SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ VE YÜZDELİK ZAMLARI PROTESTO ETTİK

SATIŞ SÖZLEŞMESİNİ VE YÜZDELİK ZAMLARI PROTESTO ETTİK

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş ve bağlı sendikalarımızla memur ve memur emeklerinin maaşları için belirlenen zam oranına Ankara’da düzenlediğimiz kitlesel basın açıklamasıyla tepki gösterdik.

Konfederasyonumuz ve üyelerimiz, Ulus Atatürk Anıtı önünde memur ve memur emeklilerini ilgilendiren 6. Dönem Toplu Sözleşme’sini protesto etti. Üyelerimiz “AKP’nin sefalet zammını, Memur Sen ve Kamu Sen’in satış sözleşmesini reddediyoruz” pankartı açtı, “AKP güdümlü sendikaya hayır” sloganları attı. Birleşik Kamu-İş üyeleri, simit tartışmalarına tepki olarak; açıklama öncesinde simit yedi ve çeşme suyu içti.

Eyleme Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, Genel Sekreteri Mücahit Dede, Genel Mali Sekreteri Ali Taştan, Genel Örgütlenme Sekreteri Hasan Kütük, Genel Eğitim Basın-Yayın Sekreteri Levent Akça, Genel Özlük Hukuk ve TİS Sekreteri Mehmet Yeşildağ, Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Tamer Yiğit Güler, Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, Ulaşım-İş Genel Başkanı Cihad Koray, bağlı sendikaların MYK üyeleri, bağlı sendikalar, bağlı sendikaların şube başkanları, myk üyeleri  ve üyeler katıldı.  

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Mehmet Balık, “Yapılan sözleşmelerin ağırlıklı olarak yüzdelik zam pazarlığına indirgenmesi, toplu sözleşme hakkının önemi ve kapsamının yeterince kavranmadığını göstermektedir” dedi.

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Balık, şu açıklamayı yaptı:

Kamu emekçilerine ve emeklilerine 2021 yılı 6. Dönem Sözde Toplu Sözleşme görüşmelerinde  2022’de % 5+7, 2023’de ise % 8+6 ve enflasyon farkı teklif edilmesini şiddetle reddediyoruz.

Kamu emekçilerinin sorunlarının yüzdelik zamlarla çözülmesi mümkün değildir. Kamu çalışanları refah artışından pay alamadığı gibi enflasyona karşı ezdirilmişlerdir.

Yaşam şartlarının ağırlaştığı, işsizlik ve pahalılık koşullarının mutfakları kavurduğu ülkemizde, doğal gaza, elektriğe, benzine, gıda maddelerine, ulaşıma vs. fahiş oranlarda zam yapılırken, Türk Lirası Dolar ve Euro karşısında erirken, yurttaşların alım gücü günden güne azalırken AKP hükümeti,  kamu emekçilerine reva gördüğü bu zam oranlarıyla alay etmiştir.

Kamu emekçilerinin 3600 ek gösterge talebine, vergi adaletsizliğine, zam talebine, kamu emekçilerinin ekonomik, mesleki, örgütsel ve sosyal haklarına kulak tıkayan bir anlayış kazanımdan çok kayba yol açmıştır.

Kamu emekçilerinin ekonomik, özlük, sosyal ve demokratik hakları ile ilgili ciddi sorunlar ve sıkıntılar yaşanmasına rağmen, yapılan görüşmelerin ağırlıklı olarak yüzdelik zam pazarlığına indirgenmesi, toplu sözleşme hakkının önemi ve kapsamının yeterince kavranmadığını göstermektedir.

Kamu emekçileri açısından trajik olan bir diğer nokta, sadece sendikalı olanlara ödenen toplu sözleşme ikramiyesinin 135 liradan 400 liraya çıkarılması ve  % 1 sendika barajı getirilmesidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, üye sayısı az ve sözleşmeye muhalif sendikalar için "Merdiven altı sendikalar" ifadelerini kullanmasını kınıyoruz.  Ayrıca Bakan Bilgin’in, “iş kollarında yüzde 1 örgütlenme barajını” koyduklarını açıklamıştır. Bu ifadeleri patron ve sermaye ağzının pervasız şekilde kullanılması olarak değerlendiriyoruz.

Bakan Bilgin’e Anayasayı ve Uluslararası yasaları hatırlatıyoruz. Kişisel düşünlerini bir kenara bırakmasını tavsiye ediyoruz. 

Türkiye’de memur sendikaları “4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları ve toplu sözleşme’’ yasasına göre kurulmaktadır. Yasaya göre kurulan hiçbir sendikaya merdiven altı veya gayri meşru sendikal anlayış olarak göstermek mevcut yasaya aykırıdır.

Bakan burada sendikalar arasında ayrım yapmakta, kamuda Memur-Sen ve Kamu- Sen sendikaları dışında hiçbir sendikayı dikkate almayacağını açıklamaktadır.

Toplu sözleşmede ikramiyesinden yüzde 1 örgütlenme şartı nedeniyle yüzlerce sendika üyesi bu haktan yararlanamayacak hatta bu sendikaların üyeleri diğer sendikalara geçecektir.

Bu durumda sendika üyesi olması yasaklanan memurlar( asker,polis vb) ile yüzde 1 barajı nedeniyle bu ikramiyeden yararlanamayacak memur ayısı 2 milyona yaklaşmaktadır.

Ayrıca yüzde 1’lik baraj olayı mevcut “4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları ve toplu sözleşme’’ yasasının 28. Maddesine aykırıdır.

28. Madde toplu sözleşme ikramiyesi için sendika üyesi şartını aramakta lakin yüzde 1 baraj şartı aranmamaktadır.

Toplu sözleşmeye konulan bu hüküm Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu İLO sözleşmelerine aykırıdır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, toplu sözleşmeyle ilgili taleplerimize kulak tıkayanlara sesleniyoruz:

·         Kamu çalışanlarının en azından 2002 yılında milli gelirden aldığı pay kadar bir pay alabilmesini sağlayacak bir ücret zammı yapılmasını talep ediyoruz.

·         Önceki yıllarda yaşanan kayıpların karşılanabilmesi için kamu çalışanlarının ücretlerine öncelikle yüzde 30 oranında bir zam yapılmalıdır. Bu zamdan sonra 2022 yılının ilk yarısı için yüzde 15, ikinci yarısı içi yüzde 15, 2023 yılının ilk yarısı için yüzde 15 ve ikinci yarısı için de yüzde 15 oranında zam yapılmalıdır.

·         Üniversite mezunu tüm memurların ek göstergeleri 3.600’e çıkarılmalı, 6’ncı dereceye inen tüm kamu çalışanlarına ek gösterge verilmelidir.

·         Kamu çalışanlarına yılda bir defa yıllık izne ayrılırken bir maaş tutarında ikramiye ödenmelidir.

·         Gelir vergisi tarifesinden kaynaklanan vergi yükü artışı önlenmelidir. Tüm ücretlerin asgari ücret kadar olan kısmı vergiden istisna edilmelidir.

·         Aynı kadro ve unvanlarda çalışanlar arasındaki maaş farklılıkları giderilmeli ve eşit işi eşit ücret ödenmelidir.

·         Yıllardır artırılmayan doğum yardımı ödenekleri günün koşullarına göre yeniden belirlenmelidir.

·         Anayasa’nın çalışma yaşamı ve çalışanların haklarına ilişkin hükümleri, uluslararası sözleşmelere uygun olarak düzenlenmelidir. Grev hakkı anayasal güvenceye alınmalıdır.

·         Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamuda istisnai olması gereken sözleşmeli personel istihdamının genişletilmesine son verilmelidir.