NAZIM HİKMET’İ SAYGIYLA ANIYORUZ

NAZIM HİKMET’İ SAYGIYLA ANIYORUZ

3 Haziran 1963 sabahı sonsuzluğa uğurlanan Türk ve Dünya şiirinin ulu çınarı, edebiyat dünyasının “Mavi Gözlü Devi” ünlü Türk şairi Nazım Hikmet Ran’ı bedence aramızdan ayrılmasının 52. yılında saygıyla anıyoruz.

Nazım Hikmet, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır. 

1925 yılından başlamak üzere şiirleri ve yazıları yüzünden birçok kere yargılandı. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.  İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın bir süre kaldı. 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi. Ancak sürekli izlendiği ve çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ve öldürüleceği yolundaki duyumlar üzerine yurtdışına çıktı. 17 Haziran 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Sovyetler Birliği'nde Moskova yakınlarındaki yazarlar köyünde ve daha sonra da, eşi Vera Tulyakova (Hikmet) ile Moskova’da yaşadı. Memleket dışında geçirdiği yıllarda Bulgaristan, Macaristan, Fransa, Küba, Mısır gibi dünya memleketlerini dolaştı, buralarda konferanslar düzenledi, savaş ve emperyalizm karşıtı eylemlere katıldı, radyo programları yaptı. Ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile vatandaşlıktan çıkarılma kararı iptal edildi. Mezar Moskova’da bulunmaktadır.

Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine. Bu davet bizim” dizeleri bugün demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi veren yığınların sesi olmaya devam ediyor. 

ŞEHİTLER


Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
             mezardan çıkmanın vaktidir! 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
             Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler 
             Dumlupınar'dakiler de elbet 
             ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler, 
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz 
             yatarsınız al kanlar içinde. 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
             siz toprak altında derin uykudayken 
                       düşmanı çağırdılar, 
                                   satıldık, uyanın! 
Biz toprak üstünde derin uykulardayız, 
             kalkıp uyandırın bizi! 
                             uyandırın bizi! 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
             mezardan çıkmanın vaktidir! 
  

                       Birleşik Kamu-İş

                    Merkez Yönetim Kurulu