BÜRO-İŞ’TEN ROKETLİ PROTESTO

BÜRO-İŞ’TEN ROKETLİ PROTESTO

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’e bağlı Büro-İş Sendikası, kamu emekçilerinin, sabit ve dar gelirli çalışanların ekonomik sıkıntılarının konuşulduğu bir dönemde AKP’nin Ay’a roket gönderme şovuna “Ay başını getiremiyoruz, Ay’a gidiyoruz” açıklamasıyla maket roketlerle protesto etti.

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık ve MYK üyeleri Hasan Kütük, Doğan Altun, Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi ve MYK üyeleri,  Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Kamil Özdemir,  Ankara Türk Silahlı Kuvvetleri Şube Başkanı Sefa Saykan, Eğitim-İş 3 Nolu Şube Başkanı Doğan Dağdelen ile üyeler Büro-İş Sendikası önünde bir araya gelerek protesto eylemi düzenledi.

Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi açıklaması şu şekilde :

“Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı Büro-İş Sendikası olarak kamu çalışanlarının sorun ve talepleri ile gündeme dair görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle;

Kuzey Irak sınırında bölücü terör örgütü PKK’ya karşı başlatılan Pençe-Kartal-2 operasyonunda teröristler ile çıkan çatışmada şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, başta aileleri olmak üzere silah arkadaşlarına ve ulusumuza başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Hükümet başarısız yönetimi nedeniyle sıkıştıkça yerli otomobil üretiyor, uçak yapıyor, gaz çıkarıyor, şimdide boşa uydu sallıyor.

Memur, işçi, esnaf, asgari ücretli, emekli boğazına kadar borçlu Ay başını getiremiyor Ay’a gidiyoruz.

Elbette uzay çalışmaları yapmak gerekir. Ancak popülist politika aracı olarak kullanmak doğru değildir. Gerçekçi olmak lazım. Uzay çalışmalarına Amerika’nın, Çin’in, Rusya’nın, Hindistan’ın, milyarlarca dolar bütçe ayırdığı bir dönemde; Cumhuriyet döneminden itibaren kurulan milli  fabrikalar ile aşı üretim merkezlerinin satılıp kapatılmasıyla mı, Türkiye Uzay Ajansının 38 milyon dolar ayrılan bütçesi ile mi,   Dinazorlu Anka Parka  750 milyon dolar harcanan kafayla mı,

Garanti geçişli köprülere, otoyollara ve tünellere, hasta garantili hastanelere, YKS sınav ücretlerine yüzde otuzlara yakın zam yapıp, vatandaştan alıp yandaş firmalara aktarmayla mı, yandaş şirketlere teşvikler vererek üstüne vergisini silmeyle mi, başını kamu bankalarının çektiği sistemde vergi rekortmenlerinin bankalar olmasıyla mı, sahte diplomalılara üç-dört maaş ödemeyle mi,  işsizliği, yoksulluğu artırmayla mı,  Gerçek enflasyonun yüzde 30 seviyesinde olduğu bir dönemde Memura 4,36 enflasyon farkı vermeyle mi, Devletin kanalı TRT’de  çöpten nasıl yiyecek toplanır belgeseli çekip yayımlamayla mı, Yandaş Gazetede; Alışverişe tok ve tek başına çocuklar olmadan gidilmesi,  sahiplik hissi verip aldırmaya zorlamasından dolayı ürünlere dokunulmaması gerektiği, doldurmaya teşvik edeceğinden büyük market arabası almayın gibi marketten nasıl alış veriş yapılması gerektiği yönündeki  önerilerin manşete taşımayla mı, yine yandaş bir kanal da aç kalmanın ömrü uzatacağının halka telkin edilmesiyle mi, kadın cinayetlerinin her gün artmasıyla mı, basın mensuplarının hapse tıkılmasıyla mı,  Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden sayılan  ve en zeki öğrencilerinin okumakta olduğu, öğrenci ve akademisyenlerin hukuk istediği Boğaziçi Üniversitesine Hukuk Fakültesi kurmayla mı, kayyum rektör atamayla mı, bilimi engellemeyle mi, Cumhuriyet, Kuvayı Milliye düşmanı Çorum Valisi, Belediye Başkanı,   İskilip Kaymakamı, Hitit Üniversitesi Rektörü ile mi, Anayasa Mahkemesinin kararını yerel mahkemenin tanımamasıyla mı, mevcut Anayasayı takmayanların yeni Anayasa yapılması gerektiğini gündeme getirerek 1921 Anayasasına atıf yaparak laik, cumhuriyet rejiminin temellerine dinamit koymayla mı  uzaya gideceğiz. ?

Hükümet bitirdiği beşeri ve maddi sermaye ile  Mars’a gidip, döviz artışını mı, faiz artışını mı, yoksulluğu mu, işsizliği mi, kovidi mi, ekonomik çöküntüyü mü mars edecek. Samanyolu Galaksisine gidip Saman ithalinden mi kurtulacağız. Ay’a gidip ay çiçek yağının fiyatlarını mı düşürecek.? Uzayda kara delik bulup bütçenin kara deliğini mi kapatacak.

Halk ile içi içe olan Adliye, Maliye, Sgk, TSK, Nüfus, İş-Kur, Belediye gibi kurum çalışanları ile  Emniyet ve Güvenlik Görevlileri kovid virüsünün mutasyona uğradığı bir zaman da  halen daha aşı olmamışken aşıyı uzayda mı olacağız.?

Bir an önce aşı temin edilerek aşılama çalışması yapılmalıdır.

Değerli Basın Emekçileri;

Memur emekçileri olarak hükümetten olan taleplerimizi tekrarlıyoruz.  

Bu kapsamda geçmiş yıllardan kayıplarımızda dikkate alınarak;

 En düşük memur maaşı ile en yüksek memur maaşı arasında ki makasın fazla açılmaması adına oransal olarak değil memura en az 2.500-TL seyyanen zam yapılması gerekmektedir.

Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı,  bu tutar diğer emekçilerin gelir vergisinden istisna edilmeli,

% 5 vergi indirimi ücret geliri elde eden emekçilere de uygulanmalı ve düşük ücret geliri elde edenler için vergi oranı % 10’da sabitlenmelidir.

Sözleşmelilere Kadro verilmeli,

3600 ek gösterge sözü yerine getirilmeli,

Memurun almış olduğu tazminat benzeri ek ödemeler emekliliğe sayılmalı.

Özel Güvenlik Görevlilerine fiili hizmet zammı ve silah tazminatı verilmeli,

TSK sivil devlet memurlarına fiili hizmet zammı ve askeri yan ödeme kararnamesi verilmeli,

Adliye çalışanlarına yargı tazminatı verilmeli,

SGK Personeline uzmanlık sınavı açılmalı

Defterdarlık ve Gelir Uzmanlarının merkez & taşra ayrımı giderilmeli,

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı Büro-İş Sendikası olarak haklı, gerçekçi söz verilen taleplerimizi içeren füzelerimizi uzaya fırlatıyoruz.”