ACİL DEMOKRASİ DERHAL ADALET MİTİNGİNE DAVET

ACİL DEMOKRASİ DERHAL ADALET MİTİNGİNE DAVET

DEMOKRASİ VE ADALET İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE

2002 yılından bugüne ülkemizi yöneten AKP iktidarı döneminde; yoksulluğun, yolsuzluğun, işsizliğin, eşitsizliğin ve adaletsizliğin en üst düzeye çıktığı; yoksulların daha yoksul zenginlerin daha zengin hale getirildiği, siyasi iktidarın eş, dost, akraba ve yakın çevrelerinden kendi zenginlerini ve kendi mutlu azınlığını yarattığı,

Ekonomik bağımsızlığın ve ulusal sanayimizin güvencesi olan önemli kuruluşlarımızın özelleştirme adı altında peşkeş çekildiği, bu kuruluşlarda çalışan insanlarımızın sokağa atılarak işsizler ordusuna katıldığı veya sendikasız ve iş güvencesiz düşük ücretle çalışmaya zorlandığı,

 Uygulanan ekonomik politikaların da etkisiyle şiddet, cinnet, cinayet ve intihar olaylarının toplumsal ve sosyal barışımız için ciddi biçimde tehdit oluşturmaya başladığı ve cinayet haberlerinin olağan hale geldiği,

Ancak baskı rejimlerinde örneği görülebilecek şekilde ülkemizin aydınlarının, bilim adamlarının, milletvekillerinin, gazetecilerinin, komutanlarının, hukukçularının, öğrencilerinin vb. evlerinden alınarak ceza evine konulduğu ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen birçoğunun suçlarının ne olduğunu dahi bilmeden cezaevinde kaldıkları,

Demokratik bir ülkede örneğine rastlanmayacak şekilde basının, üniversitelerin, aydınların, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların vb. susturulduğu, teslim alındığı veya dizayn edildiği, devletin kurumlarının, siyasi iktidarın kurumları haline getirildiği,

5.637.000’ i SSK, 1.842.000’ i EMEKLİ SANDIĞI ve 2.227.000’ i BAĞKURDAN olmak üzere toplam 9.700.000 emekli yurttaşımızın büyük bir bölümünün açlık sınırının altında veya düzeyinde yaşamak zorunda kaldığı,

3.925.000 gencimizin sabahın sekizinden gecenin yarılarına kadar 739.80 tl asgari ücretle çalışmak zorunda kaldığı,

Ülkesine ve ailesine hizmet etmek amacı ile eğitimini tamamlayarak öğretmen olma hakkını elde etmiş yaklaşık 300 bin gencimizin ataması yapılmadığı için mesleğini yapamadığı ve işsiz olduğu, 4+4+4 gerici, dayatmacı, rantçı eğitim sisteminin daha ilk yılında 136.000 çocuğumuzu örgün eğitimin dışına ittiği,

Emeğimize, geleceğimize, ulusal bağımsızlığımıza ve bütünlüğümüze, laik demokratik cumhuriyetimize ve sosyal hukuk devletine yönelik saldırıların kaygı verici boyuta ulaştığı ve toplumun büyük bir bölümünü oluşturan kamu emekçilerinin, emeklinin, esnafın, üreticinin, işçinin, işsizin mutsuz kaygılı karamsar ve daha da önemlisi umutsuz olduğu bir süreçten geçmeliyiz.

Yaşadığımız bu sıkıntılı ve zor süreçte ortak sorunları yaşayan, ortak kaygıları taşıyan, ortak duyguları ve umutları paylaşan bütün yapıların yan yana birlikte mücadele etmesi ve üzerine düşen görevi yerine getirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ile başlayan 10 Kasım Atatürk’ ü Anma Törenleri, ODTÜ öğrencilerinin eylemi, sanatçılar ve aydınlar girişiminin eylemi ile devam eden toplumsal uyanış ve duyarlılık bundan sonrada arttırılarak sürdürülmelidir.

Bu amaçla; kuruluş felsefesi ve öncelikli hedefi; çağdaş, laik, demokratik, tam bağımsız özgür bir Türkiye’ de insanca ve kardeşçe onurlu bir yaşam olan Birleşik Kamu – iş Konfederasyonu olarak, örgütsel görevimizin ve sorumluluğumuzun yanında yurttaş olma duyarlılığımızla eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış ve adalet için 26 Ocak Cumartesi günü yapılacak olan “BU ÜLKE SAHİPSİZ DEĞİL”" ACİL DEMOKRASİ DERHAL ADALET mitingine katılacağız ve katkıda bulunacağız.

 

Saygılarımızla.

Hasan KÜTÜK

Birleşik Kamu İş Örgütlenme Sekreteri