BÜRO-İŞ: SÜRGÜNLERE DUR DİYORUZ!

BÜRO-İŞ: SÜRGÜNLERE DUR DİYORUZ!

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş'e bağlı Büro-İş sendikası, Adalet Bakanlığı tarafından yargı emekçilerinin sürgün edilmesini proteste etti.

Adalet Bakanlığı önünde gerçekleşen eyleme Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük, MYK üyeleri Barış Düdü, Engin Çoğal, Semra Pektopal, Disiplin Kurulu Başkanı Ahmet Güngür, Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Veli Demir, MYK üyeleri Mehmet Altıntop, Nazım Kırcı, Gülfer Murat,  Ulaşım-İş Genel Başkanı Adem Çalışkan, Kültür Sanat-İş Genel Başkanı Şahin Çulcuoğlu,  Tüm Yerel-Sen MYK üyesi Ahmet Kılınçoğlu ve şube yöneticilerimiz ile üyelerimiz katıldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalar Adalet Bakanlığı'nda yaşanan sürgün ve kıyımları kınamak için bir araya gelerek yaşananlar için basın açıklaması yaptı.  Açıklamada, "Sürgünlere Dur Diyoruz!" pankartı açılırken, sık sık "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Yargıda Adalet İstiyoruz" sloganı atıldı.

"TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ DEĞİLDİR"

Grup adına basın açıklamasını yapan Büro-İş Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu, "2015 Türkiye'sinde ne yazık ki Türkiye bir hukuk devleti değildir. Siyasi iktidarın hukuk tanımaz yaklaşımı; uluslararası sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmış demokratik hak özgürlükler açıkça ortadan kaldırılmaya yönelik yeni adımlarla devam etmektedir" dedi.

"YARGI KİRLİ HESAPLAŞMALARIN ARACI HALİNE GETİRİLDİ"

Adelet ve yargı sisteminin aşındırıldığını dikkat çeken Şahindokuyucu, " Adalet 10 yılı aşkın sürede tamamen aşındırılmış ve yozlaştırılmış; siyasetin, makam ve koltuk sevdasının, şahsi istikbal heveslerinin, gündelik çıkar arayışlarının adeta bir enstrümanı haline getirilmiş ve kirli siyasi hesaplaşmaların bir siyasi aracı haline getirilmiştir" şeklinde konuştu.

Şahindokuyucu, yargıya müdahalenin sıradanlaştığını ve yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığının altını çizerek, "Yargı siyasetin bir aracı konumuna indirgenmeye çalışıldı. Adalet Bakanlığı'nda görev yapan yargı emekçileri de adaletsizlik ve hukuksuzluk ikliminin bir sonucu olarak kıyım ve sürgünlerden nasiplerini almış, şu an için sayıları 100'ün üstünde çalışanın hiçbir hukuki, meşru ve haklı gerekçe gösterilmeksizin görev yerleri değiştirilmiştir" eleştirisinde bulundu.

"HÜKÜMET YARGIYI DİKENSİZ GÜL BAHÇESİNE GETİRMEK İSTİYOR"

AKP iktidarı döneminden kamu emekçilerinin tamamının özelinde ise yargı emekçilerinin hedef tahtasına oturtulduğuna işaret eden Şahindokuyucu, "Yargı emekçilerinin ekonomik, sosyal ve fiziki imkansızlarını ortadan kaldırmak bir yana; bu sorunların bir nebze olsun üstesinden gelmek adına bir tek olumlu adım atmayan siyasiler; iş kendi birimlerini, kurumlarını, bakanlıklarını adeta bir dikensiz gün bahçesi haline getirmeye çalışıyor.  Hükümet kendi siyasi ya da dünya görüşlerine yakın personel eliyle kadrolaşmaya geldiğinde insanları etnik kökenlerine,  dini görüşlerine, siyasi tercihlerine göre sınıflara ayırmakta, fişlemekte ve adeta sürgün edercesine görev yerlerini değiştirmekte son derece maharetlidirler" ifadelerini kullandı.

Şahindokuyucu, yargı emekçilerinin etnik ya da dini kökenlerinin sürgünlerde kullanılmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

" Bütün emekçi arkadaşlarımızın görevlerine iade edilmelerini umut ediyor ve bekliyoruz. Yargı emekçileri olarak adaletsizlik ve hukuksuzluğun daha fazla derinleşmemesi adına adında Adalet bulunan bakanlıktan emeğe ve emekçiye saygı, sorunlarına çözüm bekliyoruz."