CUMHURİYET DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK DEMEKTİR

CUMHURİYET DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK DEMEKTİR

 

Bugün, demokratik, laik, üniter ve anayasal cumhuriyetin gurur, sevinç ve umudunu yaşıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 98. yılını kutluyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde emperyalizmin yenilgiye uğratılmasının sonucu olarak kurulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadroları Anadolu topraklarını işgale karşı korumak ve emperyalist devletlere karşı Tam Bağımsızlığını elde etmek için var gücüyle mücadele ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmışlardır.

Çağdaş, demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri 19 Mayıs 1919’da atılmış, 23 Nisan 1920’de ulusal egemenlik anlayışı kabul edilmiş, 29 Ekim 1923’te en büyük devrimimiz olan Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Kurtuluş Savaşı sürerken 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırarak resmen Osmanlı İmparatorluğu’na son verilmiştir.  Cumhuriyetin ilanı sonrası köhnemiş birçok yapı ortadan kaldırılmıştır.  Türkiye Cumhuriyeti’nde, bilim ve evrensel hukuk değerlerine aykırı anlayış tasfiye edilmiş, toplumsal yaşama; çağdaş, laik ve bilimsel temelde bir anlayış getirilmiştir.

Cumhuriyet; ümmetçilik yerine ulusçuluğu, kulluk yerine yurttaşlığı, gericilik yerine çağdaşlığı seçenlerin kurduğu bir rejimdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atılmasıyla cumhuriyet güçler ayrılığı ilkesini hayata geçirmiş ve demokratik parlamenter sisteme geçmiştir. Bu anlayışla cumhuriyet; demokrasi ve özgürlük olmuştur. Cumhuriyet, padişahın kulu olmaktan özgür yurttaşa geçiştir. Cumhuriyet yurttaşlara fırsat eşitliği sağlayarak kimsesizlerin kimsesi olmuştur.  Cumhuriyet laiklik demektir. Din ve vicdan özgürlüğü demektir.

Çağdaş bir devlet ve toplum olma yolunda yapılacak en önemli işlerde biri de laiklik ilkesi Anayasaya koyularak kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır. Atatürk ilke ve devrimler doğrultusunda hukuk, eğitim, sağlık, ekonomi, bilim ve kültürel yaşam yeniden oluşturulmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadroları Anadolu topraklarını işgale karşı korumak ve emperyalist devletlere karşı Tam Bağımsızlığını elde etmek için var gücüyle mücadele edenlerin eseridir. Ancak nice zorluklar ve mücadeleyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti bugün tehdit altındadır.

AKP iktidarı bugün parlamenter sistemi yok ederek Cumhuriyetin kazanımlarını kaldırmak için var gücüyle çabalamaktadır. Cumhuriyete ve cumhuriyetin kazanımlarına olan rahatsızlığını ne yazık ki her fırsatta göstermektedir.

Bu anlayışa karşı siyasal, sosyal ve ekonomik olarak Cumhuriyet’in devrimci ve aydınlanmacı ruhuyla mücadele edilecektir. 

Cumhuriyet, düşünce özgürlüğüdür, aklın özgürlüğüdür.

Cumhuriyet, cehaleti yenmektir.

Cumhuriyet, fakirliği yenmektir.

Cumhuriyet, fabrika ve üretimdir.

Cumhuriyet, akıldır, bilimdir, akıl ve bilim eşliğinde çağdaşlaşmaktır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve şükranla anıyor,  Cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini koruyan, sahip çıkan tüm ulusumuzun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz. 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU