Tüm Yerel Sen Sendikamızın Hukuk Zaferi… Haksız Dayanışma Aidatına Yargı Freni

Tüm Yerel Sen Sendikamızın Hukuk Zaferi… Haksız Dayanışma Aidatına Yargı Freni

Konak Belediyesinde TÜM BEL-SEN tarafından 15.12.2011-14.12.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesinti nedeniyle açtığımız davada, İzmir 2. İdare Mahkemesi “davacının maaşından dayanışma aidatı kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından” gerekçesiyle dayanışma aidatını iptal etmiştir.

Kararda, Toplu İş Sözleşmesinin 30.12.2011 tarihinde imzalandığı ve 15.12.2011 ila 14.12.2014 tarihleri arasını kapsadığı gözönüne alındığında yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca anılan tarihlerde toplu iş sözleşmesi hakkının yalnızca işçilere tanındıgı, memurlara sendikal haklar kapsamında “mali haklar” konusuna yer verilmediği ve bu bağlamda memur sendikaları ile belediyeler arasında belediye memurlarına, 657 sayılı Kanunda belirtilen mali haklar dışında ödeme yapılması sonucunu doğuran bir sözleşme yapılmasına olanak bulunmadığından dava konusu toplu iş sözleşmesinin 3/B-5 maddesinde yer alan “taban aylığının %2′si oranında dayanışma aidatı ödemeleri” ibaresinde ve anılan sözleşmeye dayanılarak davacının maaşından dayanışma aidatı kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesintiye son verilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin islemde hukuka uyarlık görülmemiştir, denmektedir.

T.C.
İZMİR 2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/298
KARAR NO: 2014/1755

DAVACI: TÜM YEREL YÖNETİM ÇALIŞANLARI SENDİKASİ VEKİLİ: AV. UĞUR YUSUF DEMİR
Necatibey Caddesi No:8/87 Çankaya/ANKARA

DAVALI: KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI VEKİLİ: AV. ARMAĞAN KONYALI
Konak Belediyesi Hukuk İşl. Md. 9 Eylül Meydanı No:6 K:6/603 Basmane/İzmir

DAVANIN ÖZETİ: Davalı idare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL-SEN) arasında 15.12.2011-14.12.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesintiye son verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 08.01.2014 tarih ve 6815554 sayılı işlemin; kamu görevlilerinin maaş ve özlük haklarının kanunla düzenleneceği, 4688 sayılı Kanun uyarınca kamu işvereninin kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayrım yapamayacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: 4688 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce toplu sözleşme imzalandığı için sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu ve uygulanmak zorunda olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir 2. İdare Mahkemesi’nce gereği görüşüldü:

Dava, davalı idare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜMBEL-SEN) arasında 15.12.2011-14.12.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesintiye son verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 08.01.2014 tarih ve 6815-554 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır

1982 Anayasası’nın “Sendika Kurma Hakkı” başlıklı 51.maddesinde; “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz…….İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir….” kuralına yer verilmiş, 53. maddesinde,”İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.(Ek fıkra: 07/05/2010-5982 S.K./6. md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. (Ek fıkra: 07/05/2010-5982 S.K./6. md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Ek fıkra: 07/05/2010-5982 S.K./6. md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.

Yine dava konusutoplu sözleşmenin imzalandığı tarihteki haliyle 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu’nun ” Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında yürütülecek toplu görüşmelere ilişkin esasları düzenlemektir” hükmüne yer verildiği, ” Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.” hükmü yer almış, ” aynı Kanunun toplu sözleşme imzalandığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki 19.maddesinde; ” Kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonları bu Kanundaki hükümler çerçevesinde, üyeleri adına toplu görüşmeye katılmaya, toplu görüşmeyi sonuçlandırmaya ve taraf olmaya yetkilidir.a) Genel olarak kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek ve toplu görüşme sonucunda anlaşmaya varılan mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemek üzere idari kurullara üyeleri arasında temsilciler göndermek.b) b) Devlet personel mevzuatında kamu görevlilerinin temsilini öngören çeşitli kurullara temsilci göndermek.c) Verimlilik araştırmaları yapmak, sonuçlarla ilgili raporlar düzenlemek, önerilerde bulunmak ve işverenlerle bu konularda ortak çalışmalar yapmak.d) Üyelerin mesleki yeterliliklerinin artırılması ve sorunlarının çözülmesi ile sendikal faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik kurs, seminer ve sosyal amaçlı toplantılar düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapmak ve yayınlarda bulunmak.e) Üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri ile personel hukukunu ilgilendiren konularda ilgili kurumlara ve yetkili makamlara sunulmak üzere çalışmalar yapmak ve öneriler getirmek.f) Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak.g) Üyeleri ve ailelerinin yararlanmaları için hizmet amacıyla, eğitim ve sağlık tesisleri, dinlenme yerleri, misafirhane, spor alanları ve benzeri yerler ile kitaplık, kreş, yuva ve huzur evleri, yardımlaşma sandıkları kurmak ve yönetmek ile herhangi bir bağışta bulunmamak kaydı ile üyeleri için kooperatifler kurulmasına yardım etmek ve nakit mevcudunun yüzde onundan fazla olmamak kaydıyla bu kooperatiflere kredi vermek.h) Yangın, su baskını, deprem gibi tabii afetlerin vukuunda, gerektiğinde üyelik şartı aranmaksızın nakit mevcudunun yüzde onunu aşmamak kaydıyla afete uğrayan bölgelerde konut, sağlık ve eğitim tesisleri yapmak ve bu amaçla kamu kurum ve kuruluşlarına ayni ve nakdi yardımda bulunmak.”hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Kapsam başlıklı 1.maddesinde;” Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır…..” kuralına yer verilmiş, aynı Kanunun Amaç başlıklı 2.maddesinde; ” Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler….Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur.” kuralına, 4. maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. ….A) Memur:Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.B) Sözleşmeli personel:Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; memur statüsü esaslarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile belirlendiği ve belediye çalışanlarının da anılan Kanun kapsamında yer aldığı, devlet memurlarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda sağlanan haklar dışında herhangi bir ücret ödenmeyeceği, öte yandan toplu sözleşmenin imzalandığı tarihte toplu iş sözleşmesi hakkının yalnızca işçiler için tanındığı, memurlara sağlanan sendikal haklar kapsamında mali haklar konusuna yer verilmediği açıktır.

Davalı Konak Belediyesi ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası ile arasında 15.12.2011 ila 14.12.2014 tarihleri arasında 3 yıllık dönemi kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin “Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 3.maddesinin “Yararlanma” başlıklı B/5 maddesinde; 4688 sayılı Yasa gereği sendikaya üye olmayan 657 sayılı Yasa’ya tabi olarak çalışanlar taban aylıklarından %2 oranında dayanışma aidatı ödeyerek Toplu İş Sözleşmesinden yararlanır.” hükmü yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare ile Tüm Belediye Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası arasında 15.12.2011-14.12.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak toplu iş sözleşmesi imzalandığı, imzalanan toplu iş sözleşmesi uyarınca memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesintiye son verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 08.01.2014 tarih ve 6815-554 sayılı işlemin iptali istemiylebakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda Toplu İş Sözleşmesinin 30.12.2011 tarihinde imzalandığı ve 15.12.2011 ila 14.12.2014 tarihleri arasını kapsadığı gözönüne alındığında; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca anılan tarihlerde toplu iş sözleşmesi hakkının yalnızca işçilere tanındığı, memurlara sendikal haklar kapsamında “mali haklar” konusuna yer verilmediği ve bu bağlamda memur sendikaları ile Belediyeler arasında belediye memurlarına, 657 sayılı Kanunda belirtilen mali haklar dışında ödeme yapılması sonucunu doğuran bir sözleşme yapılmasına olanak bulunmadığından dava konusu toplu iş sözleşmesinin 3/B-5 maddesinde yer alan “taban aylığının %2′si oranında dayanışma aidatı ödemeleri” ibaresinde ve anılan sözleşmeye dayanılarak davacının maaşından dayanışma aidatı kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının memurlardan dayanışma aidatı adı altında yapılan kesintiye son verilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 92,80 TL yargılama giderinin ve AAÜT uyarınca belirlenen 750,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 26/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan ALİ TELLİ
32733

Üye
DURSUN ÖZDEMİR
42977

Üye
MEHMET ALİ AŞIKOĞLU 167829

T.C.
İZMİR 2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/298
KARAR NO: 2014/1755

YARGILAMA GİDERLERİ:
Başvuru Harcı: 25,20 TL
Karar Harcı: 25,20 TL
Vekalet Harcı: 3,80 TL
Posta Gideri: 38,60 TL

TOPLAM: 92,80 TL