GEZİ DİRENİŞİNİ 4’ÜNCÜ YILINDA SAYGIYLA SELAMLIYORUZ

GEZİ DİRENİŞİNİ 4’ÜNCÜ YILINDA SAYGIYLA SELAMLIYORUZ

Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesine karşı başlayan ve kısa süre içinde ülkede yüzbinlerce kişinin cumhuriyet, demokrasi, adalet, özgürlük ve yaşam tarzına sahip çıkmak için sokağa çıktığı Türkiye’de uzun bir harekete dönüşen Gezi Parkı eylemlerinin 4’üncü yıl dönümünü selamlıyoruz!

Gezi Park’ı 2013 yılında Taksim’de başlayarak ve ülkemizde tüm yurttaşların meydanlara çıkarak siyasal iktidarın toplum üzerinde baskısına ve dayatmasına karşı çıktığı gündür. Mayıs 2013’ten Haziran ayının ortalarına kadar devam eden Gezi Park’ı direnişi; İstanbul’da Taksim Meydanı’nda, Ankara’da Kızılay Güvenpark’ta, İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda, buradan da ülkenin dört bir yanındaki şehirlerin parklarına ve meydanlarına yayılarak günlerce vatandaşların sokaklardan ayrılmadığı direnişin yaratıldığı gündür.

Gezi direnişi süresi boyunca polisin uyguladığı şiddet neticesinde Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, İrfan Tuna, Selim Önder, Zeynep Eryaşar, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Serdar Kadakal, Berkin Elvan ve Mustafa Sarı hayatını kaybederken birçok yurttaşımız da çeşitli uzuvlarını kaybetti. Ülkemizde aynı andan milyonlarca insan sokağa çıkarken milyonlarca insan da yaralandı.  Tüm bu nedenlerle siyasi iktidarın baskısı ve zulmüne karşı gezi eylemleri tarihi yaratıldı.

Gezi’nin üzerinden dört yıl geçti ancak siyasi iktidar; baskıyı ve şiddeti her geçen gün arttırmaya devam ederken 15 yıldır ülkeyi yöneten siyasal iktidar; en ufak gösteri hakkını ve muhalefet hakkını sert şekilde bastırmaktan, toplumu kutuplaştırmak ve ayrıştırmaktan geri durmamıştır.  Gezi direnişi iktidarda,  korku yaratmakta her fırsatta Gezi’yi değersizleştirmektedirler. Buna rağmen Gezi’nin ruhunu tüm yurttaşlar halen taşımaktadır.

Gezi, AKP’nin korkusu olmuştur. Siyasal iktidarın; başbakanları, bakanları ve milletvekilleri toplumsal gösterilerde korkmaktadırlar. Toplumsal gösterilerin yapıldığı herhangi bir gösteriyi hemen yasaklamaktadırlar ya da hemen akıllarına Gezi direnişi gelmektedir. İktidar da bilmektedir ki Gezi Park’ındaki tepki o parktaki ağaçlardan ibaret değildi, hükümetin dayatmacı tüm uygulamalarına karşı demokratik toplumsal bir tepkiydi. Gezi direnişi ile halkımız, AKP iktidarına karşı mücadelesinden vazgeçmeyeceğini; baskılara, saldırılara kayıtsız kalmayacağını, tüm dünyaya duyurmuştur.

Demokratik parlamenter sisteme dayalı kurulan Cumhuriyetimiz bugün çok daha ciddi bir tehditle karşı karşıyadır. Özellikle içerisinde geçtiğimiz bu zor süreçte ülkemiz için ortak kaygılarımız var; bu ortak kaygılarımız, Gezi direnişinin ruhuna sahiplenerek korunacaktır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, bizlere emanet ettiği çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyete ve kazanımlarına her koşulda sahip çıkmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Siyasal iktidarın, tüm engellemelerine rağmen Gezi ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  Gezi’nin anlamına, ruhuna ve değerlerine sahip çıkıyoruz. Gezi direnişinin 4’üncü yıldönümünde Gezi direnişin de hayatlarını kaybeden onurlu insanlarımızı saygıyla anıyor ve direnişleri mücadelemizde yaşatmaya devam edeceğiz.

 “HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ”

YAŞASIN BİRLEŞİK KAMU-İŞ

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU