KANAL İSTANBUL PROJESİ’NDEN VAZGEÇİLMELİDİR !

KANAL İSTANBUL PROJESİ’NDEN VAZGEÇİLMELİDİR !


İstanbul'da yapılması planlanan Kanal İstanbul Projesi'ne Türkiye’nin her yerinden itirazlar yükselmektedir.

Kanal İstanbul’un; doğaya, çevreye vereceği zararları, yol açacağı güvenlik risklerini, ülke ekonomisine getireceği yükleri bilim insanları anlatmaktadır. Bilim insanları, bu projenin hayata geçmesi halinde başta İstanbul, Trakya, Marmara Bölgesi’ne ve Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve ekolojik yapısına zarar vereceğine dikkat çekmektedir.

Kanal İstanbul Projesi sadece ülke ekonomisini yakından ilgilendirmiyor. Halkın gerçek gündemini oluşturan işsizlik, zamlar, vergi yükü vb. gibi en temel sorunlarını derinleştirecektir. Ekonomik ve siyasi sorunların artığı ortamda Kanal İstanbul Projesi’nin hayata geçmesi halinde emekçilerin; ekonomik ve sosyal sorunları artacaktır. Bunların yanı sıra, halkın sırtına yeni ve taşıyamayacağı kadar büyük yükler getirecektir.

Alanında uzmanlaşmış bilim insanlarının hazırladığı raporlarda, yaptıkları değerlendirmelerde Kanal İstanbul’un büyük bir felakete yol açacağı belirtilmektedir. Proje ekolojiyi tahrip edecek, su canlılarının bir kısmını yok edecek, karada ve denizlerde biyoçeşitliliği geri dönülmez bir biçimde etkileyecek, uluslararası sözleşmeler konusunda ihtilaflar yaratacak, zaten yaşanmaz haldeki İstanbul’un trafiğini daha da çetrefilli hale getirecektir.

Kanal İstanbul Projesi; İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan Kuzey Ormanlarını, su havzalarını, su havzalarını besleyen su kaynaklarını, tarım ve mera alanlarını yok edecektir. İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın yok olacağı, Boğaz’la doğal olarak ikiye bölünmüş İstanbul’u üç parçaya bölecek, Karadeniz ve Marmara Denizi’nde öngörülemez sonuçlar yaratacak, sızıntı yaşanması halinde içme sularını tuzlayarak içilemez hale getirecektir.

Projeyle doğal yaşam alanları ve ekosistem bozulacak, doğal ve arkeolojik sit alanları, tabiat parkları, milli parklar vb. koruma alanları yok olacaktır. Sadece İstanbul’da değil, Trakya’ya kadar tatlı suların beslediği tarım alanları yok edileceği için bölgede tarım ve hayvancılık yapılamaz hale gelecektir. Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracaktır.

Kanal İstanbul Projesi hakkında hazırlanan ÇED Raporu, projenin olumsuz çevresel etkilerini bertaraf edecek değerlendirmeler içermemektedir. Rapor kaygılarımızı gidermekten uzaktır ve bilimsel yeterliliği konusunda şüphe uyandırmaktadır.

Kanal İstanbul doğal çevreyi değiştirerek olumsuz etkileyecek, bir başka deyişle çevre ve halk sağlığını bozacak bir projedir. Aynı zamanda Montrö Boğazlar Sözleşmesini tartışmaya açması gündeme gelecek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tartışmaya açaktır.

Kanal İstanbul Projesi; ekonomik, siyasi, sosyal sorunları artıracağı gibi öngörülemez felaketlere yol açacaktır. Bu nedenle Kanal İstanbul Projesi’nin hayata geçirilmeden mutlaka bilimsel araştırmaların, raporların her yönü ile tartışılması ve demokratik kitle örgütlerin görüşlerinin alınması gerekmektedir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; bilimsel gerçeklere, hukuka, akla, sağduyuya ve bilim insanlarını uyarılarına aykırı olan Kanal İstanbul Projesi’nden acilen vazgeçilmesi çağrısı yapmaktadır.  

BİRLEŞİK KAMU-İŞ 

MERKEZ YÖNETİM KURULU