Ethem Sarısülük’ün katili ve sebep olanlar er geç ceza alacaklardır!

Ethem Sarısülük’ün katili ve sebep olanlar er geç ceza alacaklardır!

AKP’nin 11 yıllık iktidarı boyunca halk üzerinde uyguladığı büyük baskı yaşadığımız son bir ay içinde halk tarafından sokaklarda yok edildi.

Milyonlarca insan sokaklara dökülerek AKP’nin TOMA’lı, gaz bombalı saldırılarına karşı direndi.

Ancak bu kolay olmadı; olmayacak. Taksim Gezi Parkı eylemleri” sonucu biri polis dört vatandaşımızı kaybettik. İstanbul’da 21 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş, Hatay’da Abdullah Cömert, Ankara’da Ethem Sarısülük’ü bu eylemlerde polisin müdahalesi sonucu ölmüşlerdir. Adana’da Komiser Mehmet Sarı ise yine olayların içinde altgeçitten düşerek hayatını kaybetmiştir.

İstanbul’da 2, Eskişehir’de 1 kişi olmak üzere 3 ağır yaralının hayati tehlikesi mevcuttur!

1 Haziran’da Ankara’daki kaybettiğimiz vatandaşlarımızdan biri de polisin bizzat yakından ateş ederek kurşunla öldürdüğü Ethem Sarısülük’dür. Eylemlerde ortaya çıkan kamera kayıtları sonucu bir polis memurunun silahından çıktığı ileri sürülen kurşunla ağır yaralanan Mehmet Ethem Sarısülük’ün (26) yapılan otopsi sonucu doğrudan bir polis memuru tarafından açılan ateş sonucu öldüğü ortaya çıkmıştır.

Bu olay ve sonrasında, polisin bir türlü bulunamaması komedisi, bir insan öldürüldüğü halde olay yeri keşfinin ancak günler sonra yapılabilmesi, zaptının günler sonra tutulabilmesi ülkeyi yönetenlerin, ortada bir vatandaş-ların-ın öldürülmüş olması ve kesinleşmemiş mahkeme kararı olmamasına karşın mahkemeyi alenen etkileyecek biçimde polisi gözükapalı sahiplenmeleri, mahkeme sırasında siyasilerin açıklamaları, Türkiye gericiliğinin  yılların birikimi faşist karakterinin, zihniyetinin ve kininin birer göstergesidir.

Bütün dünya, polisin kullandığı yasal olmayan gücü naklen izlerken hiçbir şey olmamış gibi davranmak bizim yöneticilerimize özgü olmalıdır. 21. yüzyılın Türkiyesi demokrasi açısından bu durumda olmamalıdır.

Demokrasi polisin ortalıkta gözükmediği düzenin adıdır. Hangi nedenle olursa olsun vatandaşlarını katleden bir devleti yönetenlerin sıfatlarının ne olduğunu, Suriye’ye yapılan operasyonda sıkça kullanılan nitelemelerle ancak açıklayabiliriz!

Ethem Sarısülük’ü öldürenler, ölümüne neden olanlar biliyoruz ki er geç gerçek anlamda yargılanacaklar. Bunu bildikleri için bulundukları koltuğa daha sıkı yapışanları kimse kurtaramayacaktır.

Adalet en sonunda mutlaka tecelli eder.

 

24 HAZİRAN 2013 İTİBARİYLE TOPLAM YARALI ve ÖLÜ SAYISI

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’nin Taksim Gezi Parkı eylemleri ve sonrasında ülke geneline yayılan eylemlerde hemen tamamı polisin uyguladığı şiddet sonucu oluşan sağlık sorunlarını, tüm Türkiye sathında Tabip Odaları ve doktorların ilettiği verilerden derleyerek 24 Haziran 2013 saat 18:00 itibariyle açıkladı:

Açıklamaya göre:

13 İlde yaralılar olduğu tespit edildi.

Kamu hastanelerine, özel hastane ve tıp merkezlerine ve çatışmaların yaşandığı alanlarda kurulan revirlere toplam 8038 kişi yaralı olarak başvurdu.

Yaralanmaların içeriğini biber gazına bağlı yüzeyel yangı, yanık,  solunum sıkıntıları, astım krizi, epilepsi atakları, yakından atılan biber gazı kapsülleri, plastik mermiler ve darpa bağlı kas-iskelet sistemi yaralanmaları (yumuşak doku zedelenmeleri, kesiler, yanıklar, basit kırıklardan sekel bırakacak ciddiyete sahip açık/kapalı kırıklar), kafa travmaları, plastik mermilerden kaynaklı görme kayıplarına varan göz problemleri ve  karın içi organ yaralanmaları oluşturuyor.

4 Kişi hayatını kaybetti.

21 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş, 2 Haziran 2013 tarihinde İstanbul’un Ümraniye İlçesi’nde eylemcilerin arasından geçmeye çalışan bir aracın altında kalarak yaşamını yitirdi.

3 Haziran 2013 tarihinde Hatay’ın merkez ilçesi Antakya’da Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında 22 yaşındaki Abdullah Cömert hayatını kaybetti. Yapılan otopside ölümün başa alınan iki darbe ile gerçekleştiği belirtildi.

Adana’da ise 5 Haziran 2013’te alt geçit köprüsünden düşen Komiser Mehmet Sarı ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

1 Haziran’da Ankara’daki eylemlerde ortaya çıkan kamera kayıtları sonucu bir polis memurunun silahından çıktığı ileri sürülen kurşunla ağır yaralanan Mehmet Ethem Sarısülük (26) hayatını kaybetti. Yapılan otopsi sonucu Ethem Sarısülük’ün doğrudan bir polis memuru tarafından açılan ateş sonucu öldüğü ortaya çıktı.

60  Ağır yaralı var.

103  Kişi kafa travmasına uğradı.

İstanbul’da 2, Eskişehir’de 1 kişi olmak üzere 3 ağır yaralının hayati tehlikesi mevcut.

11 Kişi gözünü kaybetti.

1 Kişinin dalağı alındı.

Ankara’da Kızılay Meydanı’na yakın bir dersanede temizlik görevlisi olarak çalışan İrfan Tuna (47) 5 Haziran 2013’te çalıştığı sırada polisin eylemcilere yönelik yoğun gaz bombalı saldırısının ardından rahatsızlandı ve kaldırıldığı hastanede geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. İrfan Tuna’nın ölümüne gaz bombalarının neden olup olmadığı Adli Tıp Kurumu’nun raporu sonucu anlaşılabilecek.

İçeride yaralılar ve doktorlar var iken 02 Haziran 2013 gecesi Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kurulan revirlere gaz bombası ile müdahale edildi.

Yoğun polis müdahalesi nedeniyle çok sayıda yaralının bulunduğu Taksim Gezi Parkı’ndaki  revire 12 Haziran 2013 saat 03 sularında 5 adet gaz bombası atıldı. 22 Haziran gecesi TMMOB revirine gaz bombası ile saldırıldı.

31 Mayıs’tan itibaren meydana gelen olaylarda Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi  ve  Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri  yaralandı.

İlk günden itibaren alanlarda olan Birleşik Kamu İş üyeleri de şiddetten nasibini aldı. Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, Ankara 2 nolu Şube başkanı Umut çaltak yaralandı. Bir çok üyemizde bu şiddetten etkilendi

BİRLEŞİK KAMU İŞ