İKTİDARIN MASALLARI KARŞISINDA GERÇEKLER YÜKSEK ENFLASYONU GÖSTERİYOR

İKTİDARIN MASALLARI KARŞISINDA GERÇEKLER YÜKSEK ENFLASYONU GÖSTERİYOR


AKP iktidarının büyüme masalları krizi derinleştirmekte politikaları enflasyonu iyice arttırmaktadır.

TÜİK’in her ay açıkladığı enflasyon verileri ile halkın hissettiği enflasyon arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmaktadır. TÜİK, fiyatlardaki gerçek değişimi ölçmeyi bir tarafa bırakmış iktidarın ekonomik hedeflerine uyumlu hesaplamalar yapmaktadır. 

TÜİK’in ülkenin ve halkın ekonomisinin gerçeklerinden tamamen kopuk veriler açıklaması artık kimseye şaşırtıcı gelmiyor. TÜİK’in asıl amacının enflasyon verilerini gerçekte olduğu gibi açıklamaktan çok ne yazık ki çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan yangını gizleme derdine düşmesidir.

Vatandaşın geliri hızla erirken temel tüketim ürünlerine peş peşe gelen zamlar nedeniyle, halkın satın alma gücü daha önce hiç olmadığı kadar azaldı. Bu durum Türkiye’de yüksek enflasyonun kronik hale geldiğini, mevcut ekonomi politikalarında ısrar edilmesi halinde ülke ekonomisi açısından çok daha ağır sonuçların ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir.

Dolar kuru ne kadar yükselirse, Türk lirası o kadar değersizleşmekte ve fiyatlar o kadar artmaktadır. Yüksek enflasyon toplumun düşük gelirli kesimleri ile yüksek gelirliler arasındaki uçurumun büyümesine, gelir dağılımının zenginler lehine, yoksullar aleyhine bozulmasına neden olmaktadır.

TÜİK’in manipüle edilmiş tüketici enflasyonu aylık yüzde 2.39; yıllık 19.89 olarak ilan edildi. Birleşik Kamu-İş KAMU-AR’ın ekim ayı enflasyon rakamları ortadır.  Temel gıda fiyatları yaz aylarında sonra ekimde önceki aya göre %7 oranında arttı. Temel gıda fiyatlarında bu yılın ilk 10 aylık döneminde %35.4, son bir yıllık dönemde ise %44,7 oranında artış yaşandı. Ekimde; ekmek, un, bulgur, makarna, süt ve süt ürünleri, sebze ve şeker fiyatlarındaki yükselişler ekimde gıda fiyatlarını son yılların en yüksek aylık artışını göstermesine yol açtı.

Halktan yana iktisatçıların açıkladığı enflasyon oranları yine TÜİK’in rakamlarının manipülasyon yaptığını göstermektedir. ENAG’ın hesaplamasına göre ekimde enflasyon aylık bazda % 6.9 artarken yıllık bazda ise % 49,87 oldu.

Aynı zamanda Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın, dört kişilik bir ailenin ekim ayı açlık-yoksulluk araştırması da enflasyonun ne kadar arttığını göstermektedir. 

Gıda fiyatlarında yaşanan artış sabit gelirliler için açlık riskini büyütmeye devam ediyor. Açlık sınırı ekimde bir önceki aya göre 80 lira daha artarak 3 bin 708 liraya yükseldi. Başta gıda olmak üzere enerji, ulaştırma, barınma, eğitim gibi harcama kalemlerine yapılan zamlar nedeniyle yoksulluk sınırı ise 12 bin 685 liraya yükseldi.

Açlık sınırı bu yılın ilk 10 aylık döneminde 562 liraya yoksulluk sınırı ise 1.498 lira arttı. Son bir yılda açlık sınırında 699 liralık, yoksulluk sınırında ise 1.849 liraya artış yaşandı.

Ekim ayı enflasyon rakamlarını önemli kılan bir diğer nokta gelecek yıl vergi, harç ve cezalarda ne kadar artış olacağını gösteren ‘yeniden değerleme oranı’nın belli olmasıdır. Yeniden değerleme oranı belirlenirken dikkate alınan Üretici Fiyat Endeksi’nin (ÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 36.20 oldu. Bu durum gelecek zamların habercisidir.

Halkın geliri enflasyondaki artışa paralel olarak artmadığından sürekli yükselen fiyatlar karşısında satın alma güçlerini koruyamıyor, her geçen gün yoksullaşıyorlar.

Gerçek enflasyonu saklamayı amaç edinmiş TÜİK enflasyonu bile “zam yağmuru”, “zam fırtınası” ve “zam kasırgasına” dönüşmüştür.  TÜİK ve AKP iktidarı resmi enflasyonu çeşitli istatistik oyunlarıyla gizlemeye çalışsa da, emekçilerin yaşam alanlarında ve mutfaklarında ağır şekilde yaşanmaktadır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; AKP iktidarının büyük patronlar ve zenginlerin servetinin büyütmeye devam ettiğini belirtiyoruz ve milyonlarca emekçiyi fakirleştiren ağır koşullara karşı emekçilerin omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz.

 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM