TÜRKİYE CUMHURİYETİNE VE LAİKLİĞE YÖNELİK GERİCİ TEHDİTLERE KARŞI ANAYASA DERHAL UYGULANMALIDIR!

TÜRKİYE CUMHURİYETİNE VE LAİKLİĞE YÖNELİK GERİCİ TEHDİTLERE KARŞI ANAYASA DERHAL UYGULANMALIDIR!


Ayasofya’nın ibadete açılması sırasında, Ali Erbaş’ın Büyük Atatürk’e yönelik, hadsiz ifadeleri sıcaklığını korumaktadır. Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla başlayan gerici süreç ‘hilafet’ çağrılarının ve alfabe değişikliği eleştirileriyle siyasal İslam’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne ve devrimlerine yönelik Anayasal düzeni ortadan kaldırmak istendiklerinin açıkça ilanıdır.

Gerçek Hayat isimli dergide “Hilafet için toparlanın” çağrısı yapıldı. Derginin kapağında “Artık Ayasofya ve Türkiye hür” ve “Şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim? Hilafet için toparlanın” ifadeleri yer alması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın harf devrimini hedef alan sözleri peş peşe yaşanmıştır.

AKP ve gerici çevreler karşı devrimlerle laik Türkiye Cumhuriyeti rejimini değiştirerek, dini esaslara dayalı bir rejim kurmayı amaçlamaktadır.  AKP iktidarı, laikliğin tasfiyesi sürecinde İslami dünya görüşünün siyasal alana ve kamusal yönetime aşama aşama egemen hale getirmiştir. Bu gerici çevreler; Cumhuriyeti yıkacaklarını, hilafeti getireceklerini, şeriatçı bir düzeni kuracaklarını ilan ederek; anayasal rejimi hedef almaktadırlar. Hedefleri İslami esaslara göre bir rejim kurmaktır. Bu niyetlerini artık gizlememekte; Cumhuriyeti ve onun kazanımlarını, kurumlarını yıkacaklarını açıkça ilan etmektedirler.

Cumhuriyeti yıkmak isteyen ve anayasal rejimi ortadan kaldırmak isteyen, hilafet ve saltanat özlemi içindeki gerici siyasi hareketler, özellikle bu siyasi iktidar döneminde cesaret bulmuşlar ve pervasızlaşmışlardır.

Hilafetin kaldırılması, Anayasadan İslam devleti tanımının çıkarılması Cumhuriyet'in en önemli müdahalelerinden birisidir. Saltanat ve hilafet özlemi içinde olan gericiliğe karşı bu ülkenin aydınlık yüzleri Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik ve çağdaş Anayasal düzenini sonuna kadar savunacaktır. AKP'nin gerici politikaları karşısındaki sessiz kalınmayacaktır.

Atatürk’ü ve Cumhuriyetin kurucu kadrosunu hedef alarak ve onlara “lanet” okuyacak kadar saldırganlaşanlara; “Demokrasi ve laikliği kaldıracaklarını”, “Hilafeti yeniden ilan edeceklerini” ve “şeriat” sloganları atarak Cumhuriyeti yıkacaklarını açıkça ve aleni bir şekilde söylemekten çekinmeyenlere karşı Cumhuriyet Savcıları derhal görevlerini ve Anayasa hükümlerini uygulamalıdırlar.

Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet sahipsiz değildir!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  Demokrasi ve laikliği kaldırmak, hilafeti yeniden getirmek isteyenlere karşı Cumhuriyetin ve Atatürk’ün yolunda dimdik ayakta duracağız ve sonuna kadar mücadele yürüteceğiz.

 BİRLEŞİK KAMU-İŞ 

MERKEZ YÖNETİM KURULU