YENİ EKONOMİK PROGRAM KRİZİN VE İFLASIN İTİRAFIDIR

YENİ EKONOMİK PROGRAM KRİZİN VE İFLASIN İTİRAFIDIR

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak tarafından açıklanan ‘’yeni ekonomik program’’ açık bir şekilde ekonomik krizin itirafıdır. Bakanlık tarafından açıklanan olası büyüme, işsizlik ve enflasyon verileri ekonomik krizin ilerleyen günlerde daha da derinleşeceği. Emekçilerin ve dar gelirli yurttaşlarımızın yaşam koşullarının daha da zorlaşacağının sinyallerini vermektedir.

Bakan Albayrak tarafından açıklanan olası verilere göre;

 İşsizlik hedeflerini 2018 için yüzde 11,3,  2019 için yüzde 12,1,  2020 için yüzde 11,9,  2021 için yüzde 10,8 olarak açıklanırken Bakan Albayrak, kamuoyuna gelecek dönemler için işsizliği vaat etmiş oldu.

Albayrak, ekonomik büyüme hedefini ise 2018 için yüzde 3,8,  2019 için yüzde 2,3,  2020 için yüzde 3,5 ve 2021 için yüzde 5 olarak öngördüklerini açıkladı. Bu ön görüler iktidarın sürekli olarak dile getirdiği dünyanın en büyük gelişen ekonomileri arasında yer aldıklarına dair açıklamaları da yalanlamış oldu. Yani Bakan Albayrak, gelecek dönemler de ekonomik büyümenin daha da fazla daralacağını ve yoksulluğun da giderek artacağının itirafını dile getirmiş oldu.

Enflasyon hedefleri de 2018 için yüzde 20,8,  2019 için yüzde 15,9,  2020 için yüzde 9,8,  2021 için yüzde 6,0 olacağı belirtildi. Enflasyon oranlarını özellikle 2019,  2020 ve 2021 için sürekli olarak düşeceğine dair analizleri ne yazık ki gerçekçi tahminler değildir. Çünkü ekonomik büyüme verileri gelecek yıllar için daralırken buna bağlı olarak da enflasyon oranlarının düşeceği tezi ne yazık ki gerçek dışı bir ihtimaldir.

Açıklanan Yeni Ekonomik Programa göre emekçilerin haklarına yönelik kapsamlı tasfiyelerin gerçekleşeceğinin de bilgisi verilmektedir. Kıdem tazminatının fona devri, kamuda kuralsız, güvencesiz esnek çalışmanın yaygınlaştırılması ve Bireysel Emeklilik sisteminin yeniden düzenleneceği yönünde güçlü emareler bulunmaktadır.

Açıklanan yeni programın içeriğinde;

Kamu kurumlarının esnek çalışma ile iş tatmini ve verimi yüksek işgücüne sahip olmaları sağlanacaktır. Yani kamu da çalışan memurların iş güvencesi elinden alınacak, kamu iş görenlerinin çalışma sistemi baştan aşağı değiştirilerek esnek ve kuralsız bir hale getirilecektir.

Çalışanların işverenleri aracılığıyla bireysel emeklilik sistemine otomatik olarak katılması uygulaması yeniden yapılandırılarak kalıcı bir hale getirilecektir. Kamu ya da özel sektörde çalışan 45 yaş altı tüm çalışanlar işverenleri tarafından BES'e dâhil edilecek ve 3 yıl boyunca sistemden çıkamayacak. BES sisteminin bu şekilde kalıcı hale getirilmesi ile çalışanların kazançları adeta zor yolu ile gasp edilecektir.

Ayrıca uzunca bir süredir işverenlerin ve büyük patron örgütlerinin ısrarlı tavsiyesine rağmen işçi temsilcilerinin tepkisi ile geri çekilen Kıdem Tazminatının Fona devredilmesi süreci de bu süreçte hızlandırılacaktır. Yani emekçilerin elinde kalan son kale de bu şekilde iktidar tarafından ele geçirilmiş olacaktır.

Görüldüğü üzere hem açıklanan ekonomik ön görüler hem de eylem planı içerisinde yer alan emek karşıtı düzenlemeler iktidarın krizin faturasını çalışanlara ödeteceğinin açıkça ilanıdır. Bu kriz çalışanların ve dar gelirli yurttaşlarımızın yarattığı bir kriz değildir. Bu Kriz AKP iktidarının ve onun sorumsuz yönetiminin yarattığı bir krizdir.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak sorumlusu olmadığımız bu ekonomik yıkım programının bedelinin üyelerimize ve emekçi halkımıza ödettirilmesine sessiz kalmayacağız. İktidarın baskılarına da bu ülkenin yurttaşları olarak asla boyun eğmeyeceğiz.

 

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu