YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE MÜCADELESİ

YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE MÜCADELESİ

YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE MÜCADELESİ

Tam Bağımsız Türkiye mücadelesi veren Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı idam edilişlerinin 48. yılında bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Üzülerek belirtmeliyiz ki bu yıl 23 Nisan, 1 Mayıs ve 6 Mayıs Koronavirüsünün gölgesinde geçmiştir. Emekçiler salgın koşulları nedeniyle kitlesel mitingler yapamadıkları gibi kitlesel anma da düzenleyememektedir.  Mücadele günlerinin, kutlamaların ve anmaların korona gölgesinde sessiz sedasız geçmesini bekleyen AKP iktidarı bilmelidir ki mücadele yeni başlayacaktır.

Türkiye’de askeri darbeler; devrimcileri, aydınları, yurtseverleri işkencelerden geçirerek katletmiştir. 12 Mart 1971 askeri darbesiyle öğrenci hareketleri bastırılmış ve sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Üç fidan Amerikan emperyalizmine karşı çıkmışlar ve Tam Bağımsız Türkiye mücadelesini yürütmüşlerdir. Denizlerin eylem kararlılığı ve ülkesine sahip çıkma istekleri karanlık güçleri rahatsız etmiştir.

Deniz Gezmiş Gemerek’te, Yusuf Aslan Şarkışla’da, Hüseyin İnan Kayseri’de yakalanacaktır. Üç fidan, emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerini o kadar korkutmuştur ki, 6 Mayıs 1972'de  idam edilmiştir. 

Üç fidan'ın aramızdan ayrılmalarının üzerinde yıllar geçse de acıları halen tazeliğini korumaktadır. Ancak Denizlerin idamının ne anlama geldiğini bugün Türkiye daha iyi anlamaktadır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kamucu politikaları terk edilmiş emperyalist devletlere bağımlı hale getirilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetine sahip çıkmak için “Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Yürüyüşü” gerçekleştiren Deniz Gezmiş ve arkadaşları yürüyüş sonrası okunan bildiride; “Büyük Türk Milleti! Atatürk için toplanalım! Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluş idealini yaşama için, Mustafa Kemal devrimlerine saldıran karanlık güçlere dur demek için, Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için, Gazi Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluşcu saflarında toplanalım! Yaşasın Türkiye! Yaşasın yarının Bağımsız Türkiye’si için mücadele!” demişlerdir.

Denizlerin ve arkadaşlarının mücadelesi her zaman halkına bağlılık olmuştur. Denizlerin itiraz ettiği ve değiştirmek için yola çıktıkları sömürü düzeni bugün koranavirüsü nedeniyle daha iyi anlaşılmıştır. İçerisinde geçtiğimiz koronavirüs günleri yaşadığımız sömürü düzeninin çarklarının nasıl döndüğünü anlatmaktadır. 

Bilimin, emperyalist devletler elinde ticarethane işlevi gördüğü açıktır.  Sermaye sahipleri her koşulda insan sağlığını paraya çevirmektedir. Salgına karşı aşı bulma çalışmalarında dahi emperyalist devletlerarası çekişmelerin boyutları göz önündedir. 

Dünden bugüne insanlık bilim için emperyalizme karşı mücadele etmiştir. Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı son mektupta kardeşine ithafen “Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir” dediğini hatırlatmak gereklidir.

Bağımsız, özgür ve eşit bir Türkiye mücadelesi yürüten Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın kararlı mücadele mirası bugünde yaşamaktadır.

 O günden bugüne kadar geçen süre içinde, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, unutulmak bir yana, onurlu bir kuşağın gurur duyulan isimleri haline gelmişlerdir.

Ezilen ve sömürülen tüm Türkiye halkının kurtuluşu uğruna, gözlerini kırpmadan ölümü göze alan ve bedence aramızdan ayrılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı unutmadık, unutturmayacağız.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; “Tam bağımsız Türkiye” diye haykıran üç fidanın devrimci düşüncelerini ve mücadelelerini yaşatmaya devam edeceğiz ve onların sevdası bize ışık olacaktır.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU