TÜİK VERİLERİ İZAHA MUHTAÇ VE GERÇEKLİKTEN UZAKTIR !

TÜİK VERİLERİ İZAHA MUHTAÇ VE GERÇEKLİKTEN UZAKTIR !


TÜİK 24 Haziran seçimlerinin ardından 15 Temmuz 2018’de Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Berat Albayrak’a bağlandı. Özellikle 2018 sonunda yaşanan enflasyon atağının ardından Damat Bakan, enflasyon hesabını yapan birimin başına Enerji Bakanlığı döneminde çalışma ekibinde olan Yinal Yağanı getirdi.

Ve ne hikmetse ki bu süreçten sonra çarşı pazarda tüm ürünlere zam gelirken enflasyon oranları düşmeye, çalışabilecek nüfus oranı artarken de işsizlik düşmeye başladı. TÜİK uzunca bir süredir ekonomik krizin etkilerini ört pas etmek için gerçek verileri manipüle ederken, ekonomik krizin olmadığını neredeyse 82 milyona zorla kabul ettirilmeye çalışılmaktadır

Her şey zamlanırken enflasyon nasıl düşüyor?

 

01-2020

12.15

1.35

12-2019

11.84

0.74

11-2019

10.56

0.38

10-2019

8.55

2

09-2019

9.26

0.99

08-2019

15.01

0.86

07-2019

16.65

1.36

06-2019

15.72

0.03

05-2019

18.71

0.95

04-2019

19.50

1.69

03-2019

19.71

1.03

02-2019

19.67

0.16

01-2019

20.35

1.06

12-2018

20.30

-0.40

11-2018

21.62

-1.44

10-2018

25.24

2.67

09-2018

24.52

6.30

08-2018

17.90

2.30

07-2018

15.85

0.55

06-2018

15.39

2.61

 

24 Haziran 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı ayda enflasyon oranı yüzde 15.39 iken, çok geçmeden özellikle yaşanan döviz kuru krizine bağlı olarak Türkiye olağanüstü bir kriz dönemine girdi.

Türkiye’de enflasyon oranları birkaç ay içerisinde %21.62’ye yükseldi ve Türkiye o dönem Arjantin ile birlikte dünyada enflasyonun sürekli olarak arttığı ikinci ülke konumuna yükseldi. Türkiye’de enflasyon oranları uzunca bir süre %15-%19 bandında seyrederken, Damat Bakan’ın ekonomide hızla dengeleme sürecine girdik açıklamasının ardından Enflasyon oranı Ekim 2019 bir ay önceki aya göre %6 puanlık bir azalma ile %9.26’ya indi.

Bu süreçten günümüze ülke kamuoyu sürekli olarak yaşanan yüksek zamları ve artan hayat pahalılığını tartıştı. Bu iki yıla yaklaşan süreç içerisinde Gıda harcamaları oranı yüzde 54, Elektriğe yüzde 71 Doğalgaza ise yüzde 58 oranında zamlandı.

Bu süreçte Albayrak ve iktidar yetkilileri çarşı pazardaki fiyatları kontrol etmek için önce bekçileri ve polisleri devreye sokarken ilave olarak tanzim satış çadırlarını kurdu.

Enflasyon oranlarını bu şekilde düşük gösteremeyeceğini anlayan iktidar bu seferde TÜİK verileri üzerinde manipülasyona başvurdu.

TÜİK enflasyon oranlarını normalinden daha az olduğunu göstermek için şimdide enflasyon sepetinde ürünlerin ortalama ağırlıklarının hesaplamasını düşük gösterdi. Gıda, kira, doğalgaz, elektrik, su, akaryakıt, köprü/otoyol geçişleri, giyim ve mobilyanın ağırlığı düşürüldü. TÜİK’in2020 tüfe sepetinde gıdanın payı yüzde 22.77 oldu. 2019 yılında gıdanın payı yüzde 23.29'du.

İş gücündeki nüfus artıyor ama kimse çalışmak istemiyor

TÜİK son yayınladığı verilere göre Türkiye ve genelinde işsizlik geçen yıl Kasım ayına göre 327 bin kişi arttı ve işsiz sayısı 4 milyon 308 bin kişi oldu. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise 7 milyon 700 bin kişi. Yani gerçek işsizlik oranı TÜİK’in belirlediğinin aksine yüzde 13,4 değil %22 civarındadır. Lakin açıklanan verilerde bazı göstergeler tartışmaları da beraberinde getirdi.

Ayrıca Mayıs ayı işsizlik verilerinde ayrı bir paradoks yaşanmış, İŞKUR’a bağlı işsizlik verileri TÜİK ’e bağlı işsizlik verilerini tam 261 bin kişi ile geride bırakmıştı.  TÜİK tarafından açıklanan Mayıs 2019 dar tanımlı mevsim etkisinden arındırılmamış işsiz sayısı 4 milyon 157 bin iken, İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı Haziran 2019’da 4 milyon 418 bin olarak açıklanmıştı.

Kasım ayında son bir yıldaki 15 ve daha yukarı yaştaki nüfustaki artış 944 bin. İşgücündeki artış ise 182 bin kişi. TÜİK ’e göre çalışabilir nüfus artmış ama çalışmak isteyenler dokuzda biri kadar artmış. Bu oranların mantıkla izah edilebilecek bir yanı yoktur. Açlık sınırı asgari ücreti geride bırakırken, insanlar işsizim diyerek canlarına kıyarken, vatandaş TÜİK ’e göre çok zenginleşti ve iş aramaktan vazgeçti. TÜİK iktidarın basın bürosu gibi çalışmaktan vazgeçmeli, İstatistik kurumu olduğunu hatırlayıp inandırma kurumu olmayı bir kenara bırakmalıdır.

TÜİK gerçekleri halktan saklanıyor

TÜİK’ in yayımladığı veriler ciddi şüphe barındırmaktadır. Özellikle TÜİK’in hem enflasyon verileri hem de işsizlik verileri ciddi manada tezatlıklar içermektedir. TÜİK’in bu verileri nasıl hesapladığını kamuoyuna açıklamalıdır. TÜİK Gıda enflasyonu artarken kendi sepetinde ki ürünleri düşürmekte, çalışabilen nüfus oranı artarken kimsenin çalışmak istemediğini lanse ettirmektedir.

TÜİK ’in veriler ile bu şekilde oynaması açıkça suç unsuru teşkil etmektedir. TÜİK mevcut yapısı itibariyle bağımsız yapısını kaybetmiştir. TÜİK istatistik kurum olmaktan ziyade iktidarın istediğini yansıtan bir kurum haline gelmiştir. TÜİK kendisini sadece iktidara sorumlu bir kurum olarak görmekten vazgeçmeli, 82 milyon yurttaşa karşı sorumluluğu olduğunu hatırlamalıdır.  Ve gerçekleri halktan saklamaya çalışmaktan bir an evvel vazgeçmelidir. 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

MERKEZ YÖNETİM KURULU