SALGININ VE EKONOMİK KRİZİN ETKİSİ YAŞAM KOŞULLARINI AĞIRLAŞTIRMAKTADIR !

SALGININ VE EKONOMİK KRİZİN ETKİSİ YAŞAM KOŞULLARINI AĞIRLAŞTIRMAKTADIR !


Ülkenin nasıl yönetildiğini açıklanan borçlandırma paketleri, işsizlik ve enflasyon rakamları göstermektedir. Ülkemizdeki ekonomik veriler her geçen gün daha da kötüye gitmekte ve ekonomik kriz gittikçe derinleşmektedir.

Koronavirüsü ekonomik veriler üzerinde ağır ve kalıcı tahribatlar yaratmıştır. Ülke ekonomisi ciddi oranda küçülmekte, işsizliğin, enflasyonun, yoksulluğun ve diğer ekonomik ve toplumsal sorunların artmasına neden olmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2020 Mayıs ayı enflasyon rakamlarının yıllık yüzde 11,39; aylık yüzde 1,36 arttığını açıklamıştır. TÜİK’in son resmi verilere göre şubat 2020 dönemi itibariyle 26 milyon 753 bin istihdamın 18 milyon 783 bini ücretli ve yevmiyeli çalışan emekçilerden oluşmaktadır.  Şubat dönemi resmi verilerine göre 4 milyon 228 bin kişi işsizlik kıskacında bulunmaktadır. Bir yıl ve daha uzun süredir işsiz olanlar 1 milyon 70 bin kişi olarak açıklanmıştır. Şubat 2020 döneminde ölçülen işsizlik, salgının hemen öncesindeki verileri yansıtmaktadır. Salgın sonrasında çok daha büyük bir istihdam ve işsizlik depreminin yaşanması kaçınılmaz görünmektedir.

Açıklanan enflasyon oranları gibi işsizlik oranları da vatandaşlarımız tarafından gerçekçi bulunmamaktadır. TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 11,39 olarak açıklamasını gerçekçi bulmuyoruz, gıdada son bir yıllık enflasyon yüzde 28,1 olarak gerçekleşmiştir. Konfederasyonumuzun her ay düzenli olarak araştırdığı halkın enflasyonu mayıs ayı sonuçları daha ağır koşulların yaşandığı göstermektedir. Ramazan ve salgın nedeniyle gıda ürünlerinin fiyatlarında önemli artışlara yol açmıştır. Ocakta yüzde 4,2, şubatta yüzde 1,9, martta yüzde 2,9 ve nisanda yüzde 1,95 oranında artan gıda fiyatlarında yılın ilk beş aylık dönemindeki toplam artış ise yüzde 11,5 gerçekleşmiştir.

Ekonomik sorunlarla ve salgın koşullarıyla boğuşan ülke ekonomisi tam bir çıkmaz içerisindedir. Enflasyon ve işsizlik rakamları sürekli artmaktadır. Bu durum açlık ve yoksulluk dalgasını büyütmektedir.

Salgının bulaşmasını kontrol altına almak için uygulanan kısıtlamalar emekçilerin işlerini ve gelirlerini kaybetmesine neden olmuş ve geçim kaynaklarını ciddi anlamda tehlikeye girmesine yol açmıştır.

Siyasi iktidar, salgının ülke ekonomisine getireceği ekstra yükü hafifletmek istemektedir. Ancak açıklanan yardım ve destek paketleri her koşulda sermayeyi büyütmeye ve emekçileri yoksullaştırmaya dönüktür.

İktidar, yardım ve destek paketlerini siyasi propaganda olarak kullanmaktadır. Açıklanan ‘destek ve önlem paketi’ kredi ve borçlandırma paketidir.

Salgın bahanesiyle emek sömürüsünü arttırmaya hedefleyen her girişim her paket emekçilerin yaşamını daha da zorlaştıracaktır. Bu nedenle borçlandırma paketleri emekçileri güvencesiz ve korumasız çalışmaya zorlamaktadır.

Salgının etkisi azalsa bile salgın ekonomisinin yıkıcı etkilerinin uzun süre devam edeceği zorlu bir dönem emekçileri beklemektedir.

Emekçilerin sermayeye olan bağımlılığını artıracak her türlü ekonomik paketlere karşı uyanık olunması gerekmektedir.

Acilen emekçilerin sırtındaki borç yükünü artıracak paketlerden ve propagandalardan vazgeçilmelidir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; salgının ve ekonomik krizin olumsuz etkilerini önlemek ya da en azından hafifletmek için üretim ekonomisine dönük somut ve kalıcı çözümler üretilmesini bekliyoruz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU