN İZMİR'DE 15 TEMMUZ'DA 1 GÜNLÜK UYARI GREVİ YAPACAK

TÜM YEREL-SEN İZMİR'DE 15 TEMMUZ'DA 1 GÜNLÜK UYARI GREVİ YAPACAK

 

 TÜM YEREL-SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE BAŞKANI DR.HAKAN KIRAN

“ BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİMİZ BELEDİYEYE UYARIDIR”

14 Ocak 2016 tarihinde İzmir Büyükşehir belediyesi ve Tüm Yerel sen Sendikamız arasında imzalanan Toplu sözleşmenin 19. Maddesinde olmasına rağmen bir türlü uygulamaya geçmeyen Büyükşehir Bürokratlarına karşı 4 Nisan Günü başlatılan Çadır eyleminin 100. Gününde Grev kararı nı basın açıklaması ile duyurduk.
Basın açıklamasına Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Örgütlenme sekreteri Barış DÜDÜ, Genel Eğitim Basın Yayın Sekreteri Semra PEKTOPAL,Tüm Yerel Sen Genel Başkanımız Cengiz GÜLEBAY, Mali Sekreter Arif ALEL, Tüm Yerel sen 2 No lu Şube Başkanı Tamer Yiğit GÜLER, Büro iş İzmir Şube başkanı Soner SÖNMEZ, Genel Sağlık İş İzmir Şube başkanı Dr. Alper ZOBARLAR, Eğitim İş 4 Nolu Şube başkanı Haşim KARAMAN, Eğitim iş 1 nolu Şube sekreteri Hakan ÇINAR, ile Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın yönetici ve üyeleri katıldı.
Büyükşehir Belediyesi başkanlık girişinde toplanan üyelerimiz adına Basın açıklamasını Tüm Yerel Sen 1 Nolu Şube başkanımız Dr. Hakan KIRAN yaptı.
Kıran bu bir günlük iş bırakma eyleminin uyarı niteliğinde olduğunu ifade ederek konuşmasını söyle sürüdürdü.
“Değerli mücadele arkadaşlarım, kıymetli basın mensupları ve saygıdeğer kamuoyu;
14 Ocak 2016 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile 6000 memuru temsilen bir toplu sözleşme imzaladık. Ancak sözleşmede var olan yemek yardımını belediye bir türlü uygulamadı. Üstelik memura yemek yardımı yapılması belediyenin keyfiyetine bağlı bir durumda değil. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre yasal bir zorunluluk. 
Bu hususta Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle defalarca görüşmeler yapılmış ancak bir sonuç çıkmamıştır. 4 Nisan’da başlattığımız ve 100 gün süren çadır direnişimiz de görmezden gelinmiştir. 
Bu süre içerisinde; bir yandan gece gündüz demeden çadır eylemimize devam ederken, bir taraftan da boş durmayıp hem siyasi hem de bürokratik girişimlerde bulunduk. Fakat olumlu bir adım atılmadığından 100 gündür devam eden çadır eylemimizi sonlandırarak iş bırakma kararı almış bulunuyoruz. Mademki siz çadırımızı ve direnişimizi yok sayıyorsunuz. Biz de bundan böyle üretimden gelen gücümüzü kullanıyor ve 15 Temmuz’da işyerlerinde hizmet üretmeyerek iş bırakıyoruz. Ayrıca; belediyede örgütlü tüm sendikalara ve meslek odalarına da yazılı olarak, sınıf dayanışması içinde grev kararımıza katılım ve destek çağrısında bulunduk.
Bir günlük iş bırakma eylemimiz belediyeye bir uyarıdır. Bundan sonra da eylemlerimiz şiddetini artırarak sonuç alıncaya kadar devam edecektir. 
Sendika olarak her zaman işimize, işyerimize ve ekmeğimize sahip çıkacağımızın sözünü verdik ve sahip çıkıyoruz. Biz işimize ve işyerimize sahip çıktık ama İzmir Büyükşehir Belediyesi; memuruna sahip çıkmamış, imzasının arkasında durmayarak ekmeğini ve emeğini gasp etmiştir.
AKP iktidarı memurları zaten 14 yıldır maddi ve manevi olarak ezip sömürüyor. “Emek En Yüce Değerdir” anlayışıyla sosyal demokrat belediyeyi yönetenler de iktidara uyarak emeğimizin karşılığını vermemekte direnirse, biz de emeğimiz için direniriz.
Neden mi İş bırakıyoruz?
*Bütün diyalog yollarını kullanan, her türlü görüşmeyi her kademede gerçekleştiren sendikamızın; üyeleriyle 100 gün sürdürdüğü çadır direnişi görmezden gelindiği için!
*6 bin belediye emekçisi aileleriyle 20 bin insan yok sayıldığı için!
*İzmir’de31 belediye içerisinde mali haklar bakımından 27. Sırada yer aldığımız için!
*İlçe belediyelerinde çalışan memurlar gibi yüzümüzün gülmesi için!
*Göğsümüzü gere gere; “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıyoruz. Emeğimizin hakkını alıyoruz” diyebilmek için!
*Buradan İzmir’in çağdaş ve demokrat yürekli insanlarından da anlayış bekleyerek iş bırakma eylemimize destek vermelerini istiyor ve bu kararımızla halkımıza vereceğimiz hizmetlerin aksamasından dolayı şimdiden özür diliyoruz.
Son olarak diyoruz ki: İBB duy sesimizi emek veriyorsak yemek istiyoruz!
Şube başkanımız Dr. Hakan KIRAN dan sonra söz alan Tüm Yerel sen Genel Başkanımız Cengiz GÜLEBAY ise “biz anarşizmi değil hukuku örgütlüyoruz “ diyerek söyle konuştu.
“ İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sendikamız arasında sözleşme imzalanmış ve sözleşmenin 19.maddesi ile memurlara yemek yardımı yapılması karara bağlanmıştır.
Kaldıki bu sözleşme maddesi olmasa dahi Anayasadan 657 sayılı Devlet memurları kanunundan Devlet memurları yemek yönetmeliğinden ve Maliye Bakanlığı bütçe kanunlarından gelen memurun yemek hakkı bulunmaktadır. 
İzmir Büyükşehir belediyesinin bütün bunları yok soymasını karşılık Tüm Yerel Sen olarak 100 gündür kurduğumuz çadırla sesimizi duyurmaya çılıştık,ancak kanunun ve yapılan sözleşmeyi yok sayanlar imzalarının arkasında da duramadılar.
İzmir büyükşehir çalışanları kimseden sadaka beklemiyor. Emeğinin karşılığının istiyor “Emek veriyorsam, Yemek istiyorum “söylemi ile hakkını arıyor.
Sendika olarak bu haklı talebin sonuna kadar arkasında olacağız. Bu kapsamda 15 Temmuz günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak Greve gidiyoruz.İzmir halkının ve diğer emek güçlerinin mücadelemize destek vereceğine inanıyoruz. Biz Anarşizmi örgütlemiyoruz Hukuku örgütlüyoruz bu anlamda sonuna kadar haklıyız,uyarı grevimiz sonuç vermez ise Yemek hakkımızı alana kadar direnmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
Daha sonra Emekçilerimiz ellerindeki tencere ve yemek eylemi ile ilgili dövizleri Büyükşehir Belediyesi Başkanlık girişi merdivenlerine bırakarak sessizce dağıldılar.