KOLONYA VE MASKEYİ SERMAYEYE 100 MİLYARI YURTTAŞLARA DAĞITIN!

KOLONYA VE MASKEYİ SERMAYEYE 100 MİLYARI YURTTAŞLARA DAĞITIN!


AKP iktidarını; ülkemizde çalışma yaşamını, yurttaşların mutfaklarına girecek gıdaları, asgari ücretlileri, ailelerin temel tüketim malları ile doğalgaz, su ve elektrik gibi pek çok hizmeti etkileyecek koronvirüsü salgına karşı gerçekçi çözümlerle hareket etmeye ve yurttaşları etkileyen krize karşı halkın yararına paketler uygulamaya çağırıyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı” sonrasında “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adı verilen 100 milyarlık kaynakla ekonomiyi düzeltecek sözde paket açıkladı. AKP iktidarı ekonomiyi düzeltecek sözde 21 maddelik tedbirler içerisinde her zaman olduğu gibi yine sermaye destek verildi yurttaşların payına “maske ve kolonya” çıktı. Bu maskelerin dahi tüm yurttaşlara verilmeyecek olması bu paketin amacının salgınla mücadele olmadığını sermayeyi ve patronları kurtarma dönük olduğunu göstermiştir.

Gelişmiş ülkeler, virüs salgınına karşı ekonomi ve günlük yaşama etkilerini azaltmak amacıyla çeşitli tedbirler açıklamaktadır. ABD başta olmak üzere, gelişmiş kapitalist ülkelerin Merkez Bankaları sermayenin kurtarılması için trilyonlarca dolarları harcamayı göze almıştır. Sermayeye ayrılan kaynakların onda birini bile virüsün asıl hedefi olan insanlığın kurtarılması için kullanılmadığı ortadır.

Dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan ülkelerin koronovirüsünün yarattığı ekonomik tahribata karşı paket açıkladılar. ABD 1 trilyon dolarlık paket, Almanya 1 milyar Euro, İngiltere 330 milyar Sterlin, Fransa 45 milyar Euro, İtalya 25 milyar Euro, İspanya 200 milyar Euro paket açıkladılar.

Salgına karşı kapitalist devletler sermayeye öncelik verse de ABD halkına 1000 dolarlık çek dağıtarak destek vereceğini, Fransa zorda olan küçük şirketlerin kira, elektrik, su ve doğalgaz faturalarını askıya alacağını, Avrupa ülkelerinin çoğunda doğrudan emekçiyi-çalışanı-çalışmayanı gözeten önlemler bulunacağını açıkladılar.

AKP iktidarının açıkladığı 100 milyarlık paketle diğer ülkelerin açıkladığı paketler karşılaştırıldığında ağırlık olarak sermayeyi ve patronları merkez aldığı görülmektedir. Bu paket AKP iktidarının ranta dayalı, dışa bağımlı bir ekonomi politikasının sonucunu yansıtmaktadır.

AKP iktidarı Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesini gelişi güzel harcamasaydı bugün çalışana-emekliye sadece kolonya vermek zorunda kalmazdı.

Ülkemizde enflasyon, zamlar, faizler, adaletsiz vergi dilimleri, döviz kurundaki artış ve işsizlik sürekli artmaktadır. Açlığın ve yoksulluğun ülkemizde adeta sıradanlaştığı koşulları yaşanmaktadır. İşçinin ve kamu emekçinin yaşam şartlarının zorlaştığı dönemde krizin ve salgının bedeli emekçilerin sırtına yüklenmektedir.

Salgına karşı gerçekçi önlemler almayan iktidar krizi derinleştirir ve ekonomik-mali çıkmazları büyütür. AKP hükümetinin açıkladığı paket yurttaşları aldatmaya dönüktür.

Yurttaşların hayatının söz konusu olduğu dönemde paranın ve sermayeye teşviklerin konuşulduğu ortamda salgınla mücadele ciddiyeti olamaz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  Acilen  AKP iktidarını ekonomik krize ve salgına karşı emekçiyi ve çalışana yönelik aşağıdaki önlemleri almaya çağırıyoruz;

ü  Kamu emekçilerine 2020 yılı için ön görülen zam oranları tekrar güncellenmeli gerekirse toplu sözleşme masası tüm sendikaların dahil olacağı şekilde tekrar kurulmalıdır.

ü  Virüs salgını ile mücadele 83 milyonun meselesidir. Yine mücadele Programı açıklanırken belirli sendikaların toplantıya dahil edilmesi bu mücadelenin toplumsallaşmasına zarar vermektedir. Çalışma bakanı tüm sendikaların dahil olduğu yeni bir değerlendirme toplantısı yapması gerekmektedir.

ü  Çalışanlara 3600 ek gösterge bu süreçte derhal verilmelidir.

ü  En düşük memur maaşı yoksulluk sınırı olan 9 bin TL ye çekilmelidir.

ü  Tüm memurlar bu süreçte idari izinli sayılmalıdır.

ü  Anayasal bir kurum olan ekonomik ve sosyal konsey derhal toplanmalıdır.

ü  Sermayeye layık görülen 100 milyar TL’lik destek paketinin kapsamı ülkenin yüzde 70’ini oluşturan emekçilere yönelik daha fazla geliştirilmelidir.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ 

MERKEZ YÖNETİM KURULU