Türkiye Buraya Nasıl Geldi?

Türkiye Buraya Nasıl Geldi?

1978 Washington Uzlaşısında G8 ülkeleri bir karar aldı: Kapitalizmin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır...

Her türlü psikolojik zemini hazırlandıktan sonra, Nato güdümlü komuta kademesi " bizim çocuklar başardı" dedirten ve toplumda kabulü için ATATÜRKÇÜLÜK maskesi giydirilmiş darbeyi yaptılar.

Bağımsız Türkiye'ye son darbeyi içten vurdurmak için yeşil kuşak yetiştirme projesi adıyla düğmeye basıldı. Din eğitimi ve dini özgürlükler bu projenin temel güç noktası, ön açıcı noktası oldu.  Çünkü din dokunulmazdı.

Esas amaca ulaşmak, özelleştirmelerle milletin alın teri tesisleri kapital şirketlere peşkeş çekmek için; teşekküllerin kasıtlı olarak zarar ettirilmesi ihanetine varana kadar her türlü strateji kullanıldı.

Öz malları elinden giden toplum, bu gerçeği görmesin diye PKK terörü devreye sokuldu. Taktik belliydi : " maymuna bak maymuna "...

Toplum artık her gün "ANADOLUDAN GÖRÜNÜM" programıyla maymuna bakıyordu. Bu arada palazlanan komprotor burjuva türedi. Ve bürokrasiden siyasete çarklar hep rüşvetle dönmeye başladı. Rüşvetin halka uzantısı da önceleri başka iken, günümüzde erzak ve kömür oldu. Toplumun böylece ahlakı çökertildi ki; yanlışa, harama hayır diyecek namus gücünden mahrum kalsın. Nitekim de şu an bunun tam da zirvesindeyiz.

Futbol- fuhuş- faşizm üçgenli bir kısır döngüyle insanımız teslim alınmıştı artık. Düşünce sığ ya hiç yok, ya da menfaat odaklı. Aslında tam da materyalist bir yaşam. Hepsi de muhafazakar söylemler ve iktidarlarca icra edildi. Cemaatler de bu iktidarların devamlarını sağlamak için oy potansiyelleri ile eli ayağı oldular bu kapitalist canavarların.

Darbe sonrası hazırlatılan siyasi partiler ve seçim kanunları da bu gidişe bir numaralı temel destek oluyordu. Nitelikli ve yurtsever aydınlara siyasette yer yoktu artık. Politikaya giremedikleri gibi; karınca kararınca gidişe kalemleriyle dur demek için çabalayan yurtsever ve gerçek Atatürkçü aydınlar resmen derin devlet tarafından katledildi.

Vekil adayları direk ya da dolaylı rüşvete tabi bir çarktan süzüldüler geldiler o koltuklara.

Sosyal adalet gittikçe çöktü ve toplum üretici, kendine yetebilirlikten; tüketim çöplüğünde doyumsuzluklar içinde debelenip durmakta buldu kendini. Eliniz vicdanınızda söyleyin 900 TL ücretle hangi aile nasıl geçinir? Bu ailenin bireyleri nasıl yaşayabilir? İnsanlar nasıl normal olabilir?  Bu durumda ailede ve toplumda neler yaşanır ?

Toplum, 12 EYLÜLDE PİMİ ÇEKİLMİŞ BİR BOMBADIR ARTIK. KİMSE KUSURA BAKMASIN BU NOKTA; KİMYASI BOZULMUŞ, AHLAKI ÇÖKMÜŞ, SİNİRLERİ TÜKENMİŞ BİR TOPLUMUN FOTOĞRAFIDIR.

Bu fotoğrafın sorumlusu kim olursa olsun;  Birleşik Kamu İş Konfederasyonu'nun İşkollarında Örgütlü yurtsever ve devrimci tüm üyeleri olarak bizler, kapitalizm canavarının karşısında Atatürk'ün emperyalizme karşı vermiş olduğu ve dünyada eşine az rastlanan KURTULUŞ mücadelesinden aldığımız  feyz ve güçle halkımızın çaresiz olmadığını tüm dünyaya haykırırcasına ayakta ve dik duracağız.

Omurgalı ve erdemli kişilikte yaşamının temeli emek mücadelesi olan, BİRLEŞİK KAMU İŞ üyesi devrimci arkadaş!

Karanlığın aydınlığı yendiği dünya tarihinde görülmemiştir. Biz halkız ve cesaretimiz buradan kaynaklı. Korkmadan, sinmeden ve susmadan devrimci emek mücadelesinde yeni kazanımlarla dolu yeni çalışmalar için MERHABA ....

BİRLEŞİK KAMU İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU

12 eylül