TARIM ORMAN-İŞ : Patara'da 2 bin kamyon kum çalındı

TARIM ORMAN-İŞ : Patara'da 2 bin kamyon kum çalındı

Konfederasyonumuza bağlı Tarım Orman-İş Sendikası, Antalya’da bulunan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki kum çalınma olayına ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı.

Tarım Orman-İş Başkanı Şükrü Durmuş, şubat ayında Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nden 2 bin 168 kamyon kumun çalınıp satıldığın açıkladı. Durmuş, Patara’dan kum çalınma ve görevlilerin açığa alınma sürecini çeşitli basın yayın kuruluşlarına değerlendirdi. 

Tarım Orman-İş Genel Başkanı  Durmuş'un yaptığı açıklama şu şekilde: 

"Antalya İline bağlı, Kaş İlçesi Ova Mahallesi sınırları içerisinde (Patara Bölgesi Sit Alanı) bulunan alanda binlerce kamyon kumun satıldığı, daha önce de haber olarak kamuoyuna duyurulmuştu. Sendikamız Tarım Orman –İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş tarafından olay yerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda aşağıda da açık bir şekilde izah ettiğimiz alan ÖÇKB (Özel Çevre Koruma Bölgesi) içerisindedir. Bilindiği gibi 1937 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından emirlenerek, bu yörede yaşanmakta olan kumul hareketini durdurmak ve bataklığı kurutmak amacı ile çalışmalar başlatılmıştır. 500 hektarlık bir alanda bataklık çalışması, 400 hektarlık bir alanda da kumul hareketini önleme çalışması yapılmıştır.   Bu çalışmalar yapılırken bölgedeki tarım alanlarının ve yöre halkının korunması amaçlanmıştı. Bu alanda bulunan bataklığın kurutulması için Avusturalay’dan okaliptüs fidanı Kıbrıs’tan da Kıbrıs Akasyası getirilmiş, yapılan çalışma sonucu bataklık kurutulmuş ayrıca kumul hareketi de önlenmişti.  Yıllarca korunan ve ormana dönüşen bu alan birilerinin rantı uğruna orman sıyrılarak, binlerce kamyon kumun sera sahiplerine dranaj malzemesi olarak satılması sonucunda görev yapmak isteyen orman muhafaza memurları engellenmek istenmiştir. Her türlü baskıya rağmen, görevini yapan orman muhafaza memurlarından bir tanesi önce lojmandan çıkartılmış, ardından bir başka şefliğe tayin edilmiş, akabinde de Kaymakam tarafından açığa alınmıştır. Bu olayın başında AKP Kaş İlçe Yöneticisi Osman Deniz KARATAÇ,  hafriyat şirket sahibi, Mustafa BAHAR Kaş Belediye Meclis Üyesi Tevfik TANER, yine yöre halkından Emin TANER, Nihat UÇAR ve halen görevi başında bulunan Orman İşletme Şefi Aydın ERSOY bulunmaktadır. Sendikamızın müdahalesi sonrasında orman muhafaza memuru görevine iade edilmiştir. Sorumluları ortada dolaşmaktadır. Bu bölgenin durumuna ilişkin teknik raporumuz aşağıdadır.

Patara’da  korumaya  yönelik  ilk  karar  1978  yılında  alınmış  ve  başlangıçta  sit sınırları  saptanmamıştır.  Bu  dönemde;  turizm,  ikinci  konut  gelişimi  ve  baskısı henüz  yok  iken  doğal  ve  arkeolojik  değerler  için  endişe  duyulmamıştır.  Anıtsal tek yapı ölçeğinde ve sit sınırlarının çizildiği koruma kararları alınmıştır. ÖÇKB sınırları içerisinde, “Eski Eserler Yasası”nın getirdiği “Sit Alanı” tanımı ilk kez Patara' da yapılmış, sadece bir tarihsel-arkeolojik alanın varlığı vurgulanmıştır. 1978 - 1988 arasında, Patara ile ilgili önemli bir sorun yaşanmadığı için Koruma Kurulları’nın gündeminde özel bir yer tutmadığı görülmektedir. Bu dönemde A, B,  C  SİT  BÖLGELERİ  oluşturulmuş,  bu  alanlarda  yapılaşma  yasağı  ve  denetimi getirilmiştir.  A  ve  B  Bölgeleri’nde  tarla  sürülürken,  C  Bölgesi’nde  ise  temel  kazısı  yapıldığı sırada eski esere rastlandığında Müzesine bilgi verilmesine karar verilmiştir. Sit Sınırları’nın  kesin  olarak  saptanamaması  ve  Gelemiş  Köyü’nün (C    Bölgesi) 'nin  denetimli  yapılaşmaya  açık  olması  ve  yerleşim  alanı  olarak  belirlenmesi, artan rant ile birlikte gelecekteki sorunları hazırlamıştır. 1990 yılında; A, B, C alanları derecelendirilmiş ve I., II., III. Derece Sit Alanları olarak belirlenmiştir. Yüksek Kurulun 1990 yılında aldığı bir kararda Patara ilk defa I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir Bölge ekonomisi genelde tarıma dayalı olup son yıllarda turizm gelişmeye başlamıştır. Yöre yaşayanları yazları yaylaya göçmektedir. Ova Gölü çevresinde modern yöntemlerle tarım yapılmaya başlanmış olup seracılık yaygındır ve turfanda sebze meyve üretimi yapılmaktadır.

Eşen Çayı’nın denize döküldüğü alanın, Eşen Çayı'nın taşıdığı alüvyonların denizel akıntılar ve rüzgarlarla işlenmesi sonucu, bölgenin en önemli doğal yapısını belirleyen 18 km doğu-batı uzanımlı, 500 m. genişliğinde, muhteşem “Patara Kumsalı” oluşmuştur. Bu bölgede denizden kara yönüne bazen şiddetli esen rüzgarlar, kumsalın kara yönünde ilerlemesine, kum fırtınası ve göçüne neden olmaktadır. Bu nedenle sahilde geniş yayılımlı ve hareketli kumullar bulunmaktadır. Eşen Çayı ağzından doğuya doğru 7 km. uzunluğunda ortalama 25 m. Genişliğindeki ıslak şerit çok ince boyutlu temiz kumlardan oluşmaktadır. Bu alan Caretta caretta ve Chelonia mydas türü Akdeniz kaplumbağalarının 1. derece yumurtlama alanıdır[i].

1990 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ilan edilen 197,1 kilometrekarelik alanın özellikle biyolojik çeşitliliğin son derece varsıl olması göz önünde bulundurularak 364 kilometrekareye çıkarılması önerilmiş; 2020 yılındaysa Cumhurbaşkanı tarafından “Patara Yılı” değerlendirilmesi kararını almıştır.[ii] Ancak, 2021 yılında alandan sınırları içerisinde binlerce kamyon kumun satılmasıyla ilgili olarak aralarında AKP’li meclis üyelerinin de bulunduğu şüpheliler gözaltına alınmıştır. Konunun kamuoyunda tepkiye yol açması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nce yapılan açıklamada;

ü  devlet ormanı ve mera vasfındaki parsellerden alınan kumların bir başka parselde depolandığının tespit edildiğini;

ü  Patara kumsalından kum alımının söz konusu olmadığı kaydedilerek “Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ve Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Kamu kurum ve kuruluşlarından hırsızlık’ olarak adli soruşturmanın başlatıldığı bilgisine ulaşıldığı”

belirtilmiştir[iii].

Bir yandan bu gelişmeler yaşanırken, bir yandan da hırsızlığı belirleyen ve görevleri gereği tutanak tutma çabasına giren iki muhafaza memuru üzerinde ilgili orman işletme şefi ile orman işletme müdürlüğü, yanı sıra Kaş Kaymakamı çeşitli baskılara kalkışmış, muhafaza memurlarından birisi de açığa alınmıştır.

Çok boyutlu gelişmeler…

Patara’da yaşananlar kumsaldan izinsiz olarak kum alma eylemine indirgenemez, indirgenmemelidir. Yaşananlar hem çok boyutludur:

(i)     Mevzuata Aykırılıklar:

Söz konusu gelişmelerde;

ü  Anayasanın 12, 17, 56. Maddesi (Çevre) ile 137. Maddesi (Kanunsuz Emir)

ü  6831 sayılı Orman Kanunu’na

ü  2872 sayılı hem de Çevre Kanunu’na

ü  5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu ile

ü  Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe;

 

ü  19.03.2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de, “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” başlıklı ve 2011/2 sayılı bir Başbakanlık Genelgesine

aykırı karar, uygulama eylemleri vardır

(ii)  Olumsuz ekolojik, Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Etkiler

Bölgede izinsiz olarak yapılagelen izinsiz kum alma – kum çalma !- çalışmalarıyla;

ü  Alanda 1950’li yıllarda Fethiye-Kalkan arasında Xanthos Vadisi'nin güneybatı ucunda bulunan ve Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden birisi olan Patara kentinin kum altına kalmasını önlemek amacıyla yapılan kumul bitkilendirmelerine;

ü  Kıyısal kumullardaki son derece varsıl biyolojik çeşitliliğe;

ü  Caretta caretta ve Chelonia mydas türü Akdeniz kaplumbağalarının 1. derece yumurtlama kıyısal ekosistemine;

ü  Ova Mahallesindeki yerleşmelere ve tarımsal etkinliklere

çeşitli zararlar verilmektedir. Bu zararların daha sonra onarılma olanakları bulunmamaktadır.

Öte yandan; görevlerini yerine getirmekten başka hiçbir amacı olmayan muhafaza memurları üzerinde uygulanan baskılar kamu görevlileri üzerinde yıldırıcı, caydırıcı etkiler yapmaktadır. Üstelik bu baskılar kapsamında orman muhafaza memurlarının;

“Görev yapmamızı engelleyecek kişi ve kuruluşlar kim olursa olsun, Cumhurbaşkanımız bile olsa görevimizi yapar, bu kapsamda da tutanak tutarız!”

biçimindeki kararlık anlamındaki takdir edilmesi gereken sözleri “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gerekçesiyle soruşturma açılması bu durumu pekiştirmektedir. Bu nedenle, ilgili orman işletme şefi ile orman işletme müdürü ve Kaymakam da görev suçu işlemektedir.

            Tarım Orman –İş Sendikası olarak aşağıdaki soruların yanıtlarını bekliyoruz.

 

ü    Anayasal ve yasal görevi ormanları korumak olan Orman İşletme Şefi ve Orman İşletme Müdürü hakkında neden hâlâ bir işlem yapılamıyor?

ü    Görevini yapan orman muhafaza memurunu usulsüz olarak görevden uzaklaştıran Kaymakam hakkında herhangi bir işlem başlatıldı mı?

ü    Sera atıklarının ÖÇKB alanına gömülmesi emrini veren Orman İşletme Müdürü hakkında neden bir işlem yapılmıyor?

ü    Orman alnından kamyonu 1000.00 TL’den satılan kum karşılığı alınan paralar nerede? (2180 kamyon)

 Bu soruların acilen yanıtlanmasını bekliyoruz. Ayrıca suçluların adalet önünde hesap vermeleri konusunda sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz."

 

İLGİLİ HABERLER

SPUTNİKNEWS 

HALK TV

 SPUTNİKNEWS VİDEO