8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ İÇİN MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM !

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ İÇİN MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM !


8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü,  Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde kadın-erkek eşitsizliklerine karşı mücadele verenlerin günüdür. Bugün, aynı zamanda kadın ve erkeklerin yaşamın her alanında eşit fırsatlara, eşit hak ve yükümlülükler için var olmanın ve özgürleşmesinin tarihidir.

Kadın mücadelesinin üzerinden 163 yıl geçsede her 8 Mart tarihi kadınların, erkek iktidarı karşısında içinde bulundukları kahredici durum ve koşulları sergileme olanağını bulmaktadır.

Kadınlar; sadece 8 Mart’ta değil, tüm yıl tüm baskılara, şiddete, istismara, tacize, tecavüze, yaftalamalara ve önyargılara karşı direnmektedir.

Ülkemizde, kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi, kadının özgürleşmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadır. 

Güvencesizleştirme, kayıt dışı çalıştırma uygulamaları, en fazla kadın emekçileri etkilemektedir. Kadınlar sadece emek süreçlerinde, fabrikalarda, atölyelerde, dersliklerde, tarlalarda eşitsizliğe, sömürüye, şiddete maruz kalmamaktadır. Ayrımcılık ve şiddet her yerde. Her yıl ülkemizde ve dünyada binlerce kadın öldürülmekte, tecavüze uğramakta ve taciz edilmektedir. 

AKP iktidarı, erkek egemen bir toplum yaratarak kadını gerici politikalara, fiziki ve psikolojik şiddetin her türlüsüne mahkum etmektedir.  İktidar, taşıdığı gerici anlayış nedeniyle kadınlarımızı her alanda geri bırakmaktadır. Bugün ülkemizde kadının özgürleşmesi ve eşit haklara sahip olması sorunu, iktidar tarafından baskılanmaktadır. AKP iktidarı, kadını siyasal ve kamusal alanda yok sayarak kadını eve hapsetmek istemektedir.

Ülkemizin ve kadınların içinde bulunduğu koşullar, sadece kadınlarımızın haklarına değil, cumhuriyetimizin kazanımlarına yöneliktir.

Bugün kadın haklarına sahip çıkmanın yolu Cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmaktan geçmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti ve kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara dönemin koşullarına göre çağdaş ve ileri boyutta önemli haklar sağlamıştır. Kadınlarımızın yüzyıllardır özlemeni çektiği haklar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında (1926-1934) gerçekleştirilen Atatürk devrimleriyle sağlanmıştır.  Atatürk; çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmesi gerektiğinin farkındadır. Bu gerekçeyle kadınlara verilen haklar, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal alanda yaptığı en büyük devrimdir. Atatürk; kadınların siyasi, sosyal, kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olmasını istemiştir.

Kadınlar; çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Türkiye’deki kadınların,  erkek egemen anlayışa karşı mücadelesi sürecektir.

Kadına yönelik her türlü baskı, sömürü ve şiddetin son bulması için kadınların örgütlenmesi ve mücadelenin büyütülmesi gerekmektedir.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  dayanışmayı, mücadeleyi ve umudu büyüten tüm kadınlarımızın “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU