EĞİTİMİN VE ÜRETİMİN MERKEZİ KÖY ENSTİTÜLERİ'NİN 79. YILDÖNÜMÜ KUTLU OSUN

EĞİTİMİN VE ÜRETİMİN MERKEZİ KÖY ENSTİTÜLERİ'NİN 79. YILDÖNÜMÜ KUTLU OSUN

Cumhuriyet devriminin en büyük aydınlanma merkezlerinden olan Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 79’ncu yıldönümünü kutluyoruz.

Köy Enstitüleri dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve eğitim bilimci İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde 17 Nisan 1940 yılında dünyanın en özgün eğitim modeli olarak kurulmuştur. Enstitüler Yücel’den sonra Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında önce Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürüldü. Daha sonra da Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954’te kapatıldı.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti’ni ilan ederken nüfusun yüzde 80’ini köylerde yaşamaktaydı. Cumhuriyet sınırlarında bulunan 40 bin köyün 37 bininde doğru düzgün okul bulunmamaktaydı. Var olanların hemen hepsi tek sınıflı dersliklerdi. Bu okullara, kentlerde gönderilen az sayıda öğretmen ile nüfus eğitilmek zorundaydı, ancak bu öğretmenlerde çoğu zaman yetişememekteydi.

Bu olumsuz şartları bilen Cumhuriyet kadroları,  köylüyü kurtarmak amacıyla çalışmalara başladı. Yüzyıllardır kaderine terk edilmiş köylünün önce öğretmen ve okul ihtiyacını karşılayıp daha sonra köylüyü aydınlatacak her köye okul, her okula bir öğretmen ihtiyacını gideren çalışmalar gerçekleştirildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında yaşadığı tüm olumsuz koşullara karşılık en büyük aydınlanma ve eğitim merkezi olan köy enstitüleri Anadolu’nun çeşitli noktalarına yayıldı. Köy Enstitülerinin başlıca amacı kırsal alanı kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici durumuna getirmekti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni nesil insanı;  çalışkan, üreten, öğrenen, öğrendiğini ve öğrendiklerini uygulayan üretici olmaya başlamıştı. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerinde tarımda, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında yetişmiş insan haline gelmişti.  Köy çocuklarından yazarlar, şairler, müzisyenler, bilim adamları çıkmaya başlamıştı.  Türkiye Cumhuriyeti, köylünün dilinde anlayan yeni bir aydın yaratmıştı.

Ülkemizde eğitimle, bilimle uğraşması gereken Milli Eğitim Bakanlığı bu misyonunu terk ederek yerini cemaatlere bırakmıştır. Bugün çağdaş, laik ve demokratik, Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı,  tarikatların ve cemaatlerin yuvası olmuştur.

Ülkemiz baştan aşağı gerici bir anlayışın hakimiyetine girmesiyle eğitim sistemi bozulmaya başlamıştır. Eğitimden sağlığa, bürokrasiden gündelik yaşama dinsel politikalar ağırlık kazanmıştır. Dini kurumların ve sözde sivil toplum örgütlerinin ülke yönetiminde ki ağırlığı artmış, hukuk devleti ilkesi bu kurumların etkisiyle yok olmaya başlamıştır.

AKP’nin eğitim alanındaki uygulamaları, Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimimizin temel niteliklerini değiştirmeye yöneliktir. Hazırlanan programlar ve kitaplar bilimsellikten uzak, çağdaş ve laiklik ölçütlerden yoksundur. Bugün siyasal iktidarın ülkeye yaptığı en büyük kötülük eğitim sistemini geriye götürmesidir.   

Cumhuriyetin köyden başlattığı aydınlanma, kalkınma ve eğitim projesi tarihteki yerini korumaktadır.  

Bugün ülkemiz tarım ve hayvancılık alanında geri giderek üretimden kopmuş ve tüketici haline getirilmiştir.  Cumhuriyet, çağdaş uygarlık yolundan geriye düşmüştür. Gençlerin eleştirel düşünebilme ve fedakar yapısı yok edilip mutsuz bir toplum yaratılmıştır. Bilimsel, laik, demokratik sistemden uzaklaşılıp biat eden bir ülke yaratılmıştır.  Siyasal iktidar, bu toplumsal yapıyı ve ülkeyi muhafaza etmek için var gücüyle çalışmaktadır.

Köy enstitülerindeki eğitim, öğretim ve köy okullarının yaptırılmasında uygulanan devrimci yöntemler  geçmişte olduğu gibi bugünde gericileri rahatsız etmiştir.  

Cumhuriyet ve aydınlar; önce Köy Enstitülerini kaybetmekle, sonrada Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri kaybetmekle, karşı devrimci bir anlayışa esir olmuştur.

Cumhuriyet ve Köy Enstitülerinin birikimlerini taşıyan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; 79. Kuruluş Yıldönümünde Köy Enstitüleri’nin ilerici, demokrat ve aydınlanmacı geleneğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.  

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU