EMEKÇİLERİ KÖLELEŞTİRECEK TEKLİF GERİ ÇEKİLMELİDİR

EMEKÇİLERİ KÖLELEŞTİRECEK TEKLİF GERİ ÇEKİLMELİDİR


AKP iktidarının, iş güvenliğini ve işçi haklarını tehdit eden, geçici istihdamı teşvik eden yasa tasarısını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündemine aldığı bilinmektedir.  Siyasi iktidar,  sermayeye yeni teşvikler, işçilere yeni hak kayıpları için elinde geleni yapmaktadır. Bu teklifi hazırlayanlar istihdam adı altında vahşi kapitalizmi uygulamanın peşine düşmüşlerdir. Sermayenin ve işverenin maliyetlerini azaltmak için  emekçinin; emeklilik, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sosyal güvenlikle ilgili haklarına göz koymuşlardır.

AKP hükümeti son yıllarda milyonlarca emekçinin çalışma yaşamını kuralsızlaştırmakta, iş güvencelerini ortadan kaldırmak istemektedir. İktidar tarafından kamuoyuna “İstihdam Paketi” olarak sunulan ve uzun bir süredir sözü edilen İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi aslında istismar paketidir. 

Meclis’e sunulan ve 43 maddeden oluşan teklif, pek çok yasada değişiklik yapan bir ‘torba’ kanun teklifi niteliğinde. Teklif sadece çalışma hayatı ile ilgili değil, ilgisiz pek çok konuda da düzenlemeler içermektedir. Torba kanun teklifinin gerekçesinde, salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi amaçlandığı anlatılmaktadır.  Ancak bu teklifin onlarca maddesi ile sermaye için yeni “istihdam teşvikleri ve destekleri” barındırmaktadır.

Teklifte İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere sağlanan desteklerin artırılması hedeflenmektedir. Paketin önemli bir bölümünün sermayeye dönük koruma ve kollama tedbirleri olduğu anlaşılmaktadır. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için belirli süreli sözleşmelerin koşulsuz olarak yapılabilmesine olanak tanınma imkanı verilmesi ayrımcılık barındırdığı gibi Anayasa’nın eşitlik ilkesinin ihlalidir.  Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmak işçi açısından büyük hak kayıpları yaratacağı gibi kıdem tazminatını parça parça ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.

AKP iktidarı, geçmişte olduğu gibi bugünde krizin yükünü emekçilere “reform paketi” olarak ödetmek istemektedir. AKP iktidarı salgın dönemini fırsata dönüştürerek “kıdem tazminatını” gasp etmenin yollarını aramıştır ve hayata geçirmek istemektedir.

Açıklanan paket işçilerin, emekçilerin yaşam şartlarını daha da kötüleştirecek ve onları köleleştirecektir.  Ekonomi paketi olarak açıklanan çıkış koşulları bu ülkenin yurttaşlarının sorunlarına deva olmayacaktır. Bu paket bankaları, sermayeyi ve yandaş iş adamlarını kurtarmak için yapılmaktadır.

Tüm emekçilerin tarihsel süreçte kazandığı haklarının zedelenmesi kabul edilemez. Siyasal iktidarın tüm bu politikaları Birleşik Kamu İş ve bağlı sendikaları tarafından reddedilmektedir.

Milyonlarca emekçi salgın koşullarıyla boğuşurken AKP hükümeti milyonlarca emekçinin çalışma yaşamını kuralsızlaştırmanın koşullarını aramakta,  iş güvencelerini ortadan kaldırmak istemekte ve kıdem tazminatı hakkını hedef haline getirmektedir. Bu iki kazanım sadece işçilerin değil kamu emekçilerinin de temel kazanımıdır.

Kısacası patronlar ve hükümetin, bu iki temel kazanıma karşı yaptığı ve yapacağını ilan ettiği girişimlere karşı emekten ve kamucu tavırdan yana tüm demokratik kitle örgütlerinin, konfederasyonların ve sendikaların birlikte mücadele yürütmesi gerekmektedir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; Ülkemizin küresel salgın ve deprem felaketiyle uğraştığı ve yaralarını sarmaya çalıştığı bu zor günlerde, emekçileri köleleştirecek ve hak kayıpları yaratacak bu teklifin TBMM gündeminden acilen geri çekilmesini bekliyoruz.

 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU