TÜM YEREL-SEN İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE EKMEĞİ VE EMEĞİ İÇİN GREV YAPTI

TÜM YEREL-SEN İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE EKMEĞİ VE EMEĞİ İÇİN GREV YAPTI

Tüm Yerel-Sen Sendikamız, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı Toplu Sözleşme’de yemek hakkı ile ilgili maddenin yürürlüğe konulmaması üzerine başlattıkları Çadır eyleminin 100. gününde İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarında bugün 1 günlük uyarı grevi yaptı. Memurların greve gitmesiyle İZSU’ya ait hiçbiri veznede su parası tahsilatı gerçekleşmedi. 

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖNÜNE GREV PANKARTI ASILDI

Yerel yönetim emekçilerinin sendikal mücadele tarihinde kendi işverenine karşı ilk defa iş bırakmanın onuruna sahip olan Sendikamız Tüm Yerel-Sen, sabah mesai saatinin başlaması ile birlikte tüm işyerlerinde iş bırakma eylemini gerçekleştirdi. İş bırakan memurlar öğlen saat 12.00’de İZSU Genel Müdürlüğü önünde toplandı.

Konfederasyonumuza bağlı sendikaların başkanları ve yöneticileri belediye emekçileri ile birlikte İZSU önünden başkanlık kapısına sloganlar eşliğinde yürüdü ve basın açıklamasını yaptı. 

Basın açıklamasına Birleşik Kamu iş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Kütük, Genel Sekreter Mücahit Dede, Genel Örgütlenme Sekreteri Barış Düdü, Genel Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Semra Pektopal, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Cengiz Gülebay, Genel Sekreter Arap Mucur, TİS Sekreteri Ahmet Kılınçoğlu, Büro İş Genel Sekreteri Hasan Şenkaya, Eğitim İş Aydın Şube Başkanı Şaban Özdemir, Tüm Yerel Sen Aydın ve Muğla Şube Yöneticileri, Birleşik Kamu-İş İzmir İl Temsilcisi Tamer Yiğit Güler, konfederasyonumuza bağlı sendikaların şube başkanları ve yöneticileri, belediyede örgütlü Memur-Sen ve Yerel Hak Sen Sendikasının Şube yönetim kurulları da greve destek verdi. 

BELEDİYE EMEKÇİLERİNE YEMEĞİ ÇOK GÖREN BELEDİYEYİ UYARIYORUZ

Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikalar ile belediye çalışanları adına Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Dr. Hakan KIRAN basın açıklaması yaptı.

Yemek hakları için 1 günlük uyarı grevinde olduklarının altını çizen Kıran, “Belediye emekçilerine verilecek bir yemeği bile çok gören belediyeyi buradan uyarıyoruz. Sendika olarak her zaman işimize, işyerimize ve ekmeğimize sahip çıkacağımızın sözünü verdik, sahip çıkıyoruz. Ancak hukuksuz yaklaşım devam eder, yemek hakkımız verilmezse, verdiğiniz sözü tutmazsanız bundan sonra da eylemlerimiz şiddetini artırarak sonuç alıncaya kadar devam edecektir” diyen Dr. Hakan KIRAN, bu grevin uyarı grevi olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü;

“Fransa’da yaşanan hain terör saldırısında, yaşamını yitiren masum insanlara Allah rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, terör nereden gelirse gelsin, nerede yaşanırsa yaşansın lanetliyoruz.

Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı işyerlerinin tamamında üretimden gelen gücümüzü kullanarak yemek hakkımız için 1 günlük uyarı grevindeyiz. Yemek hakkımızı görmezden gelenlere karşı yapmış olduğumuz bu onurlu direnişimiz hepimize kutlu olsun.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğumuz toplu sözleşmenin 19. Maddesinde yer almasına ve yasal olarak hakkımız olmasına rağmen belediye emekçilerine verilecek bir yemeği dahi çok gören belediyeyi buradan uyarıyoruz!

Sendika olarak her zaman işimize, işyerimize ve ekmeğimize sahip çıkacağımızın sözünü verdik ve sahip çıkıyoruz.

Ancak; hukuksuz yaklaşım devam eder, yemek hakkımız verilmezse, verdiğiniz sözü tutmazsanız bundan sonra da eylemlerimiz şiddetini artırarak sonuç alıncaya kadar devam edecektir.

Yaşanacak bu mağduriyetlerin sorumlusu biz değil siz olacaksınız ve İzmir halkına hesabı da siz vereceksiniz.

Buradan bütün halkımıza sesleniyoruz. Biz devlet memurları memuriyet yaşamımız boyunca bütün iktidarlar tarafından kandırıldık ve halen kandırılmaya da devam ediyoruz. AKP iktidarı memurlara toplu sözleşme hakkı vereceğim dedi. Fiili anlamda var olan sözleşme hakkımızı yok etti. Büyükşehir Belediyesi de yaptığımız toplu sözleşmede; yemek yardımını yapacağını sözleşmeyi imzalayarak taahhüt etmiş ancak bakın görün ki aynı AKP iktidarı gibi onlarda bizi aldatmışlardır.

İnsan yaşamında en önemli unsur olan yemek hakkının ideolojisi olmaz. Biz burada sınıf dayanışması içerisinde bir tek sendika hariç bütün sendikalar bir lokma yemek için emeğin şemsiyesi altında toplandık.

Şunu söylemek istiyoruz ki; gün sendikal tercihlerin, siyasi çekişmelerin bir kenara atılarak namusumuzla, şerefimizle emeğimizin karşılığını alma günüdür!

100 gün boyunca burada çadır kurarak eylem yaptık. Zannetmeyin ki; daha sert eylemler yapmayı düşünmedik. Ne zaman sert bir eylem planladıysak ülkemizin her köşesinde bombalar patladı. Yüzlerce, binlerce insanımızı şehit verdik. Biz bu acı tablolar içerisinde eylem yapıp yapmamayı düşünürken; acaba siz bir kez olsun “ Bu memurlar 100 gündür belediyemizin önünde çadır kurmuş ne istiyorlar” dediniz mi?

Cumhuriyet Halk Partili bütün ilçe belediyelerinin yaşadıkları ekonomik zorluklara ve iktidarın Sayıştay müfettişleri tarafından kıskaç altına alınmalarına rağmen, çok iyi şartlarda sözleşme imzalayıp ve üstüne yemek yardımını yaparken, siz hangi sebeple ve neden emekçinin hakkını vermiyorsunuz?

Siz ‘Emek en yüce değerdir’ anlayışında olan bir partinin değil de; emekçiyi ve emeğini sömüren anlayışa sahip başka bir siyasi partinin mi belediye başkanısınız?

İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçileri kimseden sadaka beklemiyor ‘Emek veriyorsam, Yemek istiyorum’ söylemi ile yasal hakkını istiyor.

Sendika olarak bu haklı talebimizi söke söke alacağız. Bugün burada uyarı niteliğinde bir günlük iş bıraktık. Bu iş bırakmalar artarak devam edecektir.

İzmir’imizin yürekli, duyarlı halkına; bugün eylemimize anlayış göstererek destek olduğu için sonsuz teşekkür ederiz. Ayrıca bugün sınıf dayanışması içerisinde iş bırakma eylemimize destek olan sendikalara buradan teşekkür ederiz. Sendikal anlayışa ve sınıf mücadelesine sığmayacak bir şekilde bugün grev kırıcılığı yapan sendikaya da en büyük cevabı yine emekçiler verecektir.” dedi.

“BURADAKİ GREVİ ORTAYA ÇIKARAN BELEDİYENİN TAVRIDIR”

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Başkanı Hasan Kütük de “Buradaki grevi ortaya çıkaran nedenler belediye emekçilerinin çok insani bir talebi olan yemek ihtiyacının karşılanmasından doğmuştur. Bunun için yasada, sözleşmede, tüzüklerde olmasının bir anlamı yoktur. Bu bir haktır. Bu çok insani masum bir taleptir” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun yerine getirilmesinde Çağdaş bir Belediyenin, Sosyal Demokrat bir belediyenin, Halkçı bir belediyenin yerine getirmesi gereken öncelikli bir görevidir. Burada emek örgütlerinin de bağımsızlığı noktasında örnek bir durum yaşanmıştır. Bu eylem kararının alınmasında genel merkezlerden değil tamamen (100 gün süren )Yemek Çadırı eylemindeki eylem çadırında bu karar alınmıştır.

İzmir bu ülkenin tarihinde önemli bir kenttir. Bu önemli kentte Tüm yerel sen Kamu sendikacılığında Türkiye de ilk defa bir belediyede grev kararı almıştır. Martılar sevdiği denizi asla terk etmezler, İzmir bu ülkenin tarihinde önemli bir kenttir. Bu önemli kentte kamu sendikacılığında Tüm Yerel Sen grev başlatan bir örgütümüz olmuştur.”

“ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ”

Tüm Yerel -Sen Genel Başkanımız Cengiz Gülebay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanları kimseden sadaka istemiyor, Emeğinin karşılığını istiyor. Bugünde Üretimden gelen gücümüzü kullanıp 1 günlük uyarı grevi yaptık. Eğer sonuç alınmaz ise bu daha da şiddetlenerek artacaktır” ifadelerini kullandı.