BİRLEŞİK KAMU-İŞ: MEMUR-SEN  KİME HİZMET EDİYOR!

BİRLEŞİK KAMU-İŞ: MEMUR-SEN  KİME HİZMET EDİYOR!

Memur-Sen ve Eğitim-Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın "Cuma namazı izni genelgesine ilişkin yapılan itiraz ve temcitler eski Türkiye’de çok karın doyurmuştur, ancak yeni Türkiye’de milletimizin bunlara karnı toktur. Genelge, hukuki çerçevede bir hakkın kullanılmasının önündeki engeli kaldırmıştır’’ şeklindeki akıl ve izandan yoksun, talihsiz ve bir o kadar da gerçeklerden uzak açıklamaları hayal dünyasının paylaşımıdır.

AKP iktidarı döneminde hormonlu bir şekilde büyüyen Memur-Sen hem emek dünyasını hem de toplumsal yaşamı hasta etmiştir.  Sarı sendikacılık, yandaş sendikacılık kavramlarının üzerine oturan Memur-Sen bu durumdan rahatsız olmadığını her geçen gün ispatlamaktadır.

Bu kavramları kendine yakıştıran ve iktidara göbekten bağımlı olan Memur-Sen, AKP iktidarının bizzat da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gözüne ve kalbine girmek için var gücüyle gayret etmektedir.  Bu gayret ve çaba Memur-Sen başkanlarının kısa yoldan milletvekili olma yolunu keşfettiğinin göstergesidir. Memur-Sen sendikal tarihe kara bir leke olarak geçecektir.

Bu utanç !

Memur-Sen’e, yeter de artar da!

Memur-Sen’in 14 Ağustos 2015 tarihinde “Sözde” Toplu İş Sözleşmesi masasında “Cuma İzni” reklamı altında 2 milyon Kamu Emekçisinin özlük ve ekonomik haklarını nasıl sattığını unutmadık. Şimdi dillendirilen “Cuma tam gün tatil olsun” kılıfıyla hangi haklarımızı pazarlığa açtınız?

Memur-Sen ile AKP toplumu gericileştirme, ayrıştırma ve mezhep siyaseti ile bölmektedir. “Türkiye normalleşiyor”, “ikinci cumhuriyet”, “Türkiye aslına dönüyor” gibi nitelemeler “canbaza bak canbaza” sözünü hatırlatmaktadırlar.

Türk milletinin de, emekçisinin de asıl bu sözlere karnı toktur.  Lakin sizinkinin yeterince doymadığı ortadır.

İsmet İnönü’ün, "Kafaları mazinin demir çemberi içinde kitlenen milletin vay haline" sözüne denk düşen bu anlayış bilmelidir ki; Türkiye Cumhuriyetini kuran irade tebaadan ulus yaratmıştır. Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için gerçekleştirilen devrim hareketi, bilimsel ve uygulamalı eğitime yer veren aydınlatıcı ve üretici Köy Enstitüleri ile köylerden kalkınmaya başlayarak yurdun her tarafında eşsiz büyüme sağlamıştır.

Cumhuriyetin; tarım,  sanayi, ekonomi, eğitim, sanat ve sporda gösterdiği başarılar ortadayken Cumhuriyetin mirasını ve kazanımlarını talan etmek, satmak ve birilerine peşkeş çekmek için bağıra bağıra meydanlarda Türkiye’nin anonim şirket haline getirilmesini savunanlar ile şakşakçılık yapanlara naçizane tavsiyemizdir.

Hadi tüccarın alırım, satarım demesini anladık da!

Sendikacılık yapanın, kendini yağlayıp ballandırıp satmasını anlamak güç!

Birleşik Kamu-İş olarak; Memur-Sen’in Cuma Genelgesi ve Tunceli İl Özel İdaresi ile KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’ndeki Muharrem Ayında Aşure ikramiyesi, aynı aklın ürünüdür. Din-İman edebiyatı üzerinden halkı, emekçiyi sömürerek ayrıştıran, mezhep siyaseti üzerinden toplumu şekillendirmek isteyenler başka amaçlara hizmet ederler. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tam da bu noktada emekçinin ve sınıfın taze umudu, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının, kazanımlarının savunucusu olarak kale gibi yerini almaktadır. Emperyalizmin kucağına oturarak, Türkiye’yi çağdaş dünyadan, bilimden, demokrasiden, hukuktan ve özgürlüklerden uzaklaştıracağını sananlarla mücadelemizin süreceğinin bilinmesini bir kez daha tüm kamuoyuna ilan ediyoruz.

Birleşik Kamu-İş

Genel Başkanı

Hasan KÜTÜK